Ana içeriğe geç
Sözlük

düzey ile cümle

düzey kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Queste affermazioni non sono accettate a livello internazionale.
1987 yılında TSV Höchst'in bir üyesi oldu ve dernek düzeyinde orada oynadı.Nel 1987 divenne membro della Höchst TSV e lì giocava già a livello agonistico.
Paraschos Zardinidis büyüdü ve Yunan Hava Kuvvetlerinde üst düzey bir subay oldu.Paraschos Zardnidis divenne poi in età adulta un alto ufficiale dell'Aeronautica Militare greca.
Ulusal düzeyde gerçekleştirilmektedir.Si tratta di una procedura esecutiva a livello nazionale.
Louis'in annesi ile ilişkisi o devir için sıradışı bir düzeyde sıkıydı.Il rapporto di Luigi con sua madre era straordinariamente affettuoso per l'epoca.
Rotten Tomatoes'ta %50'lik beğeni düzeyine sahiptir.Su Rotten Tomatoes ha la percentuale di gradimento del 50%.
Primera División de Paraguay Paraguay'ın en üst düzey futbol liginin ismidir.Attualmente la prima divisione è denominata Division de Honor de Paraguay.
1985 yılında il düzeyi şehir statüsü almıştır.Nel 1985 riottene lo status di città.
Aşk, insanın en iyi niteliklerini açığa çıkarıp, en üst düzeye taşıyan güçtür.Sii consapevole che l'incoraggiamento e la lode agli altri porta fuori il meglio di loro.
Ayrıca 6 adet 37-mm tüfek ve üç adet su düzeyi torpil, tüplerinin üstünde bulunuyordu.Altre armi erano sei cannoni calibro 37 mm e tre tubi lanciasiluri sopra il livello dell'acqua.
Zanzibar Premier League, 1981 yılında kurulan Zanzibar'nın en üst düzey profesyonel futbol ligidir.La Zanzibar Premier League è la massima competizione calcistica di Zanzibar.
Lisans düzeyinde.In ordine di grado.
Ekim Devrimi'nin ardından Kızıl Ordu'da partide ve devlet yönetiminde üst düzey görevlerde bulundu.Dopo la Rivoluzione d'Ottobre ebbe vari incarichi nel partito e nell'amministrazione pubblica.
Devlet yönetiminde üst düzeydeki kişiler öldürüldü.I precedenti dipendenti del governo furono uccisi.
1997'den 2003'e kadar Hindistan Parlamentosu'nun üst düzey üyesiydi.Dal punto di vista politico è stato parlamentare indiano dal 1991 al 1996.
Aralarındaki yaş farkı sebebiyle uluslararası düzeyde gençlerde yarışamadılar.Smise di gareggiare a livello nazionale da giovane.
Sanming şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile dokuz ilçeye ayrılmaktadır.La prefettura di Sanming è a sua volta divisa in 2 distretti, 1 città e 9 contee.
İlçede sadece bir adet Ortaöğretim düzeyinde okul bulunmaktadır.L'ammissione alla scuola è solo a mezzo audizione.
Shandong il düzeyinde 17 idari merkeze ayrılmıştır.Il Sandhausen ha chiuso al 17º posto in graduatoria.
Osmanlı birliğini ancak parlamenter bir düzeyde siyasi haklar verilerek elde edilebilinirdi.Riceveva questi poteri solo attraverso un processo politico di elezione.
Girabola, Angola'nın en üst düzey futbol ligi.Il Girabola è la massima serie del calcio angolano.
Zhangzhou şehri iki semt, bir ilçe düzeyi şehir ile sekiz ilçeye ayrılmaktadır.La città-prefettura di Zhangzhou amministra 2 distretti, 1 città-contea e 8 contee.
Gölün suyu biraz tuzludur, ve su düzeyi her yıl yaklaşık 5 cm düşmektedir.Oggi il livello dello specchio d'acqua è di circa 21 m s.l.m. ed oscilla annualmente di circa 30 cm.
Bu durumda özyineli şekilde hiyerarşide üst düzey ad sunucularına sorgu yapılır.In conclusione vengono proposte le previsioni del tempo per l'Alto Adige.
Böylece aralarındaki romantik oluşum yok olma düzeyine gelir.Non resta, dunque, che perdonarci vicendevolmente le nostre follie.
Her düzeyin benzersiz bir atmosferi vardır.Ogni ambiente è caratterizzato da una diversa altezza.
Yaşam tarzında yapılan değişiklikler ve ilaçlar ürik asit düzeylerini düşürebilir.Sia le modifiche allo stile di vita e l'assunzione di farmaci possono diminuire i livelli di acido urico.
GT serisi, Gaming Serisi dizüstülerin en üst düzey donanımlarına sahiptir.N Series: Terminali con caratteristiche al top di gamma.
Yüksek düzeyde bir devlet görevlisinin oğlu olan Huri Paris'te hukuk öğrenimi gördü.Figlio di un possidente, studiò diritto a Parigi.
2000 yılında Yeni Zelanda Kraliyet Cemiyeti onu Rutherford Madalyası ile üst düzeyde onurlandırdı.Nel 1925 la presidenza della Royal Society passò dalle sue mani a quelle di Rutherford.
