düzensiz ile cümle

düzensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eskisi gibi Kürt ağalar vergileri topluyordu ve genellikle bu düzensiz yapılırdı.Het aardewerk werd met de hand gevormd en was meestal onversierd.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Deze eenheden waren echter uiteengedreven.
Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir.Men kon toen de polsslag alleen maar beschrijven als snel, traag of normaal.
Düzensiz sulama.Een zootje ongeregeld.
Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir.Het woord barok komt van het Portugese barroco, wat 'onregelmatig gevormde parel' betekent.
Yazara göre Kaos Düzensizliğin düzenidir.Het is volgens Plato de orde die de chaos bedwingt.
Yardım kuvvetlerini düzensiz, tecrübesiz ve hafif zırhlı birlikler karşıladı.Het waren onervaren en slecht bewapende soldaten.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Burke's doel was het overwinnen van onregelmatig ijzertransport bij dieren.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Linie legionów Pompejusza załamały się i rzuciły się do bezładnej ucieczki.
Bu sınır düzensiz olarak hareket ediyordu.I ten manewr był przeprowadzony niestandardowo.
Çünkü adet düzensizliği tamamlana kadar vücudun ürettiği her yumurta döllenmeye daha uygundur.Od złożenia ostatniego jaja samica wysiaduje je przez ok.
Ancak bu düzensizlikten fırsat elde etme çabası, Fokas'ın onu hapishaneye atması ile engellendi.Być może to właśnie wywołało gniew kalifa, który wtrącił go do więzienia.
Çok az sarmal gökada olduğu ve hiç parlak düzensiz gökada olmadığı hemen fark edilebilir.Można go zobaczyć bez trudu nawet przy niezbyt czystym niebie.
Bu turne sonrası Kiss, düzensiz aralıklarla konserler verdi.Po prostu przed wspólnymi koncertami z Kiss mieliśmy trochę wolnego czasu.
Thalassa Neptün'ün düzensiz uydularından biridir ve geçici adı S/1989 N5'dir.Była ostatnim z księżyców odkrytych podczas jej przelotu obok Neptuna, została oznaczona S/1989 N 6.
Thebai ve Atina ile düzensiz, plansız çatışmalar on yıldan fazla devam etti.Były to tak dziwne idee dla Taixu, że kłócili się przez ponad dziesięć dni.
Köy düzensiz ve plansız bir şekilde yerleşmiştir.Miasto rozwija się w dynamiczny i niekontrolowany sposób.
Karışık ses: Gürültü: Periyodik olmayan düzensiz ses titreşimlerine gürültü denir.Przykłady takich nazw niepoliczalnych: I heard a strange noise.
Ardından, diskte düzensizlikler bulunmuştur ve bu da gezegensel cisimlerin varlığının göstergesidir.Man har observerat oregelbundenheter i skivan, vilka kan peka på närvaron av planetkroppar.
Dokuz delikli xun, daha önceki düzensiz delikleri düzenli hale getirdi.Han var därefter obesegrad i sina nio första felfria (utan galopp) starter.
Zaman zaman sırtında beyaz, düzensiz şekilli, çapı yaklaşık 5 mm olan noktalar bulunabilir.Den kan ofta ha upptill 5, ganska otydliga, mörkare tvärband på ryggen.
O zamandan beri düzensiz olmasına rağmen azalma eğilimi göstermektedir.Sitt terrängliknande utseende till trots så var dock Streetwise framhjulsdriven.
Yağışa bağlı düzensiz debilerle akan dereler yaz aylarında etkisini yitirir.Isbränna skadar nyttoväxter som normalt ska leva från sommar till sommar.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Легіони Помпея, не витримавши натиску, зламали свою лінію і в безладді тікали.
Çünkü adet düzensizliği tamamlana kadar vücudun ürettiği her yumurta döllenmeye daha uygundur.У матки скорочується яйцекладка до повного її припинення.
Bu çalışmalar sonucunda “Düzensiz Duyarlı Simülasyon Kuramı”nı geliştirmiştir.І це працює, особливо завдяки чудовому виконанню «Desafinado».
Bu sınır düzensiz olarak hareket ediyordu.Забудова проводилася безсистемно.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Та сили були нерівні.
Diğer üyeler ise tuhaf sarmal gökada NGC 660 ve bazı küçük düzensiz gökadalardır.Mezi další členy skupiny patří pekuliární spirální galaxie NGC 660 a několik menších nepravidelných galaxií.
Bu tip düzensizliklere de genel olarak Kelvin-Helmholtz instabiliteleri adı veriliyordu.Mechanismus jejich vzniku se nazývá Kelvinova–Helmholtzova nestabilita.
Çiçekler düzenli veya bir dereceye kadar düzensizdir.Květy jsou pravidelné nebo trochu nepravidelné.
Günümüze kadar da devam eder bu düzensizlik.O tomto stroji dodnes panují nesrovnalosti.
Ne zaman, nerede, ne yöne oluşacağı kestirilemeyen yasa dışı göçlere düzensiz göç denilir.Proč a kdy bylo město opuštěno, zůstává nevyřešenou záhadou.
Yağışlar akarsuyun debisinde önemlidir, düzensiz rejime sahiptir.Zdroj vody je dešťový a režim nepravidelný.
Tersi şekilde, düzensiz fiiller de kalıp dışına çıkarak beklenmeyen şekiller alır.A neznámé věci jim je třeba předkládat jako věci zapomenuté.
9. yüzyıldan itibaren imparatorluğun nüfusu arttı, ancak düzensiz dağılmıştı.Din secolul al IX - lea, populația imperiului a crescut, dar a fost distribuită neuniform.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Legiunile pompeiene au rupt rândurile și au fugit în dezordine.
Bâzı galaksiler düzensizdir ve herhangi bir iyi tanımlanmış düzlemleri yoktur.Unele galaxii sunt neregulate și nu au un disc bine-determinat.
Düzensiz dalgalanmaları 1,5 kadirin üzerindedir.Cupola semisferică se ridică la înălțimea de 1,25 m deasupra cornișei superioare.
S/2003 J 10, Jüpiter'in düzensiz bir uydusudur ve isimlendirilmemiştir, 2006 yılında keşfedilmiştir.S/2000 J 11 nu a fost redescoperit și și-a pierdut statutul de candidat la satelit.
Çok az sarmal gökada olduğu ve hiç parlak düzensiz gökada olmadığı hemen fark edilebilir.Că-ți iese fum… Nu ai o dragă-n cerul larg nici pân-acum?
Bununla birlikte artan düzensizlik Kars yöresini de etkilemişti.Un incident armat a perturbat totuși liniștea Clujului.
Bu düzensizlik affedilmez.Aceste nereguli sunt de neiertat.
Burke'ün amacı hayvanlarda düzensiz demir taşıyıcılığının üstesinden gelmekti.Obiectivul lui Burke era de a soluționa transportul neregulat al fierului la animale.
Bu yüzden düzensizlikler genellikle bozulmaya eğilim gösterir.Az ellentmondások végül természetszerűleg robbanáshoz vezetnek.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Ez így is történt, de ezután is 3 évente és nem 4 évente iktatták be a szökőévet.
Ona göre 'görünürdeki' Evren düzensizken 'görünmeyen, gerçek' Evren düzenliydi.Azt mondhatnánk, hogy a megjelenés tulajdonképpen egy nem várt rend „felbukkanása”.
Macellan-türü bir düzensiz olarak kabul edilir.A CIELAB térbeli formája szabálytalan.
Kenarı başlangıçta içeri kıvrıktır, daha sonra düzensiz olarak dalgalı olur.Széle kezdetben enyhén befelé hajlik, majd később hullámossá válik.
Ayrıca düzensiz menstruasyon (aybaşı) sonucu da oluşabilir.A fürdő segíthet szabálytalan menstruáció esetén is.
Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir.A barokk a barocco szóból származik, mely szabálytalan gyöngyöt jelent.
Düzensiz tanecik dizilimine sahip katılardır.Húsmentes böjti fegyelmet tartanak.
Köy düzensiz ve plansız bir şekilde yerleşmiştir.A falu beépítése egységes és szoros.
Mneme, Jüpiter'in düzensiz uydularından biridir.Még mindig bizonytalanság uralkodik a Jupiter belső szerkezetét illetően.
İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür.Ensimmäinen kohta käsittelee irtainta omaisuutta.
Bebhionn, Satürn'ün düzensiz uydularından biridir.Bebhionn on yksi Saturnuksen lukuisista kuista.
Tüm bu localar düzensiz localardı.Kaikki sisäpinnat olivat maalaamattomia.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Asutus oli kuitenkin jakautunut hyvin epätasaisesti.
Periyodu düzensiz.Epätasainen rakentaminen.
Son yıllarında Tyndall uyku düzensizlikleri çekiyordu ve bunu tedavi etmek amacıyla kloral hidrat kullanmıştı.Myöhemmällä iällä Tyndall kärsi unettomuudesta, johon hän otti lääkkeenä kloraalihydraattia.
İlgili Sayfalar