düzeltme ile cümle
düzeltme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hata düzeltmesi.خاصية تصحيح الخطأ .
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.فالمركبة الفضائية من بين الكواكب الحالية تفعل هذا مع سلسلة من التعديلات ذات المدى القصير.
Hata düzeltme ise hataların bulunması ve asıl, hatasız verinin yeniden oluşturulmasıdır.تصحيح الأخطاء هو اكتشاف الأخطاء وإعادة إنشاء البيانات الأصلية الخالية من الأخطاء.
Özellikle geniş açı ile çalışırken kısık diyafram yerine net düzeltmesi tercih edilmelidir.شعر بثقة كلية في نفسه، مثلا، لإطالة نقاط البدال بدلا من اختصارها.
Amacı intikam değil; aslında dünyayı düzeltmek istiyor.Ele não se guia por vingança; ele está, na realidade, tentando curar o mundo.
Dünya'nın yüzeyinde bile, Newton yerçekimine ait düzeltmeler milyarda birdir.Quando na superfície da Terra, as correções para a gravitação Newtoniana são somente uma parte em um bilhão.
Rus Hava Kuvvetleri Su-35'in yeni düzeltmeler yapılmış tasarımı Su-35S'den 48 adet sipariş vermiştir.A Força Aérea Russa encomendou 48 unidades de produção, designada Su-35S, versão renovada do Su-35.
Günümüzdeki gezegenler-arası uzayaracı bunu kısa-süreli gidiş doğrultusu düzeltmeleriyle gerçekleştirir.As atuais naves interplanetárias fazem-no com uma série de ajustamentos de trajetória de curto prazo.
2. Sürüm (Mayıs 2004) çeşitli küçük değişikliklerden oluşan düzeltme sürümü.O novo Duden (2004) inclui também as pequenas mudanças recentemente propostas.
Her iki durumda da çözüm, ölçümü düzeltmek için fazladan şartların kullanılmasıdır.A resolução em ambos os casos é usar condições extras para fixar um instrumento de medição.
06:51 UTC Gagarin, güneşe göre doğrultu düzeltme düzeneğinin açıldığını bildirir.06:51 UTC - Gagarin informa que o sistema de controle de altitude foi ligado.
Burada bir düzeltme daha yapayım.Venha alguma coisa que corrija isso.
Maxwell, vakum ortamı için özel bir düzeltme yapmadı ve bu ortama bir madde ortamı gibi yaklaştı.Maxwell não fez nenhum tratamento especial para o vácuo, tratando-o como um meio material.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Porém, ele logo passou a querer anular o casamento.
Hata düzeltmesi.Correção de distorção.
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.Porém, dificuldades momentâneas não possibilitaram fazer o arranjo.
Kişiler'de kartların sırasız bir biçimde yazdırılmasına neden olabilen bir sorunun düzeltmesi.Você tem que inventar uma a medida que os problemas aparecem.
Bu düzeltmeler arasında, uzay aracı basitçe, hedefi doğrultusunda serbestçe düşer.Entre estes ajustamentos, a nave entra simplesmente em queda livre na sua órbita.
1977 yılında Hürriyet Gazetesi’te yazıişlerine bağlı sayfa düzeltmeni oldu.Em 1977 escreveu uma coluna no Jornal da Tarde.
Bu sürümde bazı küçük hata düzeltmeleri bulunmaktadır.Uma pequena parte destes trabalha na correção de erros.
Yeni cihazlar ve düzeltmeler test edilip HUT rutin işlemlerine Eylül 2009'da tekrar başladı.Depois de testes e calibração, o Hubble retomou a operação de rotina em setembro de 2009.
Ancak, protokol El Halil'deki durumu düzeltmeye yetmedi.Churchill não poupou esforços para garantir o sucesso em El Alamein.
Hata düzeltmeleri.Alguns erros corrigidos.
Erken doğan bebeklerde görülen hemolitik anemiyi düzeltmek en yaygın kullanım alanıdır.É a segunda causa mais comum de mortalidade em recém-nascidos prematuros.
11 Şubat 2005’te, Derin Darbe’nin roketleri uzay aracının rotasını düzeltmek üzere planlandığı gibi ateşlendi.Op 11 februari werden de raketten zoals gepland ontstoken om de koers bij te sturen.
Yaptığı en önemli girişim Fransa ile gerilen ilişkileri düzeltmek oldu.Een andere missie werd de verbetering van de relatie met Frankrijk.
En önemli görevlerden birini, yani ekonomiyi düzeltme işini üstlendi.Zijn belangrijkste opdracht werd om de financiën beter op orde te brengen.
Sol kanat çökmüştü ve bunu düzeltmeye olanak yoktu.De gyronef is stuk en het lukt niet deze te repareren.
Sıvı elektrolit dengesizliğini düzeltmek için gerekli sıvılar verilir.Met het infuus moeten elektrolytstoornissen worden gecorrigeerd.
O da düzeltmeye yanaşmadı.Hij laat zich niet corrigeren.
Ancak Ugan'ın düzeltmelerinden memnun olmadı ve ateş püskürerek bu mektubu yazdı.Oom Herman is hem echter opnieuw te snel af en verbrandt de brief.
Sürekli Freddie ve Sam'in aralarını düzeltmeye çalışır.De relatie tussen Freddie en Sam verloopt niet altijd even goed.
"Düşündüm de, 'Eğer bozuk değilse düzeltmeye çalışma.'""Zeg niet op voorhand wat je gaat doen; want indien je faalt, zal je uitgelachen worden."
Erken doğan bebeklerde görülen hemolitik anemiyi düzeltmek en yaygın kullanım alanıdır.Het risico wordt groter wanneer er een beademingssysteem moet worden gebruikt bij te vroeg geboren baby's.
Düzeltme yapmak bazen yazmaktan daha zordur.Verbeteren is soms moeilijker dan schrijven.
Düzeltmeler için teşekkürler.Bedankt voor de verbeteringen.
Yoksul geçimini düzeltmek için her yolu dener.Armoede zoekt list.
Acil durum önlemleri durumu düzeltmeye yetmedi.Doraźne działania nie naprawiły sytuacji.
Genelde sorunları düzeltmek yerine daha kötü eder.Często sprawia więcej kłopotów niż pożytku.
Reparo: Zarar görmüş veya kırılmış nesneleri düzeltmek için kullanılır.Opis: naprawia zepsute lub zniszczone przedmioty.
Darbe ölçer uzay aracı, çarpışmadan önceki son iki saatte üç düzeltme manevrası gerçekleştirdi.Sonda wykonała trzy korekty w dwóch ostatnich godzinach przed przelotem.
1.0.1 versiyonun özellikleri bunlardır: Hata düzeltmeleri.W wersji 1.0.1 usunięto błąd związany z wpisywaniem znaków specjalnych.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Frank obwiniał za to wszystko Jerry'ego.
Lucas, Peyton ve Brooke ile aralarını düzeltmeye çalışır.Przed wyjazdem Lucasa Peyton i Brooke dochodzą do porozumienia.
2. Sürüm (Mayıs 2004) çeşitli küçük değişikliklerden oluşan düzeltme sürümü.2, Kielce 2004 Generacja wielkiej zmiany.
Yıllar içinde hata düzeltme problemi üzerinde çalışarak çok güçlü bir dizi algoritma yarattı.Przez kolejne kilka lat pracował nad problemem korekcji błędów.
Her şeye rağmen evliliğini düzeltmek istedi.Postanowił zatem zaaranżować małżeństwo.
Versiyda birkaç küçük değişikliler - SMS ve Hata düzeltmeleri oldu.Kolejne wersje wprowadzały nieznaczne usprawnienia oraz poprawki błędów.
Lübnan pasaport sorunlarını düzeltmek.Historia lubelskiej lekkoatletyki.
Çocukların aralarında kavga etmelerine kızar ve arayı düzeltmeye çalışır.Nastolatkowie często się kłócą i rywalizują ze sobą, jednak podobają się sobie.
II. Felix atlanarak Felix isimli Papaların numaralandırılmasında düzeltme yapılmıştır.Felix III borde med rätta benämnas Felix II, då Felix II var motpåve.
Bu kişinin tövbe edip Yahudiliğe geri dönmesi ve ebeveyninin yanlışını düzeltmesi hakkı vardır.Hon försöker rätta till faderns fel och misstag, och rentvå hans namn.
Gök ölçümünün temel taşı hata düzeltmedir.En grundläggande del av astrometrin är felkorrektion.
Çeşitli anti yansıtma çözeltiler Bu problemi düzeltmek için kullanılmıştır.Nästan all modern antireflexbehandling görs på detta sätt.
Her şeyi düzeltmek Jerry'ye düşer.Det är upp till X-men att ställa allt till rätta.
Akımlar da,çünkü voltajı ve çeken direnci düzeltmek için azaltılacak.Orsaken är att de går sönder även vid en mild påkörning och måste lagas.
2.0 düzeltmesinin bir sonraki yayın olması planlanmaktadır.Nu är dock version 2.6 på gång att starta.
Hata düzeltmesi.Виправлення помилок.
Yıllar içinde hata düzeltme problemi üzerinde çalışarak çok güçlü bir dizi algoritma yarattı.Протягом декількох років він проводив багато часу над побудовою ефективних алгоритмів виправлення помилок.
Genel hata düzeltmeleri ve iyileştirmeler yapıldı.Виправлено помилки та внесено покращення.