Daha sonra Gladio üst düzey yöneticiliğinden alınmış ve kendisinin yerine Jozef Beile gelmiştir.Venne successivamente nominato superiore dello skita, sostituendo fratello Iosif.
Corte suprema di cassazione, İtalyan yargı sisteminde bulunan en üst düzey mahkemedir.L'Ufficio centrale per il Referendum è costituito presso la Corte Suprema di Cassazione italiana.
Çizgiler sadeleşir, grafik düzeyi artar.Tendini di indice e vincula tendina.
Cibuti kentinin konumu, diğer beş bölgenin bulunduğu konumla aynı düzeydedir.La zona anteriore del tetto era invece uguale a quella delle altre Supercinque.
Her ne kadar eyaletlerdeki yardımcı valilere eşit düzeydelerse de Kraliçe'nin temsilcisi değillerdir.A differenza dei vicegovernatori però non è rappresentante della monarchia.
BMGK 6 Ağustos'ta aldığı 661 no'lu kararla uluslararası düzeyde Irak'la ticareti yasakladı.Il 6 agosto, la risoluzione 661 approvò delle sanzioni economiche contro l'Iraq.
Sektörün toplam yabancı sermaye içindeki payı ise % 0.01 gibi oldukça düşük bir düzeydedir.È leggermente diminuita, invece, la permanenza media dei turisti stranieri di 0,1 punti percentuali.
Kuzey Kore'nin idari bölümleri, üç hiyerarşik düzey halinde düzenlenmiştir.La Corea del Nord è suddivisa su tre livelli gerarchici.
Mahallenin üniversite eğitim düzeyi son 20 yılda büyük artış göstermiştir.A Napoli la quota di persone fornite di istruzione superiore è indubbiamente aumentata nell'ultimo ventennio.
Ancak o çağda bu düzeyde bir kitap çok önemli ve değerliydi.Un aereo di questo tipo era assai obsoleto, ma economico.
O yıl uluslararası alanda gençler düzeyinde yarışmıştır.È stato nel giro delle nazionali giovanili.
Eğitim düzeyi yüksek olan bir köydür.L'insegnamento è divenuto un'occupazione che gode di uno status più elevato.
Tüm yönetim işlevleri ya eyalet düzeyinde ya da belediye düzeyinde yürütülür.Le decisioni vengono infatti assunte a livello statale o a livello comunale.
Ülke genelinde suç oranları yüksek düzeyde seyretmektedir.La criminalità in Sud Africa è caratterizzata da alti livelli di violenza.
Monster Energy NASCAR Cup Series, NASCAR'ın en üst düzey yarış serisidir.La "Sprint Cup Series" è la maggiore categoria della NASCAR.
KDP'nin üst düzey üyelerinden biri hâline geldi.È stato uno dei membri fondatori della PDC.
Xuancheng şehri bir semt, bir ilçe düzeyi şehir ile beş ilçeye ayrılmaktadır.La prefettura di Xuancheng è a sua volta divisa in 1 distretto, 1 città e 5 contee.
Akut porfiria şüphesinde genellikle idrarda porfobilinojen (PBG) düzeyine bakılması ilk adımdır.In generale, la stima delle urine di porfobilinogeno (PBG) è il primo passo se si sospetta una porfiria acuta.
Atışlarda geriye tepme uygun düzeydedir.E’ bravo nel tiro dalla distanza.
Böylece tiyatro sanatının yurt düzeyinde yaygınlaşmasında da önemli bir adım atılmış oldu.Fu a teatro, però, che si svolse gran parte del suo percorso artistico.
Farklı düzeylere basamakları duvarlara döşenmiş merdivenlerle geçilir.Altri assedianti stanno scavalcando le mura con delle scale.
Adrian Lindley Trevor Cole, Avustralya Kraliyet Ordusunda üst düzey komutandı.Adrian Cole è stato un alto comandante della Royal Australian Air Force (RAAF).
Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.На эмоциональном уровне я согласен, но на прагматичном - не согласен.
Hem çeviri, hem de bilgi düzeyi yüksek açıklama için teşekkürler.Спасибо и за перевод, и за подробное объяснение.
1990'da siyasete girdi ve sözü edilen grupla birlikte yüksek düzeyli bir HDZ üyesi oldu.В 1990 году он занялся политикой и стал высокопоставленным членом ХДС, наряду с вышеупомянутой группой.
Monster Energy NASCAR Cup Series, NASCAR'ın en üst düzey yarış serisidir.Monster Energy NASCAR Cup Series — это высший дивизион американской гоночной серии сток-каров NASCAR.
Üst düzey komutanlar arasında Meksika Fatihi Hernan Cortez de yer alıyordu.Среди капитанов был сам покоритель Мексики Эрнандо Кортес.
İçlerinden yetenekli olanlar, üst düzey kamu görevlerinde de çalışmışlardır.И те, кто одолел свою алчность, — они и суть преуспевшие.»
Eğer layık görülürse, ölü yeryüzünde ruhsal düzeyde varlolmaya devam edebilir.Если его считали достойными, умерший мог продолжать своё существование на земле в духовной форме.
Oyundaki etkileşimlilik yüksek düzeydedir.Интерактивность в игре находится на очень высоком уровне.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod