Ana içeriğe geç
Sözlük

düzen ile cümle

düzen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onu düzenleyebileceğimizden eminim.I'm sure we could arrange that.
Bütün düzenlemeleri ben yapacağım.I'll make all the arrangements.
Tom'un onu düzenleyebileceğinden eminim.I'm sure Tom can arrange that.
Bunun düzenlenebileceğinden eminim.I'm sure it could be arranged.
Odan her zaman çok düzenli.Your room is always so neat.
Düzenlemeleri yapacağım.I'll make the arrangements.
Sen çok düzenli değilsin.You're not very tidy.
Sen düzensizsin.You're out of order.
Sen büyük bir düzenbazsın.You're a big fraud.
Onlar bu düzenlemelerin çoğunu kaldırmayı planlıyorlar.They plan to do away with most of these regulations.
İhracat işletmeleri için yeni düzenlemeler olmalı.There need to be new regulations for export businesses.
Saçımı düzenlemek zorundayım.I have to arrange my hair.
Tom çiçek düzenlemesine hayran kaldı.Tom admired the flower arrangement.
Ulaşım düzenlendi.Transportation has been arranged.
Belki o düzenlenebilir.Maybe that could be arranged.
Düzen yeniden sağlandı.Order has been restored.
Sanırım bu düzen çok iyi.I think this layout is very good.
O küçük ev temiz ve düzenliydi.That small house was clean and tidy.
Bununla ilgili bir sorunuz varsa, başka düzenlemeler yapmaya çalışacağız.If you have a problem with that, we'll try to make other arrangements.
Bu düzenlemede sadece bir sorun var.There's just one problem with this arrangement.
Onların CD'leri bir sanatçı tarafından düzenlendi.They organized their CDs by artist.
CD'lerini sanatçı adına göre düzenlediler.They organized their CDs by artist.
Melbourne polisi sansür yasalarını ihlal ettiği için kitapçıya baskın düzenledi.The Melbourne police raided the bookstore for violating censorship laws.
Cümleyi düzenlemek için buraya tıklayın.Click here to edit the sentence.
Tom bütün ofis için bir piknik düzenledi.Tom arranged a picnic for the whole office.
Onlar zirveye bir saldırı düzenlediler.They made an assault on the summit.
Orada haftada bir defa düzenli olarak buluşuruz.We regularly meet there once a week.
Konferans, özel seçilmiş bir kilisede düzenlenecek.The conference will be held in a specially selected church.
Dün düzenlediğim partide seni görmek isterdim.I'd have loved to see you at the party I organised yesterday.
O bir oturum düzenledi.He held a session.
Bu düzenlenebilir.That can be arranged.
Onlar bu öğleden sonra saat 2'de bir toplantı düzenleyecekler.They will hold a meeting at 2 o'clock this afternoon.
Biz bir seminer düzenledik.We held a seminar.
İlk olarak birkaç yeni düzenlemeyi duyurmak istiyorum.In the first place, I would like to announce several new regulations.
Futbol Dünya Kupası 2014'te Brezilya'da düzenlenecek.The football World Cup will be held in Brazil in 2014.
Sabahımı düzenlemek için yaklaşık yirmi dakikaya ihtiyacım var.I need about twenty minutes to organize my morning.
Bir parti düzenlemeliyiz.We should organize a party.
Tom her zaman odasını düzenli tutar.Tom always keeps his room neat.
Tom bir son dakika toplantısı düzenledi.Tom scheduled a last-minute meeting.
Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.Tom has been calling me regularly every evening.
Onlar düzeni sağlamak için polisi aramak zorunda kaldı.They had to call the police to restore order.
Kente düzenli otobüs servisi var mı?Is there regular bus service to the town?
Onun düğünü ne zaman düzenlenecek?When will his wedding be held?
Senin düğünün ne zaman düzenlenecek?When will your wedding be held?
Konsolosluk Tom için tıbbi ulaşımı düzenlemeye yardımcı oldu.The consulate helped arrange medical transport for Tom.
Bazı düzensizlikler mükemmel bir şekilde düzeltilebilr.Some disorders can be corrected perfectly.
Gelecek yılın konferansı Boston'da düzenlenecek.Next year's conference will be held in Boston.
O birkaç saat önce bir basın toplantısı düzenledi.He held a news conference a few hours ago.
Ben tüm gerekli düzenlemeleri yapmanızı bekliyorum.I expect you to make all the necessary arrangements.
Diğer düzenlemeleri yapmak zorunda kaldık.We had to make other arrangements.
Tom odasını düzenledi.Tom put his room in order.
Tom işlerini düzene koydu.Tom put his affairs in order.
Tom'un düzensiz bir sakalı var.Tom has a scraggly beard.
Tom düzensizdi.Tom was untidy.
Tom düzenli değildir.Tom isn't tidy.
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?Do people accuse you of being disorganized?
Düzenli misin?Are you tidy?
Sen düzenli misin?Are you neat?
Tom'un düzenli olduğunu düşünüyorum.I think Tom is tidy.
Sanırım Tom düzensiz.I think Tom is untidy.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod