düzensiz ile cümle

düzensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eğitimli bir aileden gelmesine rağmen okul eğitimi düzensizdi.Although he came from an educated home, his school education was erratic.
Tek veya çoklu, küçük veya büyük, yuvarlak veya düzensiz şekilli olabilirler.They may be single or multiple, small or large, and round or irregularly shaped.
Jüpiter truvaları düzensiz şekilli karanlık cisimlerdir.Jupiter trojans are dark bodies of irregular shape.
Düzensiz gövdeIrregular body
Odası düzensiz.Sein Zimmer ist unordentlich
Belirtilen çaylar da rejimi düzensiz akarsulara dâhildir.Zufallskoinzidenzen (Randoms) Randoms gehören zu den unerwünschten Ereignissen.
Tek seferlik etkinler olduğu gibi, düzenli ya da düzensiz şekilde tekrarlanan etkinler de mevcuttur.Es gibt einmalige Events, aber auch Events, die unregelmäßig oder regelmäßig wiederholt werden.
Yaşanan bu durum karşısında ülkede ortaya çıkan çatışma ve düzensizlik Şubat 1994'e kadar devam etmiştir.Dies führte zu gewalttätigen Unruhen, die bis Februar 1994 anhielten.
Gündelik bilgi düzensizdir.Unsere tägliche Desinformation.
Bunların sonucunda şarkı akıcı olduğu kadar düzensiz de bir hal alır.Irgendwas fehlt immer, um einen Song so richtig rund zu machen.
Jüpiter'in düzensiz bir uydusudur.Ein von Eugen Richter vergessenes Kapitel.
Bu nedenle de düzensiz bilgiler olarak da adlandırılırlar.Sie werden daher auch als nichtflüchtige Datenspeicher bezeichnet.
Bu surlar düzensiz bir beşgen şeklindeydi.Der Kreis hatte etwa die Form eines unregelmäßigen Fünfecks.
'Sokaklar dar ve düzensizdir ancak önemli binalar da vardır.Die Straßen würden leer und rein scheinen, auch wenn sie bevölkert seien.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.In jeder Folge wurde eine Etappe gezeigt, die in drei oder vier Tagen bewältigt wurde.
NGC 3169 Grubu, iki sarmal gökada, bir merceksi gökada ve bir de düzensiz gökada içermektedir.Zu ihnen gehören zwei oder drei Nembo Spyder sowie ein geschlossener Nembo GT.
Alman savunması, Minsk Taarruzu ardından halen nispeten düzensizdi.Damit war die deutsche Verteidigung der wichtigen Straße nach Minsk gescheitert.
Yaşadığı düzensiz hayat yüzünden, bir sene sonra Stpanov'dan ayrıldı.Da er wenig spielte, verließ er Bratislava nach einem Jahr.
Eğlenceye düşkünlüğü yüzünden düzensiz bir hayat yaşadı.Er führte aufgrund seines unsteten Charakters ein abenteuerliches Leben.
Beş yeni, küçük ve düzensiz uydu 2004 yılında duyuruldu.Fünf weitere irreguläre Monde Neptuns wurden 2002 und 2003 entdeckt und 2004 bekannt gegeben.
Düzensiz ölü yapraklar havuzun üstünde yüzüyordu.Des feuilles mortes éparses flottaient sur l'étang.
O sadıktır ama düzensiz ve bir dereceye kadar.Il est fidèle, mais seulement jusqu'à un certain degré et par intermittence.
Dün bütün gün düzensiz yağmur yağdı.Il a plu par intermittence toute la journée d'hier.
Barok kelimesi, Portekizce düzensiz inci anlamına gelen barroco sözcüğünden türemiştir.Le mot « baroque » vient vraisemblablement du portugais barroco qui désigne des perles de forme irrégulière.
Ancak bu kuvvetler düzensizdi.Les forces en présence étaient inégales.
Miniparklar genellikle tek arsa üzerine veya düzensiz arazilerde yapılır.Ce type de parc est fréquemment créé sur une parcelle vacante ou sur de petits terrains irréguliers.
Larissa (Yunanca: /ləˈrɪsə), Neptün'ün düzensiz uydularından biridir.Larissa est un des satellites naturels de Neptune.
Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir.L'auscultation retrouve un rythme cardiaque rapide, régulier ou irrégulier.
Erivan'ın yol ağının düzensizliği, şehrin büyüsünü biraz daha artmaktadır.Le charme d'Erevan est accentué par l'irrégularité de son réseau routier.
Parlak yay ve noktalar ana ovallerin içerisinde düzensiz bir şekilde bulunurlar.Des arcs brillants et des spots apparaissent sporadiquement à l'intérieur de l'ovale principal.
Mahallede akış rejimi düzensiz olan bir dere bulunur.Sous le dôme se trouve un amour désarmé.
Kış aylarında gerçekleşen yağışlar ise düzensiz olarak yağmaktadır.Cependant les précipitations peuvent être irrégulières en hiver.
Neredeyse hiç düzensizlik yoktur.Sans la moindre incohérence.
Düzensiz dalgalanmaları 1,5 kadirin üzerindedir.La coupole hémisphérique s'élève à une hauteur de 1,25 m au-dessus de la corniche supérieure.
Düzensiz sulama.Pulpite irréversible.
Saturn'ün düzensizleri Jüpiter'den biraz daha kırmızıdır.Los irregulares de Saturno son ligeramente más rojos que los de Júpiter.
Bu saldırılar imparatorluğa düzensizlik ve kaos getirdi.Los ataques hunos trajeron inestabilidad y caos al reino.
Sık ama düzensiz menstrüasyon metroraji olarak bilinir.La menstruación frecuente pero irregular es conocida como metrorragia.
Düzensiz tanecik dizilimine sahip katılardır.Que inolvidable despliegue de talentos únicos.
Toz parçacıkları ışığı düzensiz bir biçimde dağıtabilir.Las partículas de polvo pueden dispersar la luz de manera no uniforme.
Tek seferlik etkinler olduğu gibi, düzenli ya da düzensiz şekilde tekrarlanan etkinler de mevcuttur.Existen eventos únicos, pero también eventos que se repiten de forma regular o aleatoria.
Etty, çok düzensiz resimler yaptı.Pato hace unas imitaciones increíbles.
Kendi Locasında düzensiz ilan edilen bir üyenin, yüksek derecelerdeki üyeliği de otomatik olarak düşer.Cualquier miembro que dimita de su partido automáticamente pierde su asiento.
Ancak bu iskan, öncekilerden son derece belirgin bir biçimde küçük ve düzensizdir.No es, pues, poco el balance de sus primeros días.
Tüm bu localar düzensiz localardı.Todas las casas de este tipo eran independientes.
Düzensizlik eğilimini anlatırken entropi kelimesini kullanır.Como ya se mencionó, él usó la palabra neurología.
Diğer üyeler ise tuhaf sarmal gökada NGC 660 ve bazı küçük düzensiz gökadalardır.Pérdidas procedentes de activos no corrientes y gastos excepcionales 670.
Debisi düzensizdir.Delany es disléxico.
Düzensiz olarak radyo oyunları yazmayı sürdürdü, sonunda sinema ve televizyon için de yazmaya başladı.Continuaría escribiendo esporádicamente para la radio, y también lo haría para el cine y la televisión.
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.En todos los casos, buena parte de las galaxias constituyentes son galaxias irregulares.
Periyodu düzensiz.Por tanto, desordenado.
Miniparklar genellikle tek arsa üzerine veya düzensiz arazilerde yapılır.Parques de bolsillo muchas veces son creados en un terreno urbano vacante o en terrenos pequeños irregulares.
Falanks düzeninden önce savaşlar, düzensiz gruplar arasında bire bir çatışmalar şeklinde yürütülmektedir.Y es común que se programen luchas entre integrantes de un mismo stable.
Daha sonraları ise düzensiz olarak üç ile dört yıllık aralar verilerek organize edildi.Por eso durante muchos siglos se intentó sin éxito demostrarlo a partir de los otros cuatro.
Sm ve Im tip gökadalar bazı diğer yapılarla (tip Irr-1) beraber düzensiz gökada olarak sınıflandırılırlar.Las clases Sm e Im son galaxias irregulares, con algunas estructuras (tipo Irr-1).
Yağışlar düzensizdir.Las lluvias son muy irregulares.
Bu nedenle de düzensiz bilgiler olarak da adlandırılırlar.Por esta razón, a este sistema se le denomina también de horas desiguales.
Bilgisayar ağlarında, veri paketlerinin gönderilme sırasına göre iletilmemesine düzensiz teslim denir.El emisor no puede detectar posibles fallos durante el envío de paquetes.
Periyodu düzensiz.Usi del disordine.
Etty, çok düzensiz resimler yaptı.Pa ha alcuni tratti sgradevoli.
İlgili Sayfalar