düzensiz ile cümle

düzensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Köy düzensiz ve plansız bir şekilde yerleşmiştir.Kaupunki oli kuitenkin kasvanut melko epäsäännöllisesti ja suunnittelemattomasti.
M.Ö. 205 yılında savaş barışla bitti, fakat Roma ile Makedonya arasındaki ilişkiler düzensiz kaldı.Niin sanottu ikuinen rauha kesti vuoteen 540 asti, jolloin sota Rooman ja Persian välillä puhkesi jälleen.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burken tavoitteena oli korjata epäsäännöllistä raudankuljetusta eläimissä.
Bu saldırılar imparatorluğa düzensizlik ve kaos getirdi.Οι επιθέσεις αυτές επέφεραν αναρχία και χάος στην αυτοκρατορία.
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.Και στις δύο περιπτώσεις, πολλοί από τους γαλαξίες που τα αποτελούν είναι ανώμαλοι γαλαξίες.
Köy düzensiz ve plansız bir şekilde yerleşmiştir.Το χωριό είναι σήμερα ερειπωμένο και ακατοίκητο.
Düzensiz değişenler, parlaklık değişimleri düzenli bir periyot göztermeyen değişen yıldızlardır.Μη περιοδικά μεταβλητοί αστέρες Ανώμαλα μεταβλητοί.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Ο στόχος του Burke ήταν να ξεπεράσει την παράτυπη μεταφορά σιδήρου στα ζώα.
Sekiz ila 20 gün arasındaki uzunluk değişimi, orta düzensiz döngü olarak kabul edilir.Længdevariation på mellem otte og 20 dage betragtes som moderat uregelmæssige cyklusser.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Siden den gang har legene igen være arrangeret med fire års mellemrum.
İzole bir sistem her zaman düzensizliğe gider de diyebiliriz.Man siger, at et lukket system altid vil søge mod ligevægt.
Ana madde: Menstrüel bozukluk Seyrek veya düzensiz yumurtlamaya oligoovülasyon denir.Uddybende artikel: Menstruationsforstyrrelse Sjælden eller uregelmæssig ægløsning kaldes oligoovulering.
Sık sık ve düzensiz görülen ağır adet kanaması menometrorajidir.Voldsom menstruation, der opstår hyppigt og uregelmæssigt er menometrorrhagi.
Düzen düzensizliği yaratır.Det gør ålen ved osmoregulering.
Arabica'nın tersine düzensiz olarak çiçek açar ve meyvelerinin olgunlaşması için yaklaşık 10-11 ay gerekir.Den blomstrer uregelmessig og det tar rundt 10–11 måneder før frukten blir moden.
Son yıllarında Tyndall uyku düzensizlikleri çekiyordu ve bunu tedavi etmek amacıyla kloral hidrat kullanmıştı.I sine siste leveår tok Tyndall ofte kloralhydrat som middel mot søvnløshet.
Geçimini sağlayabilmek için birçok düzensiz işte çalıştı.Han etterlot seg mange uferdige verk.
David, Kate, Ross ve Woody, Woody'nin çocukluğunun geçtiği eve giderler, düzensiz ve bakımsızdır.David, Ross, Kate dan Woody berkeliling ke rumah masa kecilnya yang telah runtuh.
Filippikos güçleri düzensiz şekilde Roma topraklarına geri döndüler.Pasukan Philippikos melarikan diri dalam kekacauan kembali ke wilayah Romawi.
Sindh'deki düzensiz Budist yönetimi sona erer.Akhir dari penguasaan sporadis Buddhis di Sindh.
Tüm bu localar düzensiz localardı.Unsur-unsur ini semua nonlogam.
Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu.Lima satelit ireguler baru yang ditemukan antara tahun 2002 dan 2003 diumumkan pada tahun 2004.
Doktorlar kalpteki düzensizliğin sol koroner arterindeki kan pıhtılaşmasından kaynaklandığını belirtti.Dokter menemukan ketidakteraturan ini disebabkan bekuan darah di arteri koroner kiri.
Saturn'ün düzensizleri Jüpiter'den biraz daha kırmızıdır.Saturnus memiliki medan gaya alami yang lebih lemah dari Yupiter.
Ölümünden bir yıl öncesine kadar düzensiz bir şekilde antidepresan kullandığı ortaya çıktı.Ia didiagnosis mengidap penyakit tersebut sejak tiga tahun sebelum kematiannya.
Ashlee, düzensiz bir dans ile sahneyi terk etti ve kanal reklam arası verdi.Ashlee menari-nari secara aneh dan meninggalkan panggung.
Fakat bazı düzensiz fiiler bu üç kurala da uymayabilir.Namun, beberapa persimpangan ini tiga tidak bisa terjadi.
Cüce galaksiler eliptik, sarmal ya da düzensiz galaksi sınıflarında sınıflandırılabilirler.Galaksi katai dapat juga diklasifikasikan lagi menjadi eliptis, spiral, atau tak beraturan.
Thyone, Jüpiter'in düzensiz uydularından biridir.Maradona adalah salah satu penendang penalti yang gagal.
Bu saldırılar imparatorluğa düzensizlik ve kaos getirdi.Những cuộc tấn công mang lại sự bất ổn và hỗn loạn cho vương quốc.
Cohors tumultuaria ( "kaos" analamına gelen tumultus kelimesinden,): düzensiz auxilia birliği.Cohors tumultuaria (biến thể của từ tumultus, nghĩa là "hỗn độn"): Đơn vị trợ chiến không chính thức.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Không cần nói, chúng được bán hết chỉ sau ba hay bốn ngày.
Her kemik düzensiz dörtgen biçimindedir ve iki yüzeyi, dört kenarı ve dört açısı vardır.Mỗi xương có dạng hình tứ giác lồi lõm, có hai bề mặt, bốn đường tiếp giáp và bốn góc.
Düzenin anlayamadığımız hali(kaos) varsa ki -illa ki olmalıdır- bundan dolayı düzensiz diyemeyiz.Kẻ nào không hậm hực vì không bày tỏ ý kiến ra được, thì ta chẳng hướng dẫn cho mà nói được.
Düzensiz bir uydudur ve gezegen etrafında 0.58 günde dolanır.Quỹ đạo của nó kéo dài 3,85 năm xung quanh Mặt Trời.
Askerlik tekniğini yeteri kadar iyi bilmemeleri, dağınık, düzensiz olarak mücadele etmeleri.戦法の技術を十分に身に着けずに、分裂し無秩序の状態で闘争を行ったこと。
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.どちらの場合も、構成銀河の多くは不規則銀河である。
Düzensiz veriyi ifade etmenin bir yoludur.状態異常が表示されない仕様。
Yerel Grup'ta Macellan Bulutları dışında RR Lyrae değişeni gözlenmiş tek düzensiz cüce galaksidir.マゼラン雲以外では、こと座RR型変光星が観測される唯一の局部銀河群に存在する矮小不規則銀河である。
Ayrıca, düzenli bir yapıya sahip olmayan küçük galaksilerden de düzensiz galaksiler olarak bahsedilebilir.特定の構造を持たない小規模な銀河は不規則銀河に分類される。
Sm ve Im tip gökadalar bazı diğer yapılarla (tip Irr-1) beraber düzensiz gökada olarak sınıflandırılırlar.Sm型とlm型は、ある構造の不規則銀河にも分類される(Irr-1型)。
Bu bölgenin yağış rejimi düzensizdir.この城塞の形は不規則である。
Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu.2002年から2003年までの間に新しく発見された5個の不規則衛星が、2004年に発表された。
Odası düzensiz.彼の部屋は汚い。
Onun odası düzensiz.彼の部屋は汚い。
Saturn'ün düzensizleri Jüpiter'den biraz daha kırmızıdır.土星的不規則衛星比木星的稍紅。
Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir.心悸時,心跳可能過快、過慢、不規則、或是以正常速度跳動。
Düzensiz uyduların bilinen yörüngeleri aşırı çeşitlidir, fakat kesin kurallar vardır.某些惡魔正面臨刑罰,某些則將獲得開釋。
NGC 3169 Grubu, iki sarmal gökada, bir merceksi gökada ve bir de düzensiz gökada içermektedir.九月,夷嫪毐三族,殺太后所生兩子,而遂遷太后於雍。
Düzen düzensizlikten doğar.代表起跑犯規。
Bacaklar düzensiz çizgili olup beyaz beneklenme vardır.四肢都有横斑,白色腹面。
Yaşanan bu durum karşısında ülkede ortaya çıkan çatışma ve düzensizlik Şubat 1994'e kadar devam etmiştir.秘鲁政府与恐怖组织之间艰难而漫长的对峙一直持续到1997年4月。
Ancak bu iskan, öncekilerden son derece belirgin bir biçimde küçük ve düzensizdir.至是,又闔門死難,惟幼子先寄友人家獲存。
NGC 3169 Grubu, iki sarmal gökada, bir merceksi gökada ve bir de düzensiz gökada içermektedir.329년에는 장안(長安)을 함락하고 진주(秦州)를 공략하여 전조를 멸망시켰다.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.원앙진(鴛鴦陣)은 명나라 척계광(戚繼光)이 고안한 진법이다.
Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu.2002년 ~ 2003년 동안 5개의 불규칙 위성이 더 발견되어 2004년에 발표되었다.
Epimetheus Satürn'ün düzensiz uydularından biridir ve çapı 119 km genişliğindedir.에리스는 디스노미아라는 한 개의 위성이 있고, 추정되는 반경은 342 km이다.
Neredeyse hiç düzensizlik yoktur.기본적으로 반칙은 없다.
Aynı zamanda Evren'deki düzensizlik eğilimini de anlatır.그것만으로도 지구상의 지리적인 차별성이 드러난다.
Ayrıca, düzenli bir yapıya sahip olmayan küçük galaksilerden de düzensiz galaksiler olarak bahsedilebilir.타원이나 원반같이 고른 구조를 갖추기 못한 작은 은하들 역시 불규칙 은하로 분류된다.
İlgili Sayfalar