düzeltme ile cümle
düzeltme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dolayısıyla soğurucu teorisi bu noktayı düzeltmek için formüle edildi.Таким чином, теорія поглинання була сформульована як спроба виправити цей недолік.
Sıra eşiyle olan kötü ilişkisini düzeltmeye gelmiştir.Нова подія надзвичайно погіршила стосунки з дружиною.
Performans düzeltmeleri bazen WAF'lar veya WAN eniyileme algoritması ile iletilir.Покращити продуктивність Performance improvements are sometimes delivered via WAFS або ж WAN оптимізацією.
Versiyda birkaç küçük değişikliler - SMS ve Hata düzeltmeleri oldu.Також у сітку передач включено кілька вітчизняних програм: SMS Chart та інші.
John von Neumann basit etkinmeyi düzeltmek ve korelasyonu azaltmak için basit bir algoritma icat etti.John von Neumann vynalezl jednoduchý algoritmus jak zafixovat jednoduché zkreslení a snížit zkreslení.
Dünya'nın yüzeyinde bile Newton yerçekimine ait düzeltmeler sadece milyarda birdir.I na povrchu Země činí v tomto případě oprava Newtonovy gravitace jen jeden díl z miliardy.
Hata düzeltmesi.Opravy chyb.
Ayrıca sıkça düzeltmeye gidildi.Byl také často přestavován.
Bazı tefrikalarını sonradan düzeltme yoluna da gitmiştir.Později došlo ještě k úpravám jeho hranic.
Yatırımdır: Uzun dönemde bir işi hatasız yapmak sonradan düzeltmekten daha ucuzdur.Neboť (jak bylo řečeno): je lepší vykonat dobrý skutek než hodně promíjet.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Nebo se nechci přizpůsobit.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Díky němu lze rovněž rozpoznat a opravit chyby při čtení.
Sağlığını düzeltmek için egzersiz yapmayı reddetti, komiserlik binasını veya dairesini nadiren terk etti.Poté se zcela stáhl z veřejného života a svůj byt opouštěl jen zřídkakdy.
Formuldeki EC ise Hata Düzeltme Modeli'ni göstermektedir.Datovou integritu zajišťuje speciální kód určený ke korekci chyb.
Düzeltmelerden sonra, sürüm 1.1 Mart 2000'de, sürüm 1.2 Kasım 2002'de yayımlanmıştır.Po revizích vyšla v březnu 2000 verze 1.1 a v listopadu 2002 verze 1.2.
Bu halde beraberlik için bir düzeltme faktörü bulunup kullanılır.Myslím si, že tu jste pro ten pocit rozřešení a zadostiučinění.
Gözle okuma ve otomatik yazım imla düzeltmesini içerir.Stačí začít psát na klávesnici a prohlížeč automaticky zvýrazňuje odpovídající text.
Gazan sonra ekonomiyi düzeltmek yeni kanunlar ilan etti.Následně se zákonodárci domluvili na návrhu novely zákona.
Wozniak artık tüm zamanını Apple I'in hatalarını düzeltmeye ve yeni işlevler eklemeye verebilmekteydi.Wozniak se putea concentra acum pe repararea deficiențelor lui Apple I și pe adăugarea de noi functionalități.
Bilgisayar sistemlerinde hata bulmak ve düzeltmek bazen moda, bazen demode gözükür.Detectarea și corecția erorilor în sistemele computerizate par să plece și să revină la modă.
Hata bulma ve düzeltme oluşabilecek hataların beklentisine dayanır.Detectare și corectarea erorilor depinde de o estimare a tipurilor de erori care apar.
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.Un aspect fundamental al astrometrie este corectarea erorilor.
Hata düzeltmeleri.Retipărit cu corecturi.
En önemli görevlerden birini, yani ekonomiyi düzeltme işini üstlendi.Una din primele sale sarcini a fost aceea de a rezolva problema salubrizării orașului.
Standart zamana yaz saati düzeltmesi dahil değildir.Singapore nu respectă ora de vară și nu schimbă vara fusul orar.
"Düşündüm de, 'Eğer bozuk değilse düzeltmeye çalışma.'"«Hai, Nicule, că nu te mai fur...»
Burada bir düzeltme daha yapayım.Trebuie să fac o paranteză.
Burada bir düzeltme daha yapayım.Ezzel jobb korrekció érhető el.
"Düşündüm de, 'Eğer bozuk değilse düzeltmeye çalışma.'"Elvük: "Ami nem romlik el, nem kell megjavítani.
Hükümeti düzeltmek için yeni adımlar attı ve daha çok Goraneye yeni hükümetinde yer verdi.Lépéseket tett a kormányzás megreformálására és több gorane politikust vont be az új kormányba.
Fakat üstünde yapılan düzeltmeler şarkıyı biraz daha ilgi çekici yapmıştır.Másrészt az ellenállásra fogékony körökben még vonzóbbá tette a dalt.
Şimdi yapmaları gereken tek şey 1955'e geri dönüp yapılan değişikliği düzeltmektir.A felújítást 1955-ben bővítés és átalakítás követett.
CM 2006 ya göre grafiklerde düzeltmeler yapılmış, maç motoru daha da düzeltilmiş.Miután 2006. május 16-án a motort felújították, a grafikai frissítések meggyorsultak.
Bunlardan bazıları; Hamming kodu Reed–Solomon hata düzeltmesiA QR-kód a Reed-Solomon kódolást használja hibajavításra.
Danıştay 8. Daire, karar düzeltmeyi 4’e karşı 1 oyla reddetti.A nyolcjátszmásra tervezett párosmérkőzés 4−4 arányú döntetlennel ért véget.
Cumhuriyet gazetesinde 20 yıldan uzun bir süre düzeltmen olarak görev yaptı.A még hivatalban lévő Kocsarján 20 napos rendkívül állapotot hirdetett.
Bunu düzeltme çabası olarak, dış borçları geri ödemeye karar verdi.Azért sietett, mert váltóadósságait kellett rendeznie.
Reparo: Zarar görmüş veya kırılmış nesneleri düzeltmek için kullanılır.Kuvaus: Korjaa rikkoutuneen tai vahingoittuneen esineen.
06:51 UTC Gagarin, güneşe göre doğrultu düzeltme düzeneğinin açıldığını bildirir.6.25 UTC Gagarin kysyy, onko hän saavuttanut vakaan kiertoradan.
Birçok madde önceki hükümetlerin yanlışlarını düzeltmek için belirgin bir açıklıkla yazıldı.Nagyin johtama hallitus selvitti joitakin aikaisempia väärinkäytöksiä.
Hata düzeltmesi.Sisältää virheenkorjauksen.
Bunlardan bazıları; Hamming kodu Reed–Solomon hata düzeltmesiSisältää Reed–Solomon Code virheenkorjausjärjestelmän.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.Lähettien hoidossa he sen sijaan useimmiten paranivat.
SSL bağlantısı doğrulaması için bir düzeltme sağlanması.Διόρθωσε ένα πρόβλημα πιστοποίησης σύνδεσης SSL.
Bu düzeltmeleri içerir.Περιλαμβάνει διορθώσεις προβλημάτων.
1.0.1 versiyonun özellikleri bunlardır: Hata düzeltmeleri.Η έκδοση 0.44.1 ήταν μια έκδοση διόρθωσης σφαλμάτων.
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.Μία σημαντική πλευρά της Αστρομετρίας είναι η διόρθωση των σφαλμάτων.
En son güvenlik düzeltmelerini içerir.Περιλαμβάνει διορθώσεις ασφαλείας.
Harry sürekli tüyün çarpıtmalarını düzeltmeye çalışır ancak Rita bunu görmezden gelir.Harry prøver at rette den, men Rita ignorer ham.
Rus Hava Kuvvetleri Su-35'in yeni düzeltmeler yapılmış tasarımı Su-35S'den 48 adet sipariş vermiştir.Ruslands luftvåben har bestilt 48 eksemplarer af det nye fly, der er benævnt Su-35S.
Sonra peki dedi, şiveni de düzeltmemişsin, düzeltemedin mi diye sordu.أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآوَىٰ Fandt Han dig ikke forældreløs og gav dig asyl?
Bunlardan bazıları; Hamming kodu Reed–Solomon hata düzeltmesiKodningen benytter Reed-Solomon-fejlkorrektion.
Düzeltmelerden sonra, sürüm 1.1 Mart 2000'de, sürüm 1.2 Kasım 2002'de yayımlanmıştır.Efter nogle revisioner blev version 1.1 frigivet i marts 2000, og version 1.2 i november 2002.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Han anmoder senere en ophævelse af deres ægteskab.
1.0.1 versiyonun özellikleri bunlardır: Hata düzeltmeleri.11. oktober blev version 16.0.1 udgivet, som rettede denne fejl.
Genel hata düzeltmeleri ve iyileştirmeler yapıldı.Dertil holdes der styr på erkendte fejl og rettelser.
Hata düzeltmesi.Simulering af fejl.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Det bliver derfor op til familien selv at redde Jerry.
1912'de düzeltmen olarak çalıştığı yayınevi tarafından Moskova'ya gönderildi.I 1912 flyttede han til Moskva, hvor han ernærede sig som korrekturlæser i et forlag.
Üçüncü sezonda (1998–1999), kaçışından sonra, Buffy, arkadaşları ve ailesiyle olan ilişkilerini düzeltmelidir.I tredje sesong (1998–1999) tar Buffy opp igjen kallet sitt og kommer tilbake til familie og venner.