dürüstçe ile cümle

dürüstçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Θα δουλέψω τίμια και θα τον ξεπληρώσω!
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Я буду честно трудиться и отплачу ему!
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Eerlijk gezegd, ik heb iets gehoord van Kyung Soo Sunbae.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Ehrlich gesagt,habe ich etwas von Kyung Sunbae gehört.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.En vérité, Kyung Soo m'a dit un truc...
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Pravdupovediac, niečo som počula od Kyung Soo Sunbae.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Sanningenligt, så hörde jag nåt från Kyung Soo Sunbae.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Sejujurnya, aku dengar dari Sunbae Kyung Soo.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum. Senin bu evden taşınabileceğini duydum.In realtà ho sentito qualcosa da Kyung Soo sunbae... ha detto che potresti anche trasferirti...
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Sincera sa fiu, am auzit ceva de la Kyung Soo Sunbae.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Szczerze mówiąc to usłyszałam coś od Kyung Soo Sunbae..
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Thực lòng, mình nghe điều này từ anh Kyung Soo.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Στ'αλήθεια, άκουσα κάτι από τον Κιούνγκ Σου Σάνμπε.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.Честно говоря, я кое-что слышала от Гён Су сонбэ.
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum..في الحقيقة، لقد سمعت شيئًا من كيونغ سو سنباي
Dürüstçe, Kyung Soo Sunbae'den ( büyüğü) bir şey duydum.あんたが家を出るって聞いたから
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Ærligt sagt, jeg kalder dig "Skovens Ånd".
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Ärligt, jag kallade dig för Skogs Fen
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Eerlijk gezegd, noem ik je de geest van het bos.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Ehrlich gesagt, nenn ich dich "Der Geist des Waldes"
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum. Hey! Bu inanılmaz.Düşündüğümden daha ciddi.Je to ešte vážnejšie, než som si myslel. <i>Hej! <i>Raz, dva.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum."Honnêtement, je t'appelle l'esprit de la forêt."
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.In realtà, ti chiamo lo Spirito della Foresta.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.<i>사실, 난 당신을 숲의 정령이라고 불러요.</i>
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Sesungguhnya, Aku menjulukimu peri hutan
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Sincer, te numesc spiritul padurii.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Szczerze mówiąc, nazywam cię duchem wzgórza.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum."Thú thực, mình gọi cậu là vị thần rừng xanh."
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.Στα αλήθεια, σε φωνάζω το πνεύμα του δάσους.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.В същност, наричам те "духът на гората".
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.По правде, я называю тебя Духом Леса.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.'.למען האמת, אני קוראת לך רוח היער'
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.صراحه , انا ادعوك بروح الغابة
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum.ちょっと!
Dürüstçe söyle bana, Chris'den hoşlanmıyor musun?Dimmi, onestamente, non ti piace Chris?
Dürüstçe söyle bana, Chris'den hoşlanmıyor musun?Dis le moi honnêtement, tu n'aimes pas Chris ?
Dürüstçe söyle bana,Katakan dengan jujur.
Dürüstçe söyle bana,솔직히 말해봐
Dürüstçe söyle bana,Powiedz szczerze.
Dürüstçe söyle bana,Säg mig ärligt.
Dürüstçe söyle bana,Sag mir ehrlich.
Dürüstçe söyle bana,Spune-mi sincer.
Dürüstçe söyle bana,Thành thật nói cho mình biết đi.
Dürüstçe söyle bana,Wees eerlijk.
Dürüstçe söyle bana,Πες μου ειλικρινά.
Dürüstçe söyle bana,Скажи честно.
Dürüstçe söyle bana,أخبرني بصراحة
Dürüstçe söyle bana,クリスの事、嫌い?
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Debo decir, honestamente, no es algo que el edificio pueda hacer aun, porque lleva demasiado tiempo.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Devo dire onestamente che questo non può ancora essere fatto perché richiederebbe troppo tempo.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Eerlijk gezegd is dit nog te veel gevraagd voor het gebouw, want het kost te veel tijd.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Ich muss zugeben, dass das derzeit so noch nicht möglich ist, weil es zu lange dauert.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.너무 오래 걸려서 이것까지는 아직 어렵습니다.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Őszintén meg kell mondanom, ezt az épület nem tudja megcsinálni, mert túl sokáig tart.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Tôi phải nói thật đây không phải chuyện về một tòa nhà vì mất thời gian rất dài.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Trebuie să spun cinstit că asta încă nu poate fi făcută de clădire, pentru că ia prea mult timp.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Για να είμαι ειλικρινής, αυτή η λειτουργία δεν είναι ακόμα διαθέσιμη γιατί είναι χρονοβόρα.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Должен признаться, пока здание так делать не может, поскольку это занимает слишком много времени.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.Трябва честно да кажа - сградата все още не може да прави това, защото отнема твърде дълго време.
Dürüstçe söylemeliyim ki bunun gerçekleşmesi henüz mümkün değil; çünkü çok uzun sürer.זהו לא משהו עדיין שהבניין יכול לעשות כי זה לוקח זמן רב מדי.

İlgili Sayfalar