düzensiz ile cümle
düzensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
LB türü Yavaş düzensiz değişen bir yıldızdır.Scheat è una stella variabile irregolare lenta.
Düzensiz galaksiler genellikle belirli aralarla starburst etkinliği sergilerler.Le galassie irregolari spesso mostrano i segni di attività starburst.
İlk öncelikli olarak adet düzensizliği sorunu çözülür.Come minimo il principio di relatività speciale dovrebbe essere abbandonato.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Le forze erano diseguali.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.I loro colori evidenti avvertono i predatori del loro sapore amaro, scoraggiandoli.
Bu soruna yaklaşım olarak düzensizlik teorisi kullanıldı.È su questo genere di teorie che si sposta il problema.
Bileşenlerdeki farklılık, yönelimi, mevsimselliği, yavaş ve hızlı değişimi, döngüsel düzensizliği ifade eder.Talvolta la sequenza tra i due movimenti centrali, tempo lento e scherzo, risulta invertita.
Astigmatizma, düzenli ve düzensiz olmak üzere ikiye ayrılır.Astigmatismo contro regola o indiretto.
1946 yılında Hambardzumyan ışığın düzensiz ortamda yayılması teorisini bulduğu için ilk Stalins Ödülü’nü aldı.В 1946 году за создание теории рассеяния света в мутной среде Амбарцумяну была присуждена Сталинская премия.
Ancak bu iskan, öncekilerden son derece belirgin bir biçimde küçük ve düzensizdir.О первых представителях рода известно мало.
WorldPride düzensiz aralıklarla yapılır.Миры генерируются случайно.
Bu sınır düzensiz olarak hareket ediyordu.Маршрут работал нерегулярно.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.Злые знамения удерживают женихов, намеревающихся погубить пришельца.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Но силы были неравными.
Ardından, diskte düzensizlikler bulunmuştur ve bu da gezegensel cisimlerin varlığının göstergesidir.Впоследствии в диске были найдены неоднородности, которые могут указывать на присутствия планетных тел.
Günümüze kadar da devam eder bu düzensizlik.Это несоответствие остаётся и по сей день.
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.В обоих случаях составные части этих систем являются неправильными галактиками.
Bâzı galaksiler düzensizdir ve herhangi bir iyi tanımlanmış düzlemleri yoktur.Некоторые галактики являются неправильными и не имеют чётко определённого диска.
LB türü Yavaş düzensiz değişen bir yıldızdır.Звезда является медленной неправильной переменной типа LB.
Hücreleşmez, düzensiz ve boşluklu yapı oluşturmaz.Не образуют спор и капсул, неподвижны.
Düzensiz yapılaşma, yetersiz altyapı, sağlık ve eğitim hizmetlerinin yetersizliği hâlâ çözülememiştir.Их положение значительно ухудшилось: они остались без работы, образования и медицинского обслуживания.
Ordu, kalabalık fakat düzensiz bir Türkmen ordusuydu.Армия представляет собой в основном неорганизованную, деморализованную толпу.
Yazara göre Kaos Düzensizliğin düzenidir.Орден придерживается веры в Хаос.
Düzensiz özgür konvektif kümüliform bulutları yerelleştirilmiş yığınların içinde oluşur.Плоды — множественные голые семянки.
Yıl boyunca sıcak olan bu iklim tipinde yağış grafikleri düzensizdir.Столь ровная на протяжении всего года температура создаёт уникальные климатические условия.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Яркие дуги и пятна время от времени появляются внутри основных овалов.
Köy düzensiz ve plansız bir şekilde yerleşmiştir.Село считалось неперспективным и постепенно пустело.
Yağış rejimi düzensizdir.Режим осадков нестабильный.
Pompeius'un lejyonları artık hatlarını bozmuş ve düzensiz biçimde kaçmaya başlamıştı.Легионы Помпея, не выдержав натиска, сломали свою линию и в беспорядке бежали.
Düzensiz sulama.Непотопляемый режим.
Macellan-türü bir düzensiz olarak kabul edilir.Магнусон Ли спешно ретируется.
Agathias, düzensizliğin hüküm sürdüğünü not eder.Афанасьев отмечал непринуждённость её позы.
Ölümünden bir yıl öncesine kadar düzensiz bir şekilde antidepresan kullandığı ortaya çıktı.أخذ بشكل غير شرعي مثبطات امتصاص السيروتونين انتقائية مضادات الاكتئاب قبل سنة قبل وفاته.
Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir.قلبك قد ينبض بسرعة كبيرة جدا، ببطء شديد أو غير منتظم.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.لكنَّ هذه الوحدة كانت مُفككة.
Yerleşimde evler oldukça sıkışık olup yolları dar ve düzensizdir.خلال القرون الوسطى، كانت المنازل في الحي بناؤها سيء جدا، وكانت طرقها ضيقة وغير معبدة.
Her kemik düzensiz dörtgen biçimindedir ve iki yüzeyi, dört kenarı ve dört açısı vardır.له شكل رباعي غير منتظم، يوصف له سطحان وأربعة حدود وأربع زاويا.
9. yüzyıldan itibaren imparatorluğun nüfusu arttı, ancak düzensiz dağılmıştı.A partir do século IX a população volta a crescer, embora a sua distribuição tenha sido desequilibrada.
Diğer üyeler ise tuhaf sarmal gökada NGC 660 ve bazı küçük düzensiz gökadalardır.Outros membros incluem a peculiar galáxia espiral NGC 660 e outras pequenas galáxias irregulares.
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.Em ambos os casos, muitos das galáxias constituintes são galáxias irregulares.
Bu grubun bir diğer belirgin üyesi ise düzensiz gökada NGC 55'tir.Outro membro proeminente deste grupo é a galáxia irregular NGC 55.
Sık sık ve düzensiz görülen ağır adet kanaması menometrorajidir.A hemorragia abundante que ocorra frequente e irregularmente designa-se por menometrorragia.
Ayrıca, düzenli bir yapıya sahip olmayan küçük galaksilerden de düzensiz galaksiler olarak bahsedilebilir.Galáxias menores que não têm uma estrutura coerente são referidas como galáxias irregulares.
Filippikos güçleri düzensiz şekilde Roma topraklarına geri döndüler.As forças de Filípico fugiram em desordem de volta para o território romano.
Sık ama düzensiz menstrüasyon metroraji olarak bilinir.A menstruação frequente, mas irregular, designa-se por metrorragia.
Bu tip düzensizliklere de genel olarak Kelvin-Helmholtz instabiliteleri adı veriliyordu.Seu nome é proveniente do fenômeno denominado Instabilidade Kelvin-Helmholtz.
Cüce galaksiler eliptik, sarmal ya da düzensiz galaksi sınıflarında sınıflandırılabilirler.Galáxias anãs podem ser classificadas também como elípticas, espirais ou irregulares.
Düzensiz dalgalanmaları 1,5 kadirin üzerindedir.A cúpula hemisférica eleva-se a uma altura de 1,25 m acima da cornija superior.
Cihan eve girdiğinde, her yeri darmadağınık ve düzensiz bulur.Chegando à cidade, a encontram vazia e desabitada.
Bu zarlar düzensiz sıkı bağ dokusundan yapılmışlardır.Os anéis são compostos por um material extremamente escuro.
Düzen düzensizliği yaratır.«A desordem gera desordem.
Bu bölgenin yağış rejimi düzensizdir.Entretendo, o regime de chuva não se altera nessas regiões.
Sekiz ila 20 gün arasındaki uzunluk değişimi, orta düzensiz döngü olarak kabul edilir.Uma variação entre 8 e 20 dias é considerada irregular.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Arcos brilhantes e manchas aparecem esporadicamente dentro das ovais principais.
Tahribat nedeniyle üreme düzensizlikleri meydana gelmiş ve popülasyon zayıflamıştır.Sua unanimidade entre os críticos diminuiu, seguida pelo declínio de popularidade entre o público.
Orthoise veya Jupiter XXXVI, Jüpiter'in düzensiz uydularından biri.Taigete, ou Júpiter XX, é um satélite natural de Júpiter.
Sonuç olarak İtalyan genel taarruzu yavaş ve düzensiz bir taarruz çıkışı yapmıştır.A construção de uma identidade italiana foi, portanto, lenta e gradual.
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.Bidsprinkhanen hebben tot vangarmen omgebouwde voorpoten, die duidelijk naar voren geplaatst zijn.
Weaver'in görüşüne göre karmaşıklık iki şekilde ortaya çıkar: düzenli ve düzensiz karmaşa.Volgens Weaver kon complexiteit op deze manier twee vormen hebben: georganiseerd en niet-georganiseerd.
Düzensiz dairesel harekette teğetsel ivme var olduğundan, bu geçerli olmuyor.Bij een ten onrechte gedragen huisorde is dat niet het geval.