Eserleri, Amerika Birleşik Devletleri'nde ve uluslararası düzeyde çok sayıda sergide yer aldı.Desde entonces ha tenido numerosas producciones tanto en Estados Unidos como internacionalmente.
İlçede sadece bir adet Ortaöğretim düzeyinde okul bulunmaktadır.Para obtener un trabajo de clase media se necesita al menos un diploma de escuela secundaria.
Bu ajanslar federal düzeyde finanse edilmektedir.El título es reconocido a nivel federal.
Zirvesi şu anda su düzeyinin birkaç metre altında.Se encuentra a un par de metros por debajo del actual nivel del suelo.
İlki 2002 yılında ulusal düzeyde gerçekleştirilmiştir.Precisamente en 2002 fue el año que se dio a conocer a nivel internacional.
Bulamama(Miss): Aranan verinin alt düzey bir bellekte bulunmasıdır.La recompensa es escasa ya que su cumbre, al hallarse entre árboles, carece de vistas.
Enflasyon sorunu Çin hükümetinde en üst düzeyde endişe yarattı.Sin embargo, las advertencias alarmantes desde Europa no cesaban de llegar al gobierno chileno.
Buna rağmen, arada sırada üst düzey yönetimdeki üyeler arasında sürtüşmeler olmuştur.En otras ocasiones la orden de arresto venía de los altos mandos.
Aynı grup içerisinde yer alan insanların özdeşleşme düzeyleri birbirinden farklı olabilir.Incluso puede diferir entre los representantes de un mismo grupo.
1985 yılında ilk kez kadınlar için üst düzey lig düzenlenmiştir.En 1985 se permitió por primera vez la participación de mujeres.
Hayvancılığın ekonomik ağırlığı yok denecek düzeydedir.De lo contrario, aumentaría la edad del ganado ...
İzlanda’da eğitim düzeyi yüksektir.En Islandia existe un alto nivel generalizado en tecnología.
Bütün bunlara rağmen yine de refah düzeyleri oldukça yüksektir.A pesar de todo posee gran velocidad.
Her düzey de kendi grafik ve müzik temalarına sahiptir.Además, cada color tiene su sonido musical propio e instrumento.
PCIe aynı zamanda en yüksek bant genişliğinde PCI-X ve hatta PCI–X 2.0 ye kafa tutacak düzeydedir.PCIe supera a PCI-X y PCI-X 2.0 en ancho de banda máximo.
Yıllık Kişi başına üretim miktarı 31000 Euro düzeyindedir.Prostitución de nivel, a 300 euros la hora.
Mart 1940, Botou, Hebei, Çin), Çin'in üst düzey bir lideridir.Nacido en marzo de 1940 en Botou, Hebei, República Popular China.
Ancak tüm dezavantajlı gruplar da temastan aynı düzeyde 'fayda sağlamamaktadır'.La mayoría de las personas que cometen esta falacia no dudan de la "razón misma".
Eliteserien, Norveç'in en üst düzey futbol ligidir.Actualmente se encuentra jugando en la Eliteserien, máxima categoría de fútbol de Noruega.
(H, 1), Cesàro toplamasını ifade etmektedir; daha üst düzey yöntemlerde de ortalama hesapları yinelenir.La suma (H, 1) es la sumación de Cesàro, y los métodos de mayor orden repiten el cálculo de los promedios.
Kaynakçı operatörler tarafından gerekli üst düzey dikkat ve koordinasyon sağlanmalıdır.Son los responsables de las maniobras que requieren más precisión y coordinación.
İleri düzey kullanıcılar için gelişmiş seçenekler.Avanzada: Usuarios avanzados.
Uluslararası akademik düzeyde yirmiden fazla yazısı yayımlandı.Autor de más de sesenta publicaciones académicas.
Böylece tiyatro sanatının yurt düzeyinde yaygınlaşmasında da önemli bir adım atılmış oldu.De allí su trayectoria en el mundo artístico ha sido amplia.
Mayıs 2015 itibarıyla tahminî serveti $250 milyon düzeyindedir.En 2010, su fortuna estaba estimada en 250 millones de dólares.
Uzun bir süre ligi lider olarak götürmeyi başardı, üst düzey futbol oynadı.Me hubiera gustado jugar en una liga mejor, haber disfrutado del fútbol a ese nivel.
Ozon'un 0,12 düzeyini aşması sağlığa zararlı kabul edilir.Niveles por sobre 0,1 ppm de As ya es considerado como peligroso para la salud.
Böylelikle ülkede devlet ve kamu düzeyinde yolsuzlukla mücadele başlatıldı.Esto ocurría al mismo tiempo que se sucedían las luchas por el poder en el seno del Partido y del Estado.
Ekonomi daima tam istihdam denge düzeyinde bulunmamaktadır.La economía sigue manteniéndose a buen nivel.
Hafif, orta düzeyde ve şiddetli olmak üzere sınıflandırılabilir.El nivel socioeconómico puede clasificarse como medio-bajo.
Kan kalsiyum düzeyi sağlıklı bır insanda 8,5-10,2 mg/dL düzeyindedir.Está presente en la sangre humana a 1,5 - 3,5 gramos/litro.
Optik konusunda en yüksek düzeyde deneysel çalışmalar yapmıştır.Continuó dedicando sus mayores esfuerzos al estudio de la vía óptica.
Bu zamanlarda grubun menajerleriyle aralarındaki anlaşmazlıklar kritik düzeye gelmişti.Durante esa época, las relaciones con su mánager llegaron a un punto crítico.
Bakanlar Konseyi: En üst düzey karar alma organı.Departamentos Consejo: Órgano encargado de la toma de decisiones.
Çıkartma sonrasında Amerika Birleşik Devletleri ile Küba'nın ilişkileri ileri düzeyde hassatı.De esta manera logra mantener relaciones cordiales tanto con Estados Unidos como con Cuba.
Lechia Gdańsk, Polonya'nın en üst düzey futbol ligi olan Ekstraklasa'da yer alan bir futbol kulübü.Se incorporó a préstamo al Lechia Gdańsk, de la Ekstraklasa, máxima categoría del fútbol polaco.
Buradaki kişiler yüksek bir kalite düzeyine sahip ve bu çağda önemli projlere imza atmış kişilerdir.En esta época, la ciudad tenía una fisionomía particular que destacan estos autores.
Sirius’ün uzaklığı 8.6 ışık yılı, görünür ışıltı düzeyi de -1.46 kadirdir.Por ejemplo Sirius, la estrella más visible, tiene una magnitud aparente de -1,44 a -1,46.
1997-98 PrvaLiga, Slovenya'daki en üst düzey futbol liginin yedinci sezonu.La PrvaLiga de Eslovenia 1997/98 fue la séptima edición de la máxima categoría del fútbol esloveno.
Muharebelerde Japon kayıpları azımsanacak düzeydedir.No se sabe cuantas bajas sufrió la infantería japonesa.
Odd Grenland , Norveç'in en üst düzey futbol ligi olan Eliteserien'de yer alan bir futbol kulübü.Odd Grenland es el equipo de fútbol más antiguo de Noruega que todavía vive.
İkinci düzey (YİB-2) İlçe bölünmeleri tarafından tanımlanan alanlara karşılık gelmektedir.Bundesliga (segunda división), intercambiándose con los dos primeros clasificados de ésta.
Geliştirmek : Bilgiyi kişisel, takım ve organizasyonel düzeyde geliştirmek.Detección del talento en personas, equipos, organizaciones y desarrollo de competencias.
Olay, uluslararası düzeyde ses getirmiş ve protesto edilmiştir.Su obra ha sido extensamente mostrada e nivel internacional.
Ludwig ölçeği kadın tipi kellik düzeyini belirlemeye yarayan bir ölçek.Afirma que el índice de Pignet sirve para medir la forma física de una persona.
Zaozhuang şehri beş semt ve bir ilçe düzeyi şehre ayrılmaktadır.La ciudad prefectura de Zaozhuang se divide en 5 distritos y 1 ciudad.
Ülke genelinde kişi başı düşen millî gelir 320 $ düzeyindedir.El ingreso Pér Capita, en dólares por año es del 920.
Bölgenin üst düzey yöneticisine ait olduğu tahmin edilmektedir.Fue nombrado subjefe de Estado Mayor de la zona.
Ayrıca birkaç özel ilçe düzeyi idari bölüm de bulunur.Existen además cientos de estaciones privadas de carácter local.
Benzer durum bazı ilçe düzeyi şehirler içinde geçerlidir.Con esto se ratifica el carácter de Ciudad dentro de una ciudad.
Türkmenistan da yüksek düzeyde temsil edilmiştir.UU. también estuvo fuertemente representado.
Bu kesim Kilise içinde de üst düzey örgütlenmelere giremiyordu.En un principio, las campanillas empleadas en las iglesias no debieron estar decoradas.
Çünkü sınıflandırma olayı, özellikle çevirme durumlarında, bilgi düzeyi ve kültüre de bağlıdır.Sí, en cambio en la significación de los contenidos del conocimiento y de la verdad.
Daha önceden ülke günümüzde halen Güney Kore'de kullanılan benzer birçok düzeyli bir sistemi kullanmaktaydı.Precedentemente il paese utilizzava un sistema a livelli come quello ancor utilizzato in Corea del Sud.
Yehidah ise ruhun Tanrı'yla birleşmenin mümkün olabildiği en yüksek planıdır (düzeyi, ortamı).Yehidah (יחידה): il piano più alto dell'anima, dove si può raggiungere l'unica unione possibile con Dio.
Bu düzeylerin üstündeki kan basıncı yüksek komplikasyon riski göstermektedir.Pressioni sanguigne sopra questi livelli sono note per conferire un elevato rischio di complicanze.
Muharebelerde Japon kayıpları azımsanacak düzeydedir.Più incerte le perdite giapponesi.
Yerel düzeyde, 2000 yılında Wavre şehir meclisine seçildi.A livello locale è stato eletto consigliere comunale a Wavre nel 2000.
Teknik bir toplantı düzeyinde geçti ve önemli kararlara varılamadı.Fu principalmente una riunione tecnica, che non raggiunse conclusioni rilevanti.
İki etnik grup arasında yüksek düzeyde etkileşim ve karşılıklı evlenmeler vardı.Entrambi i gruppi etnici avevano un alto livello di interazione ed un alto tasso di matrimoni interetnici.