düzensiz ile cümle
düzensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bununla birlikte artan düzensizlik Kars yöresini de etkilemişti.그러나 적은 양의 불순물도 큰 영향을 줄 수 있었다.
Düzensiz veriyi ifade etmenin bir yoludur.나열의 방법은 불규칙 무작위이다.
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.둘 이상 은하의 중력적 병합의 가장 흔한 결과는 하나의 불규칙 은하이다.
Bu sınır düzensiz olarak hareket ediyordu.המשיב פעל בדרך חסרת מעצורים.
Köy düzensiz ve plansız bir şekilde yerleşmiştir.העיר התפתחה באופן לא מבוקר, וללא תכנון.
Fakat bazı düzensiz fiiler bu üç kurala da uymayabilir.עם זאת, היא מתייחסת גם לכמה אירועים שאינם עומדים בכל שלושת תנאיה.
Neredeyse hiç düzensizlik yoktur.לעיתים אין כלל חריזה.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Легионерите на Помпей разбиват строя си и започват да бягат неорганизирано.
Sindh'deki düzensiz Budist yönetimi sona erer.Край на спорадичното будистко правило в Синд.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Силите били наистина неравни.
LB türü Yavaş düzensiz değişen bir yıldızdır.FG Стрела – необичайна променлива звезда.
Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu.През 2004 г. беше оповестено откритието на пет малки спътника, имащи неправилна форма.
Benzer olarak, Dönen camlarde manyetik düzensizlik donmuştur.По подобен начин в спиновото стъкло е замразен магнитния безпорядък.
Saturn'ün düzensizleri Jüpiter'den biraz daha kırmızıdır.Правилата са малко по-свободни от тези в джудо.
Tersi şekilde, düzensiz fiiller de kalıp dışına çıkarak beklenmeyen şekiller alır.Подобни неразшифровани портрети, вероятно, ще останат достатъчно много.
Silica fiberleri düzensiz materyallerdir, bu yüzden mikroskobik ölçüde yoğunlukları değişir.Silikatno vlakno predstavlja nehomogen materijal, pa njegova gustoća se neznatno mijenja.
Hat Kasım ayında yeniden yarılır ve Beyaz Ordu Omsk’a düzensiz bir şekilde geri çekilir.Do studenog, Bijeli su se povlačili prema Omsku u neredu.
Çocukluğu İngiltere, Fransa ve İsviçre’de düzensiz olarak çeşitli özel okullarda geçti.Neredovito je obrazovan u privatnim školama Njemačke i Švicarske.
Bununla birlikte artan düzensizlik Kars yöresini de etkilemişti.Jasno, pogodovala su i unutarnja neslaganja.
Cüce galaksiler eliptik, sarmal ya da düzensiz galaksi sınıflarında sınıflandırılabilirler.Može se galaktičke skupove podijeliti na pravilne i nepravilne.
Cohors tumultuaria ( "kaos" analamına gelen tumultus kelimesinden,): düzensiz auxilia birliği.Cohors tumultuaria (zo slova tumultus, čo znamená chaos): nepravidelná auxiliárna jednotka.
Taejo, kariyerine düzensiz bir Üç Krallık Dönemi'nden sonra başlamıştır.Tchädžo začal svoju kariéru v turbulentných časoch Neskorých Troch kráľovstiev.
Etty, çok düzensiz resimler yaptı.Amélia si tak vytvorila veľmi nezvyčajné predstavy.
Düzensiz değişenler, parlaklık değişimleri düzenli bir periyot göztermeyen değişen yıldızlardır.Nepravidelná premenná hviezda je typ premennej hviezdy, ktorej zmeny jasnosti nevykazujú žiadnu periodicitu.
Derelerdeki yağış düzensizdir.Dážď spočíva v pršaní.
Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar.No a čím vyššia neusporiadanosť, tým vyššia entropia.
Saturn'ün düzensizleri Jüpiter'den biraz daha kırmızıdır.Saturnovi nepravilni sateliti so bolj rdeči od Jupitrivih.
Uranüs'ün en büyük düzensiz uydusudurTo je največja nepravilna luna Urana.
Jüpiter'in düzensizlerigriden biraz kırmızıya kadar, C ile birlikte, P ve D tipi astroitler.Jupitrovi nepravilni sateliti so sivi do delno rdeči, kar se sklada z asteroidi tipa C, P in D .
Karışık ses: Gürültü: Periyodik olmayan düzensiz ses titreşimlerine gürültü denir.Nezaželen zvok imenujemo hrup.
69 yılındaki kriz orduda düzensizliğe neden olmuştu.Kriza leta 69 je imela uničujoče posledice za rimsko vojsko.
Cihan eve girdiğinde, her yeri darmadağınık ve düzensiz bulur.Ko vstopita v hišo, se ta zdi navidez zapuščena in razpadajoča.
I tipi bir düzensiz galaksidir.Klasificiran je kot pritlikava nepravilna galaksija.
Kaçan Helvetler düzensiz bir şekilde muharebeden 4 gün sonra Lingonesler topraklarına eriştiler.Na hitrem nočnem pohodu se je odpravila proti severu in štiri dni po bitki prišla do ozemlja Lingonov.
Yaklaşık nüfusu 2000 olmakla birlikte yayla özelliğinden ötürü nüfusun mevsimlere dağılışı düzensizdir.Tautą sudaro beveik 10 tūkst. žmonių, nors dėl klajokliško gyvenimo būdo tikslus gyventojų skaičius nežinomas.
Bu birleştirme, bütün Litvanyaca eylem hâlleri içinde düzensizliği en yüksek olandır.Lietuvoje labiausiai paplitusios neinercinės ritės.
Skathi, Satürn'ün düzensiz uydularından biridir ve Satürn XXVII olarak da bilinir.Dafnis – vienas iš vidinių Saturno palydovų, dar žinomas kaip Saturn XXXV.
Orthoise veya Jupiter XXXVI, Jüpiter'in düzensiz uydularından biri.Ortosija arba Jupiteris XXXV yra vienas mažiausių Jupiterio palydovų.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burke mērķis bija pārvarēt neregulāru dzelzs pārvadāšanu dzīvnieku organismā.
NGC 3169 Grubu, iki sarmal gökada, bir merceksi gökada ve bir de düzensiz gökada içermektedir.39. kuusjoone nimeks on 蹇 (jiǎn), All Mägi (艮 gèn), ülal Vesi (坎 kǎn).
Skoll Satürn'ün düzensiz uydularından biridir ve Satürn XLVII olarak da bilinir, geçici adı S/2006 S8' dir.Loget nimetatakse vahel ka nimega Saturn XLVI ning esmane ajutine nimi oli tal S/2006 S 5.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Jõud olid siiski liialt ebavõrsed.
Sindh'deki düzensiz Budist yönetimi sona erer.Võõramaalaste valitsusaeg Shanghais oli läbi.
Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır, daha sonra düzensiz olarak dalgalı olur.Luuvili kasvabki kõigepealt, seejärel tekib õieraost ebavili.
Hücreleşmez, düzensiz ve boşluklu yapı oluşturmaz.Ärgatakse kiiresti, ei esine segasust või desorienteeritust.
Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir.Sõna "barokk" tuleneb portugalikeelsest sõnast barocco, mis tähendab ebakorrapärast pärli.
Orthoise veya Jupiter XXXVI, Jüpiter'in düzensiz uydularından biri.Metis (ka Jupiter XVI) on Jupiteri üks sisimatest kuudest.
Düzensiz dalgalanmaları 1,5 kadirin üzerindedir.Hoovipinnast on vallid u kuni 1,5 m kõrgused.
WorldPride düzensiz aralıklarla yapılır.Semioos toimub ühitamatuses.
Etty, çok düzensiz resimler yaptı.Mari on taluperenaiseks küllalt töökas.
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır. Bazılarımız bunlardan gürültü olarak bahseder.Οι περισσότεροι όμως είναι χαοτικοί και ασυνάρτητοι, αυτό που πολλοί αποκαλούμε θόρυβο.
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.대부분은 무질서하고 일관성이 없는데
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.אבל רובם הם כאוטים וחסרי-לכידות
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.لكن معظمها تكون فوضويّة و غير متناسقة،
Ama bir çoğu, düzensiz ve anlaşılmazdır.雑音と呼ばれるものです
Aşağıdaki çizimde düzensiz ses kirişlerinin titreşimlerini gösteren bir örneğini görebilirsiniz.Auf der unteren Aufzeichnung können Sie ein Beispiel für unregelmäßige Stimmlippenbewebungen erkennen.
Aşağıdaki çizimde düzensiz ses kirişlerinin titreşimlerini gösteren bir örneğini görebilirsiniz.Az alsó görbén egy példa látható: hogyan néz ki a hangszálak kóros reszketésének a görbéje.
Aşağıdaki çizimde düzensiz ses kirişlerinin titreşimlerini gösteren bir örneğini görebilirsiniz.En la traza de abajo pueden ver un ejemplo de temblor irregular de las cuerdas vocales.
Aşağıdaki çizimde düzensiz ses kirişlerinin titreşimlerini gösteren bir örneğini görebilirsiniz.Então, no sinal de baixo, podem ver um exemplo de um tremor irregular das cordas vocais.
Aşağıdaki çizimde düzensiz ses kirişlerinin titreşimlerini gösteren bir örneğini görebilirsiniz.Jadi di bagian bawah, Anda dapat melihat contoh dari getaran pita suara yang tidak teratur.