Ana içeriğe geç
Sözlük

düzen ile cümle

düzen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama zamanın bu noktasında, bilimin gidebildiği kadarıyla, bu kendi kendini düzenleme.But at this point in time, as far as science goes, it's self-organization.
Ve internete dayalı kendi kendini düzenleyen sistemleri biliyorsunuz.And you know about the Internet-based self-organizing systems.
Ve öğrenme, büyük ihtimalle kendi kendini düzenleyen bir sistemdir.And learning is most likely a self-organizing system.
Ve bilgisayarları çok etkili yapan şey de bu; bu düzenlenebilir teknik yüksek diller.And that's what makes computers powerful, these high-level languages that can be compiled.
Durumun kontrolünü almanı istiyorum Ofisimle sürekli ve düzenli iletişimde olacaksın. Anlaşıldı mı?I expect you to step up. <i>You're to maintain constant communication with my office.
Eğitimsizlik hem inananların, hem de bu kandırmacayı düzenleyenlerin ortak bir yönü.A lack of education stands out among gullible people, and among those who orchestrate this.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.So, what you have is that when the pore is open, you get some current sometimes.
Ama düzenli bir şekilde para kaybetmiyor olmalıyım yoksa iş batar.But I better not be loosing money on a continual basis or I'm called an out of business startup.
Bunun için birçok farklı seviye düzenlenmişCreated a whole bunch of levels for it.
Ve bu takvimler gerçekten benim programımı düzenlemeye başladı.And these calendars really started to lay out my program.
Ama, BM'den tarafından düzenlenen mülteci kampındaki... ...sığınağı görünce çok şaşırdım.But I was so surprised to see the shelter, refugee camp organized by the U.N.
Bağış kampanyası düzenledim.I raised -- did fundraising.
Bu ikisinin beraber gerçekleşmesi gibi bir düzenek yok.There is no mechanism of which these 2 things would co-occur.
Nesnelerin büyük düzeni içinde, devede piredir.In the great scheme of things, it's a pinprick.
Dalak ve sürüş dolaşımını düzenleyen bir yoludur.It is a way I have of driving off the spleen and regulating the circulation.
Bir kurumun çalışanları için düzenlediği seminerin ailesel karşılığını yaptık.We did the family equivalent of a corporate retreat.
Bir pijama partisi düzenledik.We had a pajama party.
Bize olanak sağlacağı bir başka şey de müfredatı yeniden düzenlemek olacaktır.Another thing it allows us to do is reorder the curriculum.
Belkide kendine çeki düzen vermek istersin, değil mi?Perhaps you'd like to freshen up, alright?
Seni küçük düzenbaz!You little phony!
Saçları dağınık, elbisesinin ön kısmı düzensiz, çıplak ayakları ise biraz çirkin.The priest of her times said that she looked like
Niçin okulları ve işyerlerini bu şekilde düzenliyoruz?Why are we setting up our schools this way, and our workplaces?
- Ve, bu kütlenin dağılımının düzensiz olduğunu söyleseydim.And even more, this volume-- this area of space or whatever-- its mass is not uniform.
Bu bizim genel bir şekilde yeniden düzenleyebilirsiniz görelim.Let's see if we can rearrange this in a general way.
Fakat bazı fiiller düzensizdir.But some verbs are irregular.
Böylece Erez ve ben 100den fazla düzensiz fiilin 12 yüzyıl boyuncaLike the verb "to wed" that you see here has become regular.
Ben ise hayat karmaşık, temizle, düzenle ve güzelce kutuya koy, türünde biriyim.And I'm more of the, "life's messy, clean it up, organize it and put it into a bento box."
Doğru ve çok da düzensizler!Right, and orderlies!
Dişlerimi düzenli olarak fırçaladım.And I brushed my teeth diligently.
Bunu biraz daha düzenli bir şekilde tekrar yazayım.Let me rewrite it a little bit neater.
Düşüncelerini bir düzene koydun mu?Have you organized your thoughts?
Aynı düzende diğer tarafa gidebilirsiniz. x artı ne?And you can just use this pattern and go to the left. It's x plus what?
Karmaşık ve tam yerine oturmamış bir kanun düzenlemesi.It was a complicated piece of legislation, a lot of moving parts.
Elbise almak için düzenlemeler yaptık ve ulaşım seçimdir.I've made arrangements to get your clothes and your choice of transportation.
Bir tasarım yarışması düzenleyerek tasarım ekibini seçtik.We did a design competition, selected a design team.
Girdiğimiz ev özel bir video düzeneği ile donanmış bir evdi.And we walked into a house with a very special home video recording system.
Jeeves ---- açmıştır düzeni önerilen aptal. "Jeeves is the fool who suggested the scheme that has led----"
"Jeeves," dedim, "Bu başa çıkma kolunuzda kadar herhangi bir düzen değil herüf? ""Jeeves," I said, "haven't you any scheme up your sleeve for coping with this blighter?"
Ben düzeni karşı idi.I was all against the scheme.
Jolly ses düzeni, Bertie!Jolly sound scheme, Bertie!
Bu yüzden neden bu el sıkışma düzeni düşündüm. "That's why we thought of this handshaking scheme."
Biz bir şey düzenlemek olabilir. "We might arrange something."
- Ben düzenli bir ışık flaş ışığı gördü.I saw light--a regular flash of light.
Savoy Mary almak için düzenlenmiş ve istiyorum Covent Garden'a.I'd arranged to take Mary to the Savoy, and on to Covent Garden.
Birkaç gün sonra burda bir anma töreni düzenledik.And we had a memorial service there a few days later.
Bu "Arabistanlı Lawrance" filminin yeniden düzenlenip tekrar yayınlandığı yıldı.And that was the year that they restored and re-released "Lawrence of Arabia."
David'de düzenli bir alan görürüz,And in the David we get a space that's very organized.
Düzenin rastlantısallığı, giren tohumun rastlantısallığına bağlıdır. .The randomness of the sequence is dependent on the randomness of the initial seed only.
Belli bir kredi notunuz ve düzenli bir gelirinizin olması gerekiyor. .You have to have a certain credit score, certain steady income.
Toplumsal düzenlemelerimizi daha detaylı değerlendirelim.Let's examine our social arrangements further.
İlaç, bitki, tarım ve bütün bir düzen tek bir sistem olarak planlanacaktır.Medicine, botany, agriculture, the total system: one planning system.
"Black Male" adında bir sergi düzenledim.I made an exhibition called Black Male.
Her sene, öğrencilerimize sadece eğitim vermek yerine, iyileşme haftası da düzenliyoruz.So every year, instead of just teaching our students, we have a wellness week.
Konseri düzenleyeceğiz.We're doing the concert.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.So this will reorganize the way we design things.
Sınır tanımayan iletişim gücü dünyayı farklı bir şekilde düzenlememize imkan sağlıyor.But the power to communicate across borders allows us to organize the world in a different way.
Bu bir kılavuz, düzenleme.It's a grid, it's a calendar.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.They protested across Britain.
Ama profilinı düzenlemek çok kolay.But editing a profile is super easy.
BEN butonundan "Profili Düzenle" kısmına tıklıyorsun.From the ME tab just click "Edit Profile"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod