dürüstçe ile cümle

dürüstçe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Det kan vara dyrt, [mycket svårt], oetiskt, eller, helt enkelt, bara omöjligt att göra en sådan sak.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Het kan duur zijn, erg lastig, onethisch, of ronduit onmogelijk om zoiets te doen.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.이 일은 비용이 많이 들고, 아주 어려우며 비윤리적일 수도 있고 단순히 그냥 불가능 합니다.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Może być drogie, [bardzo trudne], nieetyczne lub, szczerze, po prostu niemożliwe do zrobienia.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Může to být drahé, obtížné, neetické, nebo to prostě není proveditelné.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Nagyon drága, bonyolult lehet, vagy nem etikus, vagy egyszerűen nem lehet végrehajtani.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Poate fi prea scumpă, [prea dificilă], poate să nu fie etică, sau, chiar, poate să nu fie posibilă.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Pode ser caro, [muito difícil], pouco ético, ou, francamente, mesmo impossível de se fazer.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Puede que sea caro, [muy difícil], antiético, o, francamente, imposible de realizar.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Può essere dispendioso, [molto difficile], non etico, o francamente, semplicemente impossibile.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Μπορεί να είναι ακριβή, [πολύ δύσκολη], ανήθικη, ή, ειλικρινά, απλά μη δυνατό να κάνεις κάτι τέτοιο.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.Это может оказаться затратным, очень сложным, неэтичным, или, по правде говоря, просто невозможным.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.זה יכול להיות יקר, [קשה מאוד], לא אתי, או, למען האמת, פשוט לא אפשרי.
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.قد تكون غالية الثمن، ليست مجدية غير أخلاقية أو بصراحة، من المستحيل القيام بشيء كهذا
Çok pahalı olabilir [çok zor] ahlaki olmayabilir, veya, dürüstçe söylemem gerekirse, mümkün de değil.倫理的でなかったり ただ単にそんなことは不可能な場合もあります では実際にネットワークを図にしないで
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.사실 이 의수가 우리맘에 들고 말고는 중요하지 않으니까요.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Pentru că sincer nu contează dacă nouă ne place acest braț.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Perché non importa per niente se questo braccio piace a noi.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Porque francamente, no importa si nos gusta este brazo.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil."Porque pouco importa que gostemos deste braço.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil. Savunma Bakanlığı'nın önemi yok.Je pensais que peu importe qu'il nous plaise ce bras ou qu'il plaise au département de la Défense.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil. Savunma Bakanlığı'nın önemi yok.W końcu nie liczy się, czy ręka podoba się nam albo Ministerstwu Obrony.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Um ehrlich zu sein, ist es nämlich egal, ob uns der Arm gefällt.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Защото честно казано няма никакво значение дали на нас ни харесва тази ръка.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.Потому что в принципе неважно, нравится ли нам эта рука.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.בגלל שבכנות זה לא משנה אם אנחנו אוהבים את הזרוע הזו.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.لأنه وبصراحة لا يهم مدى إعجابنا بهذه الذراع الاصطناعية.
Çünkü dürüstçe bu kolu sevip sevmediğimiz önemli değil.国防省が義手を気に入るかどうかは
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Bởi vì, thành thật mà nói, mọi dự án đều có một viên kẹo dẻo.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Bo, szczerze, każdy projekt ma swoją piankę, nieprawdaż?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Denn offen gesagt, jedes Projekt hat seinen eigenen Marshmallow.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?För ärligt talat, varje projekt har sin egen marshmallow, inte sant?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Karena, jujur saja setiap proyek memiliki marshmallownya sendiri, bukan?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?그 이유는 각 작업들에는 그 자체의 마쉬멜로우(지혜)가 있기 때문입니다.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Mert, őszintén szólva minden projektnek megvan a maga pillecukra, nem igaz?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Parce que, franchement, chaque projet possède son propre marshmallow, n'est-ce pas ?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Pentru că, de fapt, fiecare proiect are propria bezea, nu-i așa?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Perché, onestamente, ogni progetto ha il suo marshmallow, non è così?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Porque, francamente, todos los proyectos tienen su malvavisco ¿No es así?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Porque, francamente, todos os projectos têm o seu "marshmallow", não é?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Pretože, úprimne povedané, každý projekt má svoj vlastný "marshmallow", či nie?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Protože, upřímně, každý projekt má své marshmallow, že ano?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Want, eerlijk gezegd, ieder project heeft zijn eigen marshmallow, nietwaar?
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Επειδή, ειλικρινά, κάθε έργο έχει το δικό του ζαχαρωτό, έτσι δεν είναι;
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Ведь, по правде говоря, у каждого проекта есть свой зефир, есть свой решающий грузик.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Защото, честно казано, всеки проект има свой собствен локум, нали.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?Тому що, чесно кажучи, кожен проект має свій власний зефір, чи не так.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?מכיוון שבכנות, לכל פרוייקט יש מרשמלו.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?لأنه، بكل صراحة، لكل مشروع المارش مالو خاصته، أليس كذلك.
Çünkü dürüstçe söylemek gerekirse, her projenin kendi lokumu vardır, değil mi?どんなプロジェクトにも固有のマシュマロがあるからです この課題を通し、適切な試作をするための
Detaya girmeden dürüstçe cevap vermek başarılı bir röportajın anahtarıdır.A sikeres interjú kulcsa, hogy a valóságot mondd, de részletek nélkül.
Detaya girmeden dürüstçe cevap vermek başarılı bir röportajın anahtarıdır.Η στρατηγική για τις συνεντεύξεις είναι να μην απαντάς με υπερβολές.
Detaya girmeden dürüstçe cevap vermek başarılı bir röportajın anahtarıdır.استراتيجية المقابلات هي الا تجيب بشكل متطرف
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Będę uczciwie pracowała i spłacę mu dług.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Jag ska jobba ärligt och betala honom.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Jeg vil betale ærligt tilbage.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Lavorerò onestamente e lo ripagherò!
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Teen rehellistä työtä ja maksan hänelle.
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.¡Trabajaré de manera honrada y le pagaré!
Dürüstçe çalışıp borcumu ödeyeceğim.Trabalharei honestamente para lhe pagar!

İlgili Sayfalar