Ana içeriğe geç
Sözlük

dünyada ile cümle

dünyada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Dünyadaki bütün okyanuslardaki ortalama tuzluluk yaklaşık %3.5'tur.En comparaison, la concentration de l’eau de l’océan est 3,5 %.
Dünyada 2004-2005 yılları arasında ERP pazarı %5.4 olarak büyümüştür.Son cours en bourse est multiplié par 4,5 depuis 2004.
Plüton'un gezegen olarak keşfedilmesi, tüm dünyada yankı uyandırdı.Remarqué par Octavio Paz, il expose dans le monde entier.
Yapılmış olsaydı dünyadaki en uzun köprü olacaktı.Il fut décrit comme le plus long pont suspendu au monde.
Böyle bir dünyada dürüst olmak "budala" olmaktır.Comprenez cet "être dans le monde" au sens de mouvement.
Dış dünyaya ilgi duymuyordur ve dış dünyada bile değildir.Mais l’Esprit n'est pas seulement extérieur, il est aussi intérieur.
Tüm dünyada sağlık çalışanlarının yüzde 75'i kadın.Les femmes composent 75 % du personnel éducatif.
Bhutan'da bu süre içinde televizyon yasaklanmıştı ve Bhutan dünyada televizyonu yasaklayan tek ülkeydi.Le Bhoutan devient ainsi l'un des derniers pays à avoir accès à la télévision.
Bu parfüm hala dünyada en çok tanınan kozmetiklerin başında gelmektedir.Il s'agit peut-être aujourd'hui du parfum le plus connu au monde.
Dünyada şeker üretiminin %30'u şeker pancarından elde edilir.Elle représente aujourd'hui 30 % du cheptel bovin sud-africain.
Kendisi Edolas adı verilen paralel bir dünyada "Ekslansları" adı verilen bir türdür.C'est une créature issu d'un monde parallèle appelé le Néant.
Dünyada artık Kahramanlığı biliniyordur.Le monde a besoin d’héroïsme.
Katılımcılar birkaç farklı sebepten dolayı sanal bir dünyada olduklarını unutabilirler.Les clients peuvent avoir du mal à s'impliquer dans un projet pour diverses raisons.
Batı Ucu alanı, Tokyo'dan sonra ofis kiraları bakımından dünyada ikinci pahalı yerdir.La Californie est le deuxième État derrière celui du Texas pour la valeur des exportations.
Yarış tüm dünyadan bisikletçilerin ilgisini çekmektedir.Il se dit que le monde est rempli des bicyclettes des autres.
Film, Japonya'da 17 Eylül 2016 tarihinde ve dünyada Şubat ve Haziran 2017 tarihleri arasında yayınlandı.Le film est sorti au Japon le 17 septembre 2016, puis à l'international entre février 2017 et août 2018.
İlk HMS Indomitable, dünyadaki ilk muharip kruvazörü.Le HMS Indomitable est le premier croiseur de bataille au monde à être armé.
İsyan bir sürü sivilin ve polisin ölümüne sebep oldu ve dünyadaki öğrenci isyanlarını tetikledi.Ces bombardements provoquèrent de nombreux morts civils et la destruction de l'école des garçons.
Bir oyuncu karakter bir oyuncu tarafından kontrol edilen kurgusal dünyadaki bir karakterdir.Désigne un personnage contrôlé par un joueur.
Dünyada birçok iyi şey var.Hay muchas cosas buenas en el mundo.
Hiç şüphe yok ki İngilizce dünyada en çok konuşulan dildir.No puede negarse que el inglés es el más hablado en el mundo.
Dünyadaki en güzel yer neresidir?¿Cuál es el lugar más bonito del mundo?
Hayat hiç bitmez fakat dünyadaki hayat biter.La vida no acaba nunca, pero la vida en la Tierra sí.
Biz dünyada yaşıyoruz.Vivimos en la Tierra.
O, dünyadaki en zengin adam.Él es el hombre más rico en el mundo.
Dünyadaki en mutlu insanım.¡Soy el hombre más feliz del mundo!
Iker Casillas, dünyadaki en iyi kalecidir.Iker Casillas es el mejor portero del mundo.
Dünyada ilk deri fabrikası 2011 yılında Almanya'da açıldı.La primera fábrica de piel del mundo fue inaugurada en Alemania en el 2011.
İngilizce tüm dünyada konuşulur.El inglés es hablado en todo el mundo.
Ona Boston'u ziyaret etmesini tavsiye etti, çünkü o, onun dünyadaki en güzel şehir olduğunu düşünüyordu.Le aconsejó que visitara Boston porque pensaba que era la ciudad más bonita del mundo.
Dünyadaki hiçbir nehir Nil kadar uzun değildir.Ningún río del mundo es más largo que el Nilo.
Bu, Dünyadaki en iyi şeydir.Esto es lo mejor del mundo.
Dünyadaki favori şehrin nedir?¿Cuál es tu ciudad favorita en el mundo?
Dünyada yedi binden fazla dil var.Hay más de siete mil idiomas en el mundo.
Annem dünyadaki en iyi kekleri yapar.Mi madre hace las mejores tartas del mundo.
Dünyada 24 zaman dilimi vardır.En el mundo hay 24 franjas horarias.
Dünyada 24 saat dilimi vardır.En el mundo hay 24 franjas horarias.
Bu, dünyadaki üçüncü en uzun nehir.Este es el tercer río más largo del mundo.
Tüm dünyada en sevdiğin şey nedir?¿Qué es lo que más te gusta en el mundo?
Dünyada aşktan daha büyük bir gizem yoktur.En el mundo no hay mayor misterio que el amor.
Dünyadaki en iyi işe sahibim.Tengo el mejor trabajo del mundo.
Dünyadaki en kötü işe sahibim.Tengo el peor trabajo del mundo.
Sen dünyadaki en güzel kızsın.Eres la chica más hermosa del mundo.
Dünyadaki en iyi babasın.Eres el mejor padre del mundo.
Seni dünyadaki her şeyden daha fazla seviyorum.Te quiero más que a nada en el mundo.
Dünyadaki otellerin çoğunda ingilizce kullanabilirsin.Puedes usar el inglés en la mayoría de los hoteles del mundo.
Dünyada en çok istediğim şey budur.Esto es lo que más quiero en el mundo.
Tüm dünyadaki kadınlar çok güzel.Todas las mujeres del mundo son muy hermosas.
Dünyadaki en mutlu insan benim.Soy la persona más feliz del mundo.
Dünyada, depremlerin Japonya'daki kadar sık olduğu başka bir ülke yoktur.No hay otro país en el mundo donde los terremotos son tan frecuentes como en Japón.
Aristoteles dünyadaki her şeyin dört elementten yapılmış olduğuna inanıyordu: toprak, hava, ateş ve su.Aristóteles creía que todo en el mundo estaba hecho de cuatro elementos: tierra, aire, fuego y agua.
Sevgisiz bir dünyada yaşamak istemem.No quiero vivir en un mundo sin amor.
Dünyada bir lokma ekmeği olmayan çocuklar adına konuşuyorum.Hablo en nombre de los niños que en el mundo no tienen un pedazo de pan.
Bu dünyada kaybedecek en çok şeyi olan zenginler de ölecek.Morirán también los ricos, que son los que más tienen que perder en este mundo.
Acımasız bir dünyada yaşıyoruz.Vivimos en un mundo cruel.
Fidel Castro, "Niemeyer ve ben dünyadaki son komünistleriz" demiştir.Fidel Castro una vez dijo: «Niemeyer y yo somos los últimos comunistas de este planeta».
Dünyadaki en büyük çelik üreticilerinden 6'sı Çin'dedir.6 de cada 10 productores de acero más grandes del mundo están en China.
Onun küçük kızı Nicole Heesters Almanca konuşulan dünyada tanınmış bir oyuncudur.Su hija más joven, Nicole Heesters, es una actriz conocida en países de habla alemana.
1748-1890 yılları arasında dünyadaki en önemli yıllık ya da iki yıllık sanat etkinliği oldu.Entre 1748 y 1890 fue el acontecimiento artístico anual o bienal más importante del mundo.
Günümüzde, dünyadaki bilimsel yayınların dörtte birinden fazlası Rusça yayımlanmaktadır.Más de un cuarto de la literatura científica del mundo se publica en ruso.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod