Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
Talat Paşa'ya 1921 yılında Berlin'de suikast düzenlendi.Mehmed Talat was assassinated in Berlin in 1921.
Burası toplantı odası, ama orada neredeyse hiç toplantı düzenlenmiyor.This is the meeting room but there are almost no meetings held here.
Evleri Feng Shui'ye göre düzenlendi.Their house is organized according to Feng Shui.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Odayı düzenlemek için sıra benimdi.It was my turn to straighten up the room.
Bu yıl kaç tane konser düzenlenecek?How many concerts will be organized this year?
O bu şirketin düzenli bir çalışanı değil.She's not a regular employee of this company.
Tom düzenli.Tom is a regular.
Bu, düzenbaz kısım.This is the tricky part.
O düzenleniyor.It's being arranged.
Her şey düzenlendi.Everything has been arranged.
Bu oldukça düzensiz.This is highly irregular.
Cuma günü bir basın toplantısı düzenleyemiyoruz.We can't have a press conference on Friday.
Tom için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for Tom.
O bir düzenbaz.He's a con artist.
Bir basın toplantısı düzenleyelim.Let's call a press conference.
Bir toplantı düzenleyelim.Let's set up a meeting.
Tom bir buluşma düzenlemek istiyor.Tom wants to set up a meeting.
Birkaç test daha düzenlemek istiyorum.I'd like to run a few more tests.
Tom'un öğrenme düzensizliği var.Tom has a learning disorder.
Tüm gelecek toplantılar bu odada düzenlenecek.All future meetings will be held in this room.
Tom düzensiz.Tom is untidy.
Tom düzenlidir.Tom is organized.
Biz düzenliyiz.We're tidy.
Sen düzenlisin.You're tidy.
Ben düzenliyim.I'm tidy.
Bu düzensiz.This is irregular.
Tom düzenli olarak çalışır.Tom works methodically.
Her şey düzenli.Everything's in order.
Onu düzenleyeceğim.I'll arrange it.
Gerçekten düzenli.It's really neat.
O, düzenleme.That's the arrangement.
Onlar her yıl bir genel seçim düzenlerler.They hold a general election every year.
Kendine biraz çeki düzen ver ve biz sinemaya gideceğiz.Tidy up a bit and we'll go to the movies.
Son dakika anlaşması düzenlediler.They worked out a last minute deal.
Cenaze hizmetleri katedralde düzenlenecek.Funeral services will take place in the cathedral.
Bu çiçekleri düzenleyeceğim.I'm going to arrange these flowers.
Uçağın kontrolleri düzensizdi.The controls of the plane were out of order.
Tom yeniden düzenliyor.Tom has been reorganizing.
Tom kefalet düzenliyor.Tom is arranging bail.
Bir parti düzenleyelim.Let's throw a party.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
Bulduğunuzu düzenleyin.Organize what you have found.
Ben zaten düzenlemeler yaptım.I've already made arrangements.
Boston'a geri dönmemiz için ulaşımı düzenledim.I've arranged transportation for us back to Boston.
Cenaze düzenlemelerini yapmak zorundayım.I've got to make funeral arrangements.
Bir toplantı düzenledim.I've set up a meeting.
Sanırım her şeyi düzenli bulacaksın.I think you'll find everything in order.
Ben sadece dolabımı düzenledim.I just organized my closet.
Sadece masamı düzenledim.I just organized my desk.
Onu düzenleyebilirim.I might be able to arrange that.
Sanırım onu düzenleyebilirim.I think I can arrange that.
Sanırım o düzenlenebilir.I think that could be arranged.
Arabana düzenli bakım yapmalısın.You should perform regular maintenance on your car.
Bir sonraki Dünya Kupası Brezilya'da düzenlenecek.The next World Cup will be held in Brazil.
Dairemi düzenlemek istiyorum.I want to declutter my apartment.
Düzenli bir dairesi var.She has a a tidy apartment.
Bizim ordu düşmana karşı bir gece baskını düzenledi.Our army staged a night raid against the enemy.
Tüm düzenlemeleri ele alacağım.I'll handle all the arrangements.