Ana içeriğe geç
Sözlük

düz ile cümle

düz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom düzgün bir konuşmacıydı.Tom was a smooth talker.
Seni düzeltmekten nefret ediyorum.I hate to correct you.
Sen düztaban mısın?Do you have flat feet?
Onu düzeltiyorlar.They're fixing that.
Zaman bunu düzeltecek.Time will fix this.
O düzeltilebilir.That's fixable.
Onlar bu yolun yüzeyini düzleştirdiler, bu yüzden o şimdi çok daha güvenli.They've evened out the surface of this road, so it is a lot safer now.
Onu düzeltmeye çalışacağım.I'll try to fix it.
Onu senin için düzeltebilip düzeltemeyeceğimi görelim.Let me see if I can fix that for you.
Belki de Tom onu düzeltmenize yardım edebilir.Maybe Tom can help you fix that.
Birisi bunu düzeltemez mi?Can't someone fix this?
Bunu düzeltmeye çalışacağım, ancak söz veremem.I'll try to fix this, but I can't make any promises.
Bunu düzeltmeye çalışacağım, ancak yapamayabilirim.I'll try to fix this, but I might not be able to.
Bunun düzeltilebileceğini sanmıyorum.I don't think that can be fixed.
Tom saatleri düzeltmekte iyidir.Tom is good at fixing watches.
Tom'un çok düzgün el yazısı var.Tom has very neat handwriting.
Tom masasını düzenledi.Tom straightened up his desk.
Tom'un evi düzenli.Tom's house is tidy.
Tom'un düzinelerce Fransızca kitapları var.Tom has dozens of French books.
Protestoyu düzenleyen öğrenci bu.This is the student who organized the protest.
Ben düzensizim.I'm untidy.
Düzenli değilim.I'm not neat.
Hayvanlarla ilgili düzenlemelerin olduğunu çok iyi bilirsiniz.You know perfectly well that there are regulations concerning animals.
Her şeyi düzgün biçimde yapmak istiyorum.I'd like to do things properly.
Çiçek düzenlemesinden hoşlanmıyor musun?Don't you like the flower arrangement?
Sorunu nasıl düzeltiyoruz?How do we fix the problem?
O sorunu düzeltebilirseniz bundan gerçekten memnun olurum.I'd really appreciate it if you could fix that problem.
Fadıl soygunu düzenlediğini itiraf etti.Fadil confessed to setting up the robbery.
İşleri düzeltirim.I fix things.
Bu uygulama, İngilizce düzeyinizi geliştirmenize yardımcı olacaktır.This app will help you improve your English level.
Ben onu zaten düzelttim.I've already fixed that.
Bunu düzeltmek ne kadar sürer?How long will it take to fix this?
Mary düz görünümlü bir kızdır.Mary is a plain-looking girl.
Kısa sürede düzeldim.I got well soon.
Umarım her şey düzgünce gider.I do hope everything will go smoothly.
Bunu nasıl düzeltmemiz gerektiğini düşünüyorsun?How do you think we should fix this?
Zaten onu düzelttiler.They've already fixed it.
Onu düzeltmek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to make it right.
Sana onu yapmamanı bir düzine kez söyledim.I've told you a dozen times not to do that.
Bu sorunları nasıl düzeltmemiz gerekir?How are we supposed to fix these issues?
İşleri düzeltmek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to make things right.
Hiç düzgün değildim.I never was neat.
Hatamı düzeltmek için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to correct my mistake.
Düz ayaklarım var.I have flat feet.
Ben düz tabanım.I have flat feet.
Göçmenlik sistemimizi yeniden düzenlememiz gerekir.We need to reform our immigration system.
Telefonumda, nadiren kullandığım düzinelerce uygulamam var.I have dozens of apps on my phone that I seldom use.
Tom çok düzenli.Tom is very neat.
Neredeyse her şeyi düzeltebilirim.I can fix almost anything.
Her şeyi düzelttim.I've fixed everything.
Tom bugün Mary ile ortak bir basın toplantısı düzenledi.Tom held a joint press conference with Mary today.
Bu cadde düz.This street is straight.
Fadıl o gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.Fadil made about a dozen phone calls that night.
Onu düzeltmek istiyorum.I want to fix that.
Düzeltilmesi gereken bir şey buldunuz mu?Did you find anything that needs to be corrected?
Düzeltilmesi gereken bir şey gördün mü?Did you see anything that needs to be fixed?
Tom dün gece yaklaşık bir düzine telefon görüşmesi yaptı.Tom made about a dozen phone calls last night.
Sen çok düzenli görünüyorsun.You seem to be very organized.
Ben de bir düzine yumurta satın aldım.I also bought a dozen eggs.
Ben hala bunu düzeltmek zorundayım.I still have to fix this.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
düz ile cümle - Sayfa 21 - düz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App