Ana içeriğe geç
Sözlük

düz ile cümle

düz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sami atlarıyla birlikte ona yardım etmek için düzenli olarak Leyla'nın mülküne gitti.Sami went to Layla's property regularly to help her with the horses.
Onu düzeltmeyecek misin?Aren't you going to fix it?
Bu yer görece düşük kirlilik düzeyine sahip gibi görünüyor.This place seems to have relatively low levels of pollution.
Tezimi düzeltecek birisine ihtiyacım var.I need someone to proofread my thesis.
Yazımı düzeltecek birisine ihtiyacım var.I need someone to proofread my essay.
Kitabımı düzeltecek birisine ihtiyacım var.I need someone to proofread my book.
Leyla'nın düzenli bir işi vardı.Layla had a regular job.
Leyla düzenli ziyaretlerinden biri için Sami'nin evine geldi.Layla arrived at Sami's house for one of her regular visits.
Tom'un saçı düzgün biçimde taranmıştır.Tom's hair is neatly combed.
Onu nasıl düzelteceğini anladın mı?Have you figured out how to fix that?
Eski ordudan geriye kalan, mevcut düzeni destekliyor ve belki de önde götürüyor.A remnant of the old army is supporting and perhaps leading the current chaos.
Düzeltmek zordu.It was difficult to fix.
Sami çok akıllı ve düzenliydi.Sami was so smart and organized.
Sami oldukça düzenliydi.Sami was quite organized.
Partiyi düzenleyen Tom'du.Tom was the one who organized the party.
Tom düzgün biçimde yemek yemiyor.Tom hasn't been eating properly.
Sami'nin, Leyla'nın düzensiz davranışları nedeniyle kafası karışmıştı.Sami was confused by Layla's erratic behavior.
Sami düzenli iş elbiselerini giydi.Sami wore his regular work clothes.
Ön çimenimde düzeltilecek büyük bir çalı var.I have a large shrub in my front lawn that needs to be trimmed.
İncil'i düzenli olarak okuyor musun?Do you regularly read the Bible?
Mary düz göğüslü kadınları tercih eder.Mary prefers flat-chested women.
Yazar önemli bir süre yanıt vermediğinden düzeltme yaptım.Since the author hasn't responded for some considerable time, I have made the correction.
Finansman düzenlenene kadar projeyi arka planda tutmak zorunda kaldılar.They had to put that project on the backburner until financing was arranged.
Mary düzgün vücutlu bir kadın.Mary is a curvy woman.
Her yıl Avusturya Alp'lerinde birkaç düzine dağcı ölmektedir.Several dozen mountaineers die each year in the Austrian Alps.
Öğretmen öğrencilerin hep birlikte masalarını yarım daire şeklinde düzenlemelerini istedi.The teacher asked the students to draw their desks together into a semicircle.
Sanırım bunu düzeltebilirim.I could fix that, I think.
Tom bilgisayarı düzeltmeye çalıştı.Tom has tried to fix the computer.
Tom muhtemelen düzenli olacak.Tom is likely to be organized.
Tom bunu düzenli olarak yapmaz.Tom doesn't do that regularly.
Her şeyi düzelttin mi?Have you fixed everything?
Düzenli egzersiz yapıyor musun?Do you exercise regularly?
Tom Mary'nin moralini düzeltmeye çalıştığını söyledi.Tom said he tried to cheer Mary up.
Tom birçok kitap düzenledi.Tom has edited many books.
Tom'un Mary'nin moralini düzelteceğini düşündüm.I thought Tom could cheer Mary up.
Bir düzine yumurtaya ihtiyacım vardı.I needed a dozen eggs.
Tom Mary'nin düzensiz olduğunu söyledi.Tom said Mary is disorganized.
Tom'un bunu düzgün bir şekilde yapacağını biliyordum.I knew Tom would do it properly.
Tom düzenli gibi görünüyor.It looks like Tom is organized.
Tom bana Mary'nin düzenli olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was disorganized.
Tom hâlâ düzensiz.Tom is still disorganized.
Lütfen düz gidin.Please go straight.
Tom düzenli değildi.Tom wasn't neat.
Bir aile toplantısı düzenledik.We had a family meeting.
Mary, bunu onun için düzeltmemi istiyor.Mary wants me to fix this for her.
Tom eskiden olduğu kadar düzensiz değil.Tom isn't as disorganized as he used to be.
Tom pazartesi günü diş düzeltim uzmanına gitti.Tom went to the orthodontist on Monday.
Bu yoldan düz gidin.Go straight down this road.
Tom hâlâ bunu nasıl düzelteceğini bulmaya çalışıyor.Tom is still trying to figure out how to fix that.
Tüm seyahat düzenlemelerine dikkat edeceğim.I'll take care of all the travel arrangements.
Tom düzenlemeler üzerinde çalışıyor.Tom is working on the arrangements.
Tom'un dairesi çok düzenli.Tom's apartment is very tidy.
Tom bunu düzeltmek istemiyor.Tom doesn't want to fix that.
Tom Mary'nin moralini düzeltmek istiyordu.Tom wanted to cheer Mary up.
Tom bunu düzeltmek istemedi.Tom didn't want to fix that.
Bu partiyi Tom düzenledi.Tom organized this party.
Tom bu partiyi düzenledi.Tom organized this party.
Tom bunu düzeltecek.Tom is going to fix this.
Tom onu düzeltecek.Tom is going to fix that.
Tom evini düzenlemek istiyor.Tom wants to declutter his home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod