Atlatl etkinlikleri özellikle Avrupa ve Amerika başta olmak üzere tüm dünyada gerçekleştirilmektedir.Le notti di lotta avranno luogo in tutto il mondo, ma soprattutto in USA e in Europa.
Dünyada bir tane bulunmaktadır.C'è un posto per me nel mondo.
Güreşmeyi bu dünyadaki her şeyten daha çok sevdiğini söyledi.Ad un certo punto, affermò di amare il mondo del wrestling professionistico più di ogni cosa al mondo.
20. Avrupa- Forumun konusu, "Avrupa sınırlarını mı zorluyor?, Avrupa'nın dünyadaki rolü".Il tema dell 20° Forum Europeo era: "Sta raggiungendo i suoi limiti l'Europa?
Baraj, dünyada bu yönüyle tektir.Maria ovvero Così cammina il mondo.
Karartma duyurusu tüm dünyada yapıldı.Discorsi d'intrighi dappertutto.
2014 yılında kimyasal üretimde dünyada ikinci sırada yer aldı.Al secondo anno invece è stata la volta di chimica.
2001 yılı tahminlerine göre dünyada 400 milyondan fazla köpek vardır.Nel 2001 la popolazione stimata di cani era di 400 milioni.
Marlboro, dünyada en çok satan sigara markasıdır.Nel 1972, Marlboro divenne la marca di tabacco più venduta al mondo.
Dokimeion, dünyadaki en büyük üç lahit üretim merkezinin en önemlilerinden birisidir.Metz è uno dei tre maggiori produttori al mondo.
Tüm dünyada dağıtımı yapılan ilk AC/DC albümü High Voltage ve T.N.T. albümlerindeki parçalardan derlenmişti.Il primo album distribuito su scala internazionale fu una collezione di brani tratti da High Voltage e T.N.T..
Bununla birlikte, dünyadaki toplam Yahudi nüfusunun büyüklüğünü tam olarak saptamak zordur.La popolazione ebraica mondiale precisa è però difficile da stabilire.
Aynı zamanda dünyada kalan iki-üç deve türünden biridir.Sullo stesso binario convivono due o tre scartamenti diversi.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Credo che capirete che non posso lasciare questa pratica".
Dünyadaki en gülünç şeydir o.L'uomo più strano del mondo.
Fotoğraflar hala dünyadaki en güçlü silahlardır.La pistola più potente al mondo.
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.Dopo una prima edizione limitata alla Francia, nel 2016 il premio è stato esteso al mondo intero.
Dünyada 60 farklı ülkede üyeleri ve şubeleri bulunmaktadır.Serve 60 differenti paesi al mondo.
Bir deve terbiyecisinin yeni dünyada ne işi vardır?L'auto di scelta per questi stranieri in un nuovo mondo?
Türkiye kayak tesisi açsından dünyada 18. sıradadır.La Slovenia è al diciottesimo posto al mondo per il tasso di suicidi.
Hikâyenin başında, idamıyla dünyadaki korsanlık devrini nasıl başlattığı anlatılmaktadır.Il primo capitolo parla come in futuro il mondo si riempirà di corrotti.
Tüm dünyada, bütün okyanuslarda yayılış gösterirler.Sono diffusi in tutti gli oceani.
Mugabe makamdaki son yıllarında dünyada görevdeki en yaşlı devlet başkanı olarak görev yapmıştır.Negli ultimi anni di mandato fu il più anziano capo di Stato del mondo.
Dünyada birçok karikatürist saldırıyla ilgili karikatürlerini yayınladı.Ha al suo attivo numerose pubblicazioni relative alla cardiologia.
Aksi takdirde Glory sonsuza kadar dünyada kalacaktı.Lubic in seguito ha scelto di rimanere su Eternia.
Tüm dünyada Sovyet işgali durdurulur ve karşı atak başlar.Tutti i paesi del globo sono in lotta con l'Impero e si ribellano ad esso.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Nelle situazioni del mondo reale, le prove sono complesse e mescolate.
Dünyada 8000 ila 10 000 ferdi kalmıştır.Sul campo perirono dagli 8.000 ai 10.000 uomini.
UnderWorld ismi verilen bu dünyada zaman gerçek dünyaya göre çok daha hızlı geçmektedir.In un livello chiamato SUPERLEMMING, il tempo è molto accelerato.
Tüm dünyada konu ile ilgili çalışmalar devam etmektedir.La fame continua ad essere un problema in tutto il mondo.
Kırlangıçgiller (Hirundinidae): Tüm dünyada yayılış gösterirler.E da Firenze il discorso si espande a tutto il mondo: diventa universale.
Hagi'nin transferi tüm dünyada yankı yapmıştır.Intanto il terrorismo di Jennifer si allarga su scala globale.
Tüm dünyada ise 20 binin altına inmiştir.In totale in ambito internazionale segnò 20 mete.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.Uno dei due ultimi uomini rimasti sulla Terra.
Bu müziği dünyadaki izleyicilerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. dedi.La musica è stata scritta per emozionare profondamente l'ascoltatore».
Nisan 2016 itibariyle, Hong Kong doları, dünyada en çok işlem gören on üçüncü para birimidir.Nel 2016, il debito pro capite di Singapore è il terzo più alto al mondo.
Dünyadaki en büyük ve akustik olarak en ileri konser salonlarından biridir.È una delle sale di concerto più grandi ed acusticamente avanzate a livello mondiale.
Dünyada mutlu yaşamak için, ruhumuzun bazı yönlerini felce uğratmak gerekiyor.In quel livello poi bisogneà trovare i pezzi del suo cuore.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Contiene anche fossili nei depositi di Koobi Fora che sono unici al mondo.
Dağıtım sistemleri tüm dünyada farklı formlarda bulunmaktadır.Distribuzioni varie in tutto il mondo.
Dünyadaki en büyük kütüphane olan İskenderiye Kütüphanesi yandı.Durante la gestione di Panizzi divenne la più grande biblioteca nel mondo.
Dünyada en tanınmış örneği Roma'da bulunan Colosseum'dur.Fra queste spicca il Colosseo, il simbolo più famoso di Roma.
Bütün dünyada 125 milyonu aşkın müşteri.Circa 125 milioni di persone nel mondo sono suoi sudditi.
Dünyadaki toplam nüfusları hakkında hiçbir tahmin yapılmamıştır.Non esiste alcuna stima della popolazione globale.
Böylece diğer dünyada sevgilisi ile birlikte olacaktır.Incontrerà poi l'amore della sua vita.
İnsanlar dünyadaki hareketlerine ve inançlarına göre cennete veya cehenneme giderler.Qualunque cosa accada, in terra, per mare o in cielo, è a te che penso..
Bu engelleme, Türkiye'de ve dünyada çeşitli yankılar uyandırmıştır.Il testo ha provocato reazioni in tutto il Medio Oriente e in Turchia.
II. Dünya Savaşı döneminde, Avusturya dünyadaki en iyi briç ülkelerinden biri olmuştur.Nel periodo coloniale, New Amsterdam aveva alcuni dei migliori bagni di tutta l'America.
Tütünün Dünyada ve Türkiye’de Tarihçesi. meb.gov.tr.(EN) Edizioni passate della Giornata mondiale senza tabacco, su who.int.
Çin dünyadaki en büyük havai fişek üreticisi ve ihracatçısıdır.In Cina e India è il più grande produttore di gas industriali.
(Dünyada ses duvarını aşan ilk uçaktır.)Il velivolo fu anche il primo aereo svedese a superare il muro del suono.
Gerçekten de Koredeki sayıları 35.000'e varan dolmenler tüm dünyadaki dolmenlerin yüzde 40'ını oluşturur.Sopra i 5000 me è fatale in circa il 40% dei casi.
Suyun altında yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük heyecan uyandırdı.Queste scoperte causarono una grande eccitazione in tutto il mondo.
Şehir dünyadaki en büyük 50 metropolitan şehir içinde gösterilmektedir.Realizzato in tutte le principali metropoli del Mondo.
Neogotik üslupta inşa edilen bina, dünyadaki altıncı, ABD'deki ikinci büyük katedraldir.È la sesta cattedrale più vasta al mondo e la seconda chiesa più grande degli USA.
Bizim dostluğumuz uçuk bir dünyada çok sağlamdı."Non ci aspettavamo di trovare un grosso complesso funerario".
Trend - dünyada hangi haberlere dikkat çekiyorsa bakabilme.“Trends”: dove si possono scoprire le ultime tendenze in giro per il mondo.
Tüm dünyada turneler gerçekleştirdi.Insieme hanno fatto il giro del mondo.
Amerikan Bilimadamları Federasyonu 'na göre Phalcon dünyadaki en gelişmiş AEW&C sistemlerinden biridir.Paragonabile al Phalanx CIWS Americano costituisce uno dei più validi sistemi navali esistenti al mondo.
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.Shrek e i suoi personaggi sono diventati in breve tempo un grande fenomeno globale.