Ana içeriğe geç
Sözlük

dünyada ile cümle

dünyada kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kumsusan Güneş Sarayı, komünist bir lidere ithaf edilen dünyadaki en büyük müzedir.Kumsusan est le plus grand mausolée du monde dédié à un dirigeant communiste.
C-47'ler dünyada 90'dan fazla ülke tarafından kullanılmıştır.Les membres de P3G proviennent de plus de 40 pays à travers le monde.
Çin'in antimon rezervleri dünyadaki bilinen en büyük rezervlerdir.Les momies chinoises sont les mieux conservées du monde.
Çoğunlukla bu dünyada kimsesiz ve yalnızdır.Et ce fut tant de solitude dans le monde.
Büyük Sahra, dünyadaki en büyük sıcak çöldür.Cette ville se situe en plein cœur du Sahara, le plus grand désert chaud au monde.
Öteki dünyada “Doymadım (Toybadım) Irmağı” adı verilen bir akarsu vardır.Il n'y avait même pas une tombe sur laquelle pleurer et prier pour les âmes de ceux dont je suis issu ».
Dünyada 3D yarışmalarda bir dizi ikili bulunmaktadır.Combien d'écrans 3D dans le monde ?
Dinozorlar döneminde tüm dünyada sadece tropik iklim koşulları hakimdi.En effet, la région était, du temps des dinosaures, une lagune tropicale.
Foton Dünyadaki astronomiyle ilgilenen gözlemevine vardığında neler olacaktı ?Qu’est devenue cette opinion que vous aviez donnée de vous à l’univers ?
Dünyada her gün yaklaşık 2 milyar Coca-Cola içecekleri tüketiliyor.Plus de 2,25 milliards de tasses de café sont consommées dans le monde chaque jour.
Dünyada üretilen endüstri ürünlerinin üçte biri bu kıtaya aittir.Un tiers de la production vinicole israélienne provient de cette région.
Albüm sadece Birleşik Krallık'ta değil, dünyada ve özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde de beğenildi.C'est un succès pour le DJ, non seulement au Royaume-Uni mais aussi aux États-Unis.
TU Darmstadt dünyadaki ilk elektrik-elektronik bölüm ve fakültesine ev sahipliği yapmaktadır.Schneider devient alors le premier groupe mondial d'équipement et de distribution électrique.
Son zamanlarda daha çok sosyal dünyadaki cinsiyetçiliği kaldırmakla tanınıyor.Cependant, très récemment, des exigences religieuses sont apparues dans le monde du travail.
Dünyadaki en meşhur porno yıldızlarından biridir ve "Pornonun Kraliçesi" olarak adlandırılır.Elle devient la première cowgirl au cinéma et on la surnomme la "Reine de l'ouest".
Shakira bu albümüyle birlikte o dönem tüm dünyada bir fenomen haline gelmiştir.C'est notamment grâce à cette chanson que Shakira se fera connaître dans le monde entier.
Allah'ı Bilen İnsanlar (Ehl ul-Ma`rife Billah) dünyada birer yabancı olup ahireti arzularlar" dedi.En vérité, il est mon moyen d'approche à Allah dans ce monde et celui de l'au-delà.
Bