Ana içeriğe geç
Sözlük

düz ile cümle

düz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sürücüyü düzenli olarak birleştirmeniz gerekiyor.You need to defragment the drive on a regular basis.
Düz gidin.Go straight.
Tom düzenli, ama Mary değil.Tom is tidy, but Mary isn't.
Lütfen onu senin için düzeltmeme izin ver.Please let me fix that for you.
Odamı pek düzenli tutmuyorum.I don't keep my room very tidy.
Onu pek düzenli yapmıyorum.I don't do that very regularly.
Tom bir düzine yumurta almak için mağazaya girerken Mary'yi arabada bıraktı.Tom left Mary in the car while he ran into the store to buy a dozen eggs.
Tom düzenli değildir ama Mary düzenlidir.Tom isn't organized, but Mary is.
Tom benim kadar düzenli değil.Tom isn't as neat as I am.
Onu düzeltemedim.I wasn't able to fix that.
Düzgün bir iş bulamıyorum.I can't find a decent job.
Tom'un düzensiz olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is disorganized.
Onu senin için düzelteyim.Let me fix that for you.
Onu düzelteceğim.I'm going to fix that.
Tom'un bu kadar düzenli olacağını sanmıyordum.I didn't think Tom would be so organized.
2018 Kış Olimpiyat Oyunları, Pyeongchang'da düzenlenecek.The 2018 Winter Olympic Games will be held in Pyeongchang.
Tom, Sevgililer Günü'nde Mary'ye bir düzine gül gönderdi.Tom sent Mary a dozen roses on Valentine's Day.
Yaşlı adam bir düzine büyük krep sindirmeye çalışırken öldü.The old man died while trying to digest a dozen large pancakes.
Sami onu düzeltecek.Sami is gonna fix that.
Sami, Kahire'de bir düzineden fazla kadınla buluştu.Sami dated more than a dozen women in Cairo.
Sami bu pencereyi düzeltebilir.Sami can fix this window.
Plakalar nerede düzenlenmiş?Where are the plates arranged?
Tom, Mary'nin tereyağını düzenli olarak çaldı.Tom stole Mary's butter on a regular basis.
Sami düzenli olarak esrar içmeye başladı.Sami started smoking dope regularly.
Yumurtalar Amerika'da genellikle düzineler halinde satılıyor.Eggs are usually sold by the dozen in America.
Sami neredeyse her şeyi düzeltebilirdi.Sami could fix almost anything.
Sami bir motosiklet grubu düzenlemeye yardım etti.Sami helped organize a motorcycle group.
Tom, Mary'nin evini yeniden düzenledi.Tom remodeled Mary's home.
Sami, Youtube'da düzenli olarak video yayınlıyor.Sami regularly posts videos on YouTube.
Sami videoları daha düzenli olarak yayınlayacak.Sami is going to post videos more regularly.
Sami, Leyla'nın cinayetini düzenledi.Sami arranged Layla's murder.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşımak için düzenlemeler yaptı.Sami made arrangements to transport his furniture to Cairo.
Sami düzinelerce hap ve bir şişe tekila yuttu.Sami has swallowed dozens of pills and a bottle of tequila.
Sami onu çabucak düzeltebilir.Sami could fix that quickly.
Tom'un saçı nemle birlikte düzleşti.Tom's hair went flat with the humidity.
Tom korkunç düzeyde utangaçtır.Tom is terribly shy.
Tom her şeyin nasıl düzeltileceğini biliyor.Tom knows how to fix everything.
Büyük bir parti düzenledik.We organized a huge party.
Bir gülümseme, her şeyi düzelten bir eğridir.A smile is a curve that sets everything straight.
Lütfen yanlış ya da tuhaf ise cümleyi düzenleyin.Please edit the sentence if it is wrong or awkward.
Tom her şeyi düzenledi.Tom orchestrated the whole thing.
Tom'un düzensiz olduğunu biliyorum.I know Tom is disorganized.
Tom'un düzenli olduğunu biliyorum.I know Tom is methodical.
Tom her şeyi düzeltti.Tom has fixed everything.
Tom bunu derhal düzelttirecek.Tom will have that fixed right away.
Düzenli çalışıyor musunuz?Do you work out regularly?
Çok düzenlisin, değil mi?You're very methodical, aren't you?
Bunu nasıl düzelteceğini bilen tek kişi sensin, değil mi?You're the only one who knows how to fix that, aren't you?
Tom düzgün bir konuşmacı, değil mi?Tom is a smooth talker, isn't he?
Tom'un düzelme şansı az.There's little hope Tom will recover.
Tom bunu düzeltecek, değil mi?Tom is going to fix that, isn't he?
Sami pazartesi ve perşembe günleri düzenli olarak oruç tutar.Sami regularly fasts on Mondays and Thursdays.
Tom eliyle saçını düzeltti.Tom ran his hand back through his hair.
Tom'un düzenli bir işi yok.Tom doesn't have a regular job.
Tom düzenli müşteri değil.Tom isn't a regular customer.
Bilgisayarında videolar düzenledi.He edited videos on his computer.
Tom iki dil biliyor, ama ikisini de anadil düzeyinde konuşamıyor.Tom speaks two languages, but he doesn't sound like a native speaker of either.
İki gündür beni öksürük tutuyor ve hâlen de durum düzelmedi.I have had a cough for two days, and it still isn't any better.
Ali, Sami'nin düzenlediği bir iftara katıldı.Ali attended an Iftar meal hosted by Sami.
Tom, John'un düzenlediği bir akşam yemeğine katıldı.Tom attended a dinner hosted by John.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod