Ana içeriğe geç
Sözlük

düz ile cümle

düz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Durum düzeliyor, hadi neşelen!The situation is improving, so cheer up!
Durum düzeliyor, hadi keyiflen!The situation is improving, so cheer up!
Lütfen bana bir sonraki toplantının ne zaman düzenleneceğini söyle.Please tell me when the next meeting will be held.
Aşağıdaki cümleleri düzeltin.Correct the following sentences.
Odanı temiz ve düzenli tut.Keep your room neat and tidy.
Kartlarınızı masaya yatırın ve bana düz bir cevap verin!Lay your cards on the table and give me a straight answer!
Tüm düzenlemeler bizim kalkmadan önce yapılmalıdır.All the arrangements should be made prior to our departure.
En kısa sürede toplantının düzenlenmesini istiyoruz.We want the meeting arranged as soon as possible.
Üst düzey yöneticiler astlarına eğitim vermek için çok zaman harcıyorlar.Senior executives spend a lot of time training their subordinates.
Umarım durumu bir an önce düzeltirsin.I hope you will correct the situation immediately.
Düzenli olarak yemek zorundasın.You have to eat regularly.
Taze sebzeler sağlığı düzenler.Fresh vegetables promote health.
Âdetlerim düzenli.My period is regular.
Akıllı insanlar başkalarının hatalarıyla kendi hatalarını düzeltirler.By other's faults wise men correct their own.
İnsanlar sadece ne olduklarını göstererek düzeltilebilir.Men can only be corrected by showing them what they are.
Bir zamanlar insanlar dünyanın düz olduğuna inanırdı.People once believed the world was flat.
Düzinelerce insan istasyonun önünde toplandı.Dozens of people gathered before the station.
Hükümet eğitimi yeniden düzenliyor.The government has been reforming education.
Enflasyon belli bir düzeye ulaştığında Hükümetler genellikle fiyat kontrolüne başvururlar.Governments usually resort to price control when inflation has reached a certain level.
Her durumda, atletik karşılaşma düzenlenecek.Rain or shine, the athletic meet will be held.
Çiçek düzenlemeyi öğrenmek istiyorum.I'd like to learn how to arrange flowers.
Bu düzenlemeyi severim.I love this arrangement.
Bizim alıştırmaları öğretmen düzeltir.The teacher corrects our exercises.
Fiyatlar kesinlikle savaş sırasında düzenlendi.Prices were strictly regulated during the war.
Brown ikizleri, son zamanlarda her ikisi de evlendi, bir parti düzenledi.The Brown twins, both of whom got recently married, held a party.
Bir genel seçim mayıs ayında düzenlenecek.A general election will be held in May.
Muhteşem tapınakta kutsal tören düzenlendi.The sacred ceremony was held in the magnificent temple.
Vücut sıcaklığı öğleden sonra en yüksek düzeydedir.Body temperature is highest in the afternoon.
Bazı erkek çocukları düzenli olarak yıkanmaktan hoşlanmazlar.Some boys don't like to bathe regularly.
Dünyanın düz olduğuna inanılıyordu.It was believed that the earth was flat.
Düz bir çizgi çiz.Draw a straight line.
Düz bir çizgi çizin.Draw a straight line.
Düzenli testler almaya ek olarak, bizim uzun bir deneme teslim etmemiz gerekiyor.In addition to taking the regular tests, we have to hand in a long essay.
En iyisi düzenli olarak dişçiye gitmektir.It's best to go to the dentist at regular intervals.
Düzenli bir iş arıyorum.I'm looking for some regular work.
Ölçülü düzeyde egzersiz yapmak sağlık için yararlıdır.Taking moderate exercise is good for the health.
Hava düzeldi.The weather has improved.
Hava düzelene kadar burada kalabilirsiniz.We may as well stay here till the weather improves.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Fakuoka Maratonu pazar günü düzenlendi.The Fukuoka Marathon was held on Sunday.
Giriş töreni saat onda düzenlenecek.The entrance ceremony will be held at 10 o'clock.
Onun İngilizcesi oldukça iyi düzeliyor.His English is coming along pretty well.
Onun sağlığı yavaş yavaş düzeliyor.His health is improving little by little.
Onun odası her zaman düzenli.His room is always tidy.
Onun odası her zaman düzgün.His room is always in good order.
Onun odası her zaman düzensizdir.His room is always out of order.
O bana düz bir cevap verdi.He gave me a flat answer.
Onun nabız düzenli mi?Is his pulse regular?
Onun hikayesinin düzmece olduğu ortaya çıktı.His story turned out to be false.
Onun hikayesi düzmece olamaz.His story can't be false.
Onun hikayesi düzmece görünebilir fakat her şeye rağmen gerçektir.His story may sound false, but it is true for all that.
O, birkaç düzeltme yaptı.He made several corrections.
O düz bir ret verdi.He gave a flat refusal.
Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.He was a regular member of the soccer club.
O, o piyano müziğini keman için düzenledi.He arranged that piano music for the violin.
O, odayı düzenledi.He put the room in order.
En kısa sürede bir toplantı düzenlenmesini önerdi.He suggested that a meeting be held as soon as possible.
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.He drew a straight line with his pencil.
O yere düz düştü.He fell flat on the floor.
Onun Japonya hakkında düzinelerce kitabı var.He has dozens of books about Japan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod