dürüstlük ile cümle
dürüstlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Acımasız dürüstlük, büyüme ve değişimle ilgili.Über Verletzlichkeit, Mut und Veränderung.
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.Für sie zählt einzig Tugend in Armut.
Bu adamın dürüstlük ile yakından uzaktan alakası yok.Cet homme est tout sauf honnête.
Dürüstlük büyük bir erdemdir.La sincérité est une grande vertu.
Yasalar güven ve dürüstlük ilkesine göre işler.Elle s´appuie sur les principes d´honnêteté et de crédibilité.
Güneş ve dürüstlük.Respeto y honestidad.
Bir hak, medeni kanuna göre dürüstlükle bağdaşır olmalıdır.Yo reconozco que debe haber una perfecta igualdad al concederse los derechos civiles.
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.La única dificultad posible en este punto la constituyen los casos, de intersexualidad.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Pero en honor a la verdad, hay que decir que el cargo era infundado.
On Emir Ahlaki yasalar - cinayet, hırsızlık, dürüstlük, zina vb.Essa contiene: Dieci comandamenti Leggi morali (omicidio, furto, onestà, adulterio ecc.)
Bir Dürüstlük Dürterölçer gizlenme büyülerini ve büyülü nesneleri ortaya çıkarır.Le sei fate devono tenere nascosta la loro vera identità e i loro poteri magici.
Dinsel törensiz dürüstlük, kabalığa dönüşür.""Qua e là la sincerità diventa verità.
Dürüstlük en iyi politikadır.Честность - лучшая политика.
Güneş ve dürüstlük.Чудо и честность.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.أمَّا الإجماع العام فهو مرفوض، لأنه لا يوفر أيضاً ضمانة شرعيَّة.
Dinsel törensiz dürüstlük, kabalığa dönüşür."في المسابقات الرياضية، من الخطأ أن تغضب".
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Maar ik erken, zelfs in bijzondere vraagstukken, geen onfeilbaar gezag.
Suskunluk sarmalı Dürüstlük Nifak Münafık Mukadderat ve İcabat,Bedri RuhselmanOnterende straf Schaamschot Schaamstreek Schaamhaar
Güneş ve dürüstlük.Moed en deugd.
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.Jedynym wyznacznikiem moralności jest zwykła uczciwość.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Отже, різниця, фактично, не носить юридичного характеру.
Yapıtta oluşturulan üç temel öge: Sağduyu, adalet ve dürüstlüktür.«Наша програма побудована на трьох фундаментальних цінностях: воля, правда, справедливість.
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.Jeho hlavní charakteristikou je spravedlivost.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Îmi iau răspunderea în mod formal și spun că nu există lege...
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.Näiden tärkein ominaisuus oli kuitenkin yksinkertaisuus.
Güneş ve dürüstlük.Rehellisyys ja epärehellisyys.
Güneş ve dürüstlük.Helse og ærlighet.
"Zenne: Dürüstlük bazen öldürür".Kadang satirnya positif membunuh."
Dinsel törensiz dürüstlük, kabalığa dönüşür."Ngay thẳng mà thiếu lễ sẽ trở nên thô lỗ.".
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Nếu không phán đoán thì ta không có sai lầm, mà cũng không có được chân lý.
Bu dürüstlük bazen başına bela bile olmaktadır.その無邪気さが時にトラブルを起こす。
1.Maceradaki başlığı Dürüstlük.第1章の主人公。
Bu ilişkide önemli olan tek şey dürüstlüktü.本人曰く、正直だけが取り柄。
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.雖然官方說明會採取法律行動,但最後並沒有任何明顯的行動。
Bir dürüstlük ve alçakgönüllülük adamıydı.정국보는 성정이 온순하고 겸손한 사람이었다.
Politikada beyaz renk temizlik, dürüstlük çağrışımları yaptığı için sık kullanılır.일반적으로 하얀 음식은 그 색깔 때문에 청렴과 진심을 상징하는 것으로 인식된다.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.그리고 권한 내의 행위인 이상 그것이 정당한가 부당한가를 가리지 않는다.
Güneş ve dürüstlük.צדק ויושר.
Yasalar güven ve dürüstlük ilkesine göre işler.בשבילנו זה עניין של ביטחון ושל עקרונות.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.בנאמנות מכוח הדין, לעומת זאת, לא תמיד נדרשת הסכמת הנאמן.
Bir dürüstlük ve alçakgönüllülük adamıydı.Бил начетен и скромен човек.
Bir Dürüstlük Dürterölçer gizlenme büyülerini ve büyülü nesneleri ortaya çıkarır.Otkriva skrivene stvari, razotkriva vještice i čarobnjake.
Ama dürüstlükle söylemeliyiz, elbette hiçbir yasal sorumluluk kabul etmiyoruz.Pravo se poštuje bezuvjetno, pa nije moguće poslušnost uvjetovati suglasnošću.
Yasalar güven ve dürüstlük ilkesine göre işler.Bavi se obranom vjere i vjerničke prakse.
Yapıtta oluşturulan üç temel öge: Sağduyu, adalet ve dürüstlüktür.Kiti pamatiniai visos privatinės teisės principai – teisingumas, sąžiningumas ir protingumas.
Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.Chẳng phải cậu từng nói, đã có lòng theo đến tận đây hãy thành thật chút sao?
Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.Kau bilang harus jujur adan itu membutuhkan banyak usaha untuk datang kesini!
Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.Mi hai detto che dato che sono venuto fin qui, sarei dovuto essere pių onesto.
Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.Te mondtad, ha már idejöttem, legalább legyek őszinte.
Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.Tu m'as dit que vu que j'étais ici, je devrais être plus honnête.
Bana buraya gelerek gösterdiğim çabayı... ...dürüstlükte de göstermemi söylemiştin.لقد طلبت مني أن أكون صريحا و هذا مجهود كبير اقوم به للمجيء إلى هنا
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Ale Boeun nemal na výber. Jediný zločin, že je odhodlaná sa poskytovanie svoju chorú dedka posledné želanie.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Cô ấy chỉ có tội là đã hứa với người ông đang bị ốm của mình rằng, sẽ thực hiện điều ước cuối cùng của ông.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Dar Boeun avut de ales. Crimă este comisă numai ea a fost acordarea de dorința bunicului ei bolnav la ultimul.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Heer Intern, snijd de saaie onzin en tonen ons wat eerlijk.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Interna, narezana dolgočasno sranje in nam kažejo nekateri pošteno. G.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Intern señor, corte la mierda aburrida y nos muestran un poco de honestidad.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mas Boeun não tinha escolha. O único crime que ela está comprometida concedia último desejo de seu avô doente.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.M. le Stagiaire, arrêtez ces foutaises et soyez honnête.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr Magang, memotong omong kosong membosankan dan menunjukkan kita beberapa kejujuran.