Ana içeriğe geç
Sözlük

düzey ile cümle

düzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
ALGOL, yüksek düzey bir programlama dilidir.Scala é uma linguagem de programação relativamente nova.
Lüksemburg'un komünleri, ülkedeki en alt düzey yerleşim birimleridir.Em Luxemburgo, comunas são as divisões mais baixas.
Diyarbakır el sanatları, I. Dünya Savaşı'na kadar çok ileri bir düzeydeydi.As armas anti-submarinas mantinham-se, quase semelhantes às da Primeira Guerra Mundial.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.Linha do tempo das relações entre Cuba e Estados Unidos.
Günümüzde teraflop düzeyindeki bilgisayarlar yüksek başarımlı hesaplama bilgisayarı olarak varsayılır.Atualmente, é a solução de maior impacto na comunidade da computação de alto desempenho.
Yaşam düzeyi yükseldi.De levensstandaard steeg.
Buna rağmen son yıllarda Dinamo ile polis teşkilatının ilişkisi yok denecek kadar az düzeye indi.De laatste jaren zijn de connecties tussen Dinamo en de politie veel minder geworden.
Rotaract kulüp faaliyetleri genellikle kulüp düzeyinde gerçekleşir.De meeste Rotaractactiviteiten gebeuren op clubniveau.
Monster Energy NASCAR Cup Series, NASCAR'ın en üst düzey yarış serisidir.De Monster Energy Cup is de belangrijkste klasse in de NASCAR.
Lega Pro Prima Divisione İtalya'nın 3. düzey futbol ligidir.Lega Pro Prima Divisione was de derde voetbaldivisie in Italië.
Ancak her üç deformasyon da minimum düzeydedir.Alleen variatie drie staat in a mineur.
İlk il düzeyi şehirler 5 Kasım 1983 tarihinde oluşturuldu.De eerste stadsprefecturen werden gecreëerd op 5 november 1983.
Göring ve diğer üst düzey subaylar Almanya'nın henüz savaşa hazır olmadığına dair endişeleri vardı.Göring en een aantal anderen voorzagen echter dat Duitsland niet klaar was voor een oorlog.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Deze aanspraak wordt internationaal niet erkend.
Ulusal düzeyde gerçekleştirilmektedir.Hij verzamelt op nationaal niveau.
Bunlara ilişkin tahmin (eikasia) düzeyinde veri elde edilebilir ve sanı (doxa)'ya ulaştırır.Dit kan gezien worden als het pad naar volwassen (en vruchtbaar) worden.
2015 itibarıyla güncel sera gazı yoğunluğu yaklaşık 400 CO2 eşdeğeri ppm düzeyindedir.Sedert 2015 is de symbolische grens van 400 ppm CO2 overschreden.
Zunyi şehri iki semt, iki ilçe düzeyi şehir ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.De achtste, negende en tiende wervel hebben twee pleurocoelen op iedere zijkant.
Ulusal ve uluslararası düzeyde ülkesini tanıtımını gerçekleştiren ilk Polonyalı kadındır.Zij was de eerste vrouwelijke Poolse componist die nationale en internationale faam verwierf.
Bu ajanslar federal düzeyde finanse edilmektedir.De stichting is actief op federaal niveau.
İstanbul büyüklüğünden dolayı aynı anda NUTS 1, NUTS 2 ve NUTS 3 düzeyi sayıldı.Men onderscheidt drie niveaus van onderverdeling: de NUTS 1-, NUTS 2- en de NUTS 3-regio's.
Primera División (Arjantin Birinci Ligi) Arjantin futbolunun ulusal liglerinin en üst düzeyindir.De Primera División ('Eerste Divisie') is de hoogste voetbalcompetitie van Argentijns voetbal.
Cibuti kentinin konumu, diğer beş bölgenin bulunduğu konumla aynı düzeydedir.De thị xã staat op hetzelfde niveau als de vijf districten.
Artık kızı ondan çok daha ileri bir düzeye gelmektedir ve Sam ona pek fazla yardım edememektedir.Zij bedekt haar naaktheid nauwelijks en kan weinig meer doen dan haar handen afwerend uitstrekken.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.Een grootschalige verandering van hoofdofficieren volgde.
Ancak 1983'ten 1990'lara kadar illerin çoğu il düzeyi şehirlerle değiştirilmiştir.Tot 2012 zullen de meeste lijnen tussen grote steden gemoderniseerd worden.
Amcası Gianni Letta, Silvio Berlusconi'nin üst düzey yardımcılarından biriydi.Zijn oom Gianni Letta is staatssecretaris geweest in alle kabinetten-Berlusconi.
Bu teknik daha ileri düzeydir.In technisch opzicht is deze van een veel hoger peil.
Bu yörüngelere enerji düzeyleri veya kabukları denir.Als zodanig wordt gesproken over energieniveaus of orbitalen.
Yiyecek, giyecek ve cephane yeterli düzeye getirildi.In het dorp bevonden zich voedsel, kledij en munitie.
Bakterilerin içindeki cAMP düzeyi ortamına bağlıdır.In bacteriën is het cAMP-niveau afhankelijk van het groeimedium.
Bu sıralama, sonuçları alaka düzeyi veya tarihle sıralar.In deeltijd, naast hun werk, of in voltijd.
Böylece iki parti eşit düzeyde temsil hakkına sahip olmuştur.Beide broers hadden nu dezelfde rang.
Her geçişin başlama veya sonlanma düzeyleri ortaktır.Deze beginnen/eindigen ook allemaal bij het station.
1985 yılında il düzeyi şehir statüsü almıştır.In 1985 verkreeg het de stadsstatus.
.cs Çekoslovakya'nın uzun yıllar kullandığı İnternet Ülke kodu üst-düzey alan adıdır..cs was voor enkele jaren het internetlandcodetopleveldomein van Tsjecho-Slowakije.
1. liga, Çek Cumhuriyeti'ndeki en üst düzeyindeki futbol ligidir.De 1. česká fotbalová liga is de hoogste voetbaldivisie in Tsjechië.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Hij is gespecialiseerd in de vroege evolutie van primaten en walvisachtigen.
Dokuma tüm Kolomb öncesi büyük uygarlıklarda olduğu gibi, bir hayli ileri bir sanatsal düzeye ulaşmıştı.Zoals bij de vorige uitbreidingspakketten, heeft elke nieuwe beschaving een eigen wonder.
Girabola, Angola'nın en üst düzey futbol ligi.Ze spelen in de Girabola, de hoogste voetbaldivisie van Angola.
Yüksek düzeyde VLDL, aterosklerozun hızlanmasına yol açabilir.De hoge messnelheid kan objecten met hoge snelheid wegslingeren.
Amerika Birleşik Devletleri'nin federal düzeyde resmî dili yoktur.Taal De Verenigde Staten kennen geen officiële landstaal.
Yargı organı görevini hem ulusal hem yerel düzeyde yürütüyor.Leden vervulden bestuursfuncties op lokaal en nationaal niveau.
Geçişlerdeki enerji düzeyleri çok büyük mesafeli sıklıklarda emisyona neden olur.De doorgelaten energie neemt per frequentie exponentieel af met de afstand.
Hangi bebeğin tedavi edilmeyi gerektirecek düzeyde hasta olduğuna karar vermek çok önemlidir.Voor elke individuele patiënt moet bepaald worden welke behandeling het meest gepast is.
Ayrıca posta ve haber alma işleri de çok ileri düzeyde idi.Het (politieke) nieuws was Zwaangezind.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Hoogervorst verdedigde zijn wetsvoorstellen echter met succes in het parlement.
Hedefim üst düzeyde oynamaktı.Daardoor zou hij op het hoogste niveau komen te spelen.
Bunun yanında, doğal seçilim aynı anda birden çok düzeyde de hareket edebilir.Dus ja, dan wordt de keuze op een gegeven moment wel heel gemakkelijk.
1985 yılında ilk kez kadınlar için üst düzey lig düzenlenmiştir.In 1985 stonden ook voor het eerst disciplines voor vrouwen op het programma.
Bir süre üst düzey futboldan uzak kalan Enke, Hannover 96'ya dönüp tekrar dikkat çekti.Na de teleurstellende prestaties in het buitenland, ging Enke bij Hannover 96 weer goed presteren.
1964'ten başlayarak bu iki devlet arasında üst düzey görüşmeler yapıldı.Begin 1942 kwam er een contact tussen deze verschillende groepen tot stand.
Günzburger Mesleki Eğitim Okulunda lise düzeyinde eğitim gördü.Hij had de middelbare school voor beroepsonderwijs in Günzburger gevolgd.
Daha sonra bu konsolosluk, büyükelçilik düzeyine yükselmiştir.Daarna hielden de investeringen op, tegen advies van de ambassade in.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.De Veiligheidsraad was diep bezorgd om de situatie tussen Cuba en de VS.
Müslüman Nijeryalıların kültür düzeyleri oldukça yüksektir.Voor Bulgaarse zigeunermuziek kunnen deze regels in mindere mate van toepassing zijn.
Bazı ilçe düzeyi şehirlere daha fazla özerklik verilmiştir.Een iets grotere autonomie van de gemeenten.
Série A (Brezilya), Brezilya'nın en üst düzey, birinci futbol ligidir.De Campeonato Brasileiro Série A is de hoogste voetbaldivisie in Brazilië.
Öte yandan 18. Ordu'nun 18 tümeninde onu, Kampfgruppe düzeyine (tabur) düşmüştü.Ondertussen bevond ook de rechtervleugel van het 18e leger zich in de problemen.
(İkinci derece düzey olduğunda zhou genellikle il olarak çevrilir.)(In werkelijkheid is g niet overal hetzelfde.)
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod