Ana içeriğe geç
Sözlük

düz ile cümle

düz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Sağduyu düzenlemeye ihtiyacımız var.We need common sense regulation.
Bunu nasıl düzeltebileceğimizi çözmeliyiz.We must figure out how to fix this.
Bunun bir düzelticiye ihtiyacı var.This needs a proofreader.
Kimse bunu düzeltmedi mi?Did no one proofread this?
Bu anlaşılır biçimde düzeltilmedi.This clearly hasn't been proofread.
Biri bunu düzeltmedi mi?Didn't anyone proofread this?
Bunu zaten düzelttin mi?Have you proofread this already?
Bunu düzelttin mi?Did you proofread this?
Neden Tom'un bunu senin için düzeltmesini istemiyorsun?Why don't you ask Tom to proofread this for you?
Bir senfoni orkestrası için bu parçanın düzenlemesini yazmıştım.I wrote an arrangement of this piece for a symphony orchestra.
Bunu düzeltmeye çalışmak için çok zaman harcadım.I've spent a lot of time trying to fix this.
Bir düzine yumurta ve bir somun ekmek aldım.I bought a dozen eggs and a loaf of bread.
Hep çok düzgün giyiniyorsun.You're always very neatly dressed.
Sen genellikle oldukça düzenlisin.You're usually quite organized.
Genellikle oldukça düzenliyimdir.I'm usually quite organized.
Sen çok düzensizsin.You're very disorganized.
Sen çok düzenlisin.You're very methodical.
Ben çok düzensizim.I'm very disorganized.
Hatalarımı düzelttiğiniz için teşekkürler.Thanks for correcting my mistakes.
Hatalarımı düzelttiğiniz için gerçekten minnettarım.I really appreciate you correcting my mistakes.
Vikipediyi düzenliyorum.I edit Wikipedia.
Düz ilerleyin ve işaretleri takip edin.Go straight ahead and follow the signs.
Ben çok düzenliyim.I'm very methodical.
Düşmanlar gece saldırı düzenledi.The enemies made an attack at night.
Düzenlemeler olmamalıdır.There should be no regulations.
Düzenlemeler verimliliğe zarar verir.Regulations harm efficiency.
Düzenlemeler kârlara zarar verir.Regulations harm profits.
Düzenlemeler işçileri korur.Regulations protect workers.
Pazar düzenlenmelidir.The market should be regulated.
Düzenlemeler ekonomiyi öldürüyor.Regulations are killing the economy.
Düzenlemeler ekonomimizi öldürüyor.Regulations are killing our economy.
Bu düzenlemeler sürdürülemez.These regulations are unsustainable.
Denemem Tom tarafından düzeltildi.I had my essay corrected by Tom.
Denememi Tom'a düzelttirdim.I got Tom to correct my essay.
Tom denememi düzeltti.Tom corrected my essay.
Mary saçlarını düzleştirmek için bir ütü kullandı.Mary used a flat iron to straighten her hair.
Düzenin bozucu davranış nedeniyle okuldan uzaklaştırıldım.I was suspended from school for disorderly conduct.
Saat çoktan 2.30 oldu ama Maria hala masasında oturup ödev düzeltiyordu.It was already 2:30 AM, but Maria was still sitting at her desk and correcting homework.
Sami hayal edebileceğiniz her şekilde Leyla'ya cinsel saldırı düzenledi.Sami sexually assaulted Layla in every way you can imagine.
Umarım kısa sürede onu düzelttirebiliriz.I hope we can get that fixed soon.
Onu düzeltebileceğimizi umuyorum.I hope we can fix that.
Düz saçlara sahibim.I have straight hair.
Bu yazıyı benim için düzeltebilir misin?Can you proofread this essay for me?
Denememi düzeltir misin?Could you proofread my essay?
Denememi düzeltmek için okuyorum.I'm proofreading my essay.
Leyla, çocuklarıyla bir buluşma düzenledi.Layla organized a get-together with her kids.
Onun nasıl düzeltileceğini bilmiyor musun?Don't you know how to fix it?
Bunun nasıl düzelteceği ilgili herhangi bir fikir var mı?Any ideas on how to fix this?
Bunu düzgün biçimde yapmıyor muyum?Am I not doing this properly?
Bu sorunu nasıl düzelteceğiz?How do we fix this problem?
Bunu düzeltmeme yardım edebilir misin?Can you help me fix this?
Sen inanılmaz düzeyde sinir bozucusun.You're incredibly annoying.
Leyla hala düzeliyordu.Layla was still recovering.
Leyla onun hatasını düzeltmek için hiçbir şey yapmadı.Layla did nothing to correct his mistake.
Onu düzene koyduğumuzdan memnun değil misiniz?Aren't you glad we cleared that up?
Parkta düzenli olarak koşarım.I regularly run in the park.
Bu partiyi düzenleyen siz değil misiniz?Aren't you the one who organized this party?
Bunu düzeltebileceğini düşünmüyor musun?Don't you think you can fix this?
Onu düzeltebileceğini düşünmüyor musun?Don't you think you can fix that?
Sami düzenli olarak okula bir bıçak götürdü.Sami took a knife to school on a regular basis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
düz ile cümle - Sayfa 22 - düz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App