Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, Düzenbazdan herkes nefret eder.קצר אפים יעשה אולת ואיש מזמות ישנא׃
Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, Düzenbazdan herkes nefret eder.السريع الغضب يعمل بالحمق وذو المكايد يشنأ.
Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, Düzenbazdan herkes nefret eder.輕 易 發 怒 的 、 行 事 愚 妄 . 設 立 詭 計 的 、 被 人 恨 惡
Çabuk öfkelenen ahmakça davranır, Düzenbazdan herkes nefret eder.輕易發怒 的 、 行事 愚妄 . 設立詭計 的 、 被人 恨惡
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.Da Hyde in seinem Buch sagt, dass Trickster manchmal Schönheit hervorbringen können.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.그의 책에서, Hyde는 사기꾼은 간혹 아름다움에 빠져 뒤집힐 수 있다고 했거든요.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.lurendrejeri ibland kan likna skönhet.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.В его книге Гайд говорит, что ловкачи могут иногда слишком наваливаться на красоту.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.כיוון שבספר שלו, הייד אמר לעיתים התכסיסן יכול לנטות לגמרי לכיוון היופי.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.لانه في كتابه , هايدي قالت "بعض المخادعون يمكن أن يعطوا نصائح في الجمال "
Düzenbaz değişim ajanıdır.Ein Trickser ist ein Betreiber des Wandels.
Düzenbaz değişim ajanıdır.El timador es un agente del cambio.
Düzenbaz değişim ajanıdır.En drilleånd er en forandringsagent.
Düzenbaz değişim ajanıdır.En lurendrejare är ett förändringsombud.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Il trickster è un agente di cambiamento.
Düzenbaz değişim ajanıdır.사기꾼은 변화의 주도자입니다.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Nghệ sĩ hài là tác nhân của sự thay đổi.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Schelm brengt verandering.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Trickster jest pośrenikiem zmiany.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Um trapaceiro é um agente de mudança.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Un tricheur est un agent de changement.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Ο κατεργάρης είναι ένας παράγοντας αλλαγής.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Ловкач — посредник перемен.
Düzenbaz değişim ajanıdır.Фокусникът е агент на промяната.
Düzenbaz değişim ajanıdır.התכסיסן הוא סוכן שינויים.
Düzenbaz değişim ajanıdır.الأحتيال هو عامل التغيير.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Der Verstand eines Tricksters ist immer auf das Unvorhergesehene vorbereitet.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.De schelm heeft een geest die voorbereid is op het onverwachte.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Drilleånden er mentalt forberedt på det "uforberedte".
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.El timador tiene una mente preparada para lo imprevisto.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.사기꾼은 준비되지 않는 것에 대해 준비된 사고를 가지고 있다는 것입니다.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.L'esprit du tricheur est prêt pour l'inattendu.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Lurendrejaren har en hjärna som är förberedd för det oförberedda.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.O espírito do trapaceiro está preparado para o inesperado.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Umysł oszusta jest przygotowany na nieprzygotowanie.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Un șmecher are o minte pregătită pentru neașteptat.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Ο κατεργάρης έχει το νου του προετοιμασμένο για το απροετοίμαστο.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.У ловкача ум, ожидающий неожиданностей.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.Фокусникът има ум, който е подготвен за неподготвеното.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.לתכסיסן יש שכל שמוכן לבלתי צפוי.
Düzenbazların hazırlıksızlık durumlara yönelik hazırlıkları vardır.المحتال لديه عقل مستعد للاتحضير
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Az álnok gondolatokat forraló elme, a gonoszra sietséggel futó lábak,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,coração que maquina projetos iníquos, pés que se apressam a correr para o mal;
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,cuore che trama iniqui progetti, piedi che corrono rapidi verso il male
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,el corazón que maquina pensamientos inicuos, los pies que se apresuran a correr al mal
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,et Hjerte, der udtænker onde Råd, Fødder, der haster og iler til ondt,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,et hjerte som legger op onde råd, føtter som haster til det onde,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,ett hjärta som hopsmider fördärvliga anslag, fötter som äro snara till att löpa efter vad ont är,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Herz, das mit böser Tücke umgeht, Füße, die behend sind, Schaden zu tun,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,inima care urzeşte planuri nelegiuite, picioarele cari aleargă repede la rău,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,악한 계교를 꾀하는 마음과 빨리 악으로 달려가는 발과
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Le coeur qui médite des projets iniques, Les pieds qui se hâtent de courir au mal,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Lòng toan những mưu ác , Chơn vội_vàng chạy đến sự dữ ,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Lòng toan những mưu ác, Chơn vội vàng chạy đến sự dữ,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Serca, które knuje myśli złe; nóg, które się kwapią bieżeć ku złemu;
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,slechte plannen smeden, met plezier kwaad doen,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,srce, ki snuje hudobne naklepe, noge, urno tekoče v hudo,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,Srdce, kteréž ukládá myšlení nepravá, noh kvapných běžeti ke zlému,
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,srdce, ktoré vymýšľa nepravé myšlienky; nohy, rýchle bežať ku zlému;
Düzenbaz yürek, Kötülüğe seğirten ayaklar,sydäntä, joka häijyjä juonia miettii, jalkoja, jotka kiiruusti juoksevat pahaan,