dürüstlük ile cümle
dürüstlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr Magang, memotong omong kosong membosankan dan menunjukkan kita beberapa kejujuran.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Mr Praktikant, skär tråkiga skit och visa oss några ärligt.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Pane praktikante, ukončete ty nudný žvásty a řekněte nám něco upřímnýho.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Sr. Interno, corte con esa basura aburrida y muéstrenos algo honesto.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Thầy hãy bỏ qua những đoạn không cần thiết và nói cho chúng em biết sự thật đi
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Але Boeun не було вибору. Єдине злочин скоєно вона була наданні останнє бажання хворої дід.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Господине, стига с глупостите, кажете ни нещо истинско.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.Мистер интерн, прекратите нести эту скучную чушь и будьте с нами более откровенны.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.הפשע היחיד שהיא היה מחויבת מתן משאלתו האחרונה של סבה החולה.
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.إنّ الجريمة الوحيدة أنها كانت ملتزمة منحة أمنية جدّها المريض الأخيرة
Bay stajyer, şu sıkıcı geyiği bırakın da bize biraz dürüstlük gösterin.السّيد المدرّب، قال الأشياء المملّة وسيرينا البعض بكل صدق
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Aku melihat lagi, dan kejujuran memaksa saya untuk jujur.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Guardai di nuovo, e l'onestà mi costringeva ad essere sinceri.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Ich schaute wieder und Ehrlichkeit zwang mich um ehrlich zu sein.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Ik keek nog eens, en eerlijkheid verplicht me om eerlijk te zijn.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.I κοίταξε ξανά, και ειλικρίνεια υποχρεωμένος να είμαι ειλικρινής.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Jag tittade igen och ärlighet tvingat mig att vara uppriktig.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.J'ai regardé de nouveau, et l'honnêteté m'oblige à être honnête.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Jeg kiggede igen, og ærlighed tvang mig til at være ærlige.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Katsoin uudelleen, ja rehellisyys pakotti minua olemaan rehellisiä.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.다시 보니, 정직 내가 솔직히 말하면 강요.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.M-am uitat din nou, şi onestitate obligat să fiu sincer.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Megnéztem újra, és a becsületesség kénytelen legyek őszinte.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Podíval jsem se znovu a poctivost mě přimělo abych byl upřímný.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Pozrel som sa znovu a poctivosť ma prinútilo aby som bol úprimný.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Sem pogledal še enkrat, in poštenost prisiljeni mi, da je odkrit.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Spojrzałem ponownie i uczciwość skłoniła mnie być szczery.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Tôi nhìn một lần nữa, và sự trung thực bắt buộc tôi để được thẳng thắn.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Погледнах отново, и честност ме принуди да бъда откровен.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Я подивився ще раз, і чесність змусила мене бути відвертим.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.Я посмотрел еще раз, и честность заставила меня быть откровенным.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda.نظرت مرة أخرى ، والصدق اضطرني إلى أن أكون صريحا.
Ben tekrar baktı ve dürüstlük bana samimi olmak zorunda."私は古いやつ、それがされている可能性がどのように表示されません。"
Besleyici öğeler ve kalori ile ilgili değildir. Paylaşma ile ilgili. Dürüstlükle ilgili.Non e' una questione di nutrizione e calorie ci fa condividere, essere onesti, ci da' un' identita'
Bizce bu içten ve kaba dürüstlük hep birlikte iyi anne-babalar olabilmemiz için kritik öneme sahip.그리고 이것은 물론 우리의 주제중의 하나이기도한데, 솔직과 잔인할 정도의 정직이 훌륭한 부모가 되는데
Bizce bu içten ve kaba dürüstlük hep birlikte iyi anne-babalar olabilmemiz için kritik öneme sahip.וזה כמובן אחד הנושאים שחשובים לנו והוא שאנחנו חושבים שגילוי לב וכנות כואבת
Bizce bu içten ve kaba dürüstlük hep birlikte iyi anne-babalar olabilmemiz için kritik öneme sahip.وهذه هي احدى افكارنا الرئيسية التي نركز عليها ونحن نعتقد ان الصراحة القاسية والمخلصة
Bizce bu içten ve kaba dürüstlük hep birlikte iyi anne-babalar olabilmemiz için kritik öneme sahip.率直で 残酷な本音こそ 私たち皆が 良い親であるために必要な
Bunun bir parçası da dürüstlük.Și parte a acelei activități e onestitatea.
Bunun bir parçası da dürüstlük.Und ein Teil dieser Tätigkeit ist Ehrlichkeit.
Bunun bir parçası da dürüstlük.Y parte de esta actividad implica honestidad.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Choć to niełatwe musimy pamiętać, że nadmierne dzielenie się to nie to samo, co szczerość.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Donc un des problèmes que nous avons est de nous rappeler, trop partager, ce n'est pas être franc.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Dunque la nostra sfida è quella di ricordare che condivisione estrema non significa onestà.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Dus een uitdaging die we hebben, is eraan te denken dat te veel delen geen eerlijkheid is.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Eine Herausforderung, an die wir denken müssen, ist, dass ein Zuviel an Mitteilen nicht Ehrlichkeit ist.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Jadi satu tantangan yang kita miliki adalah untuk mengingat, terlalu banyak berbagi, itu bukan kejujuran.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.그래서 우리에게 주어진 한 가지 쟁점은 "과도하게 공유하는 것", 그것이 "정직함"은 아니라는 사실을 기억하는 것입니다
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Por isso um desafio que temos é o de lembrar que, partilhar demais, isso não é honestidade.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Pred nami je teda jedna výzva: Zapamätajme si, nadmerné zdieľanie neznamená úprimnosť.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Så en udfordring vi har, er at huske, at dele alt, det er ikke ærlighed.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Så en utmaning vi har är att minnas, att dela med sig för mycket, det är inte ärligt.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Takže jeden z cílů, který máme je si zapamatovat, že přehnané sdílení, to není upřímnost.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Tehát az egyik kihívás az, hogy emlékezzünk, a túlzott megosztás az nem az őszinteség.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Thế nên có một thách thức mà ta cần nhớ, đó là chia sẻ quá mức không phải là chân thành.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Una dintre provocări e să ne amintim că transparența nu înseamnă sinceritate.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Uno de los retos que tenemos es recordar, compartirlo todo, eso no es honestidad.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.И поэтому наша задача весьма трудна: помнить, что вся эта излишняя открытость — это не честность.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Перед нами важливе завдання: мусимо пам'ятати, що надмірна відвертість не свідчить про чесність.
Bu nedenle sahip olduğumuz bir zorluk, aşırı paylaşımın dürüstlük olmadığını hatırlamak.Така че едно от предизвикателствата пред нас е да запомним, че прекомерното споделяне не е честност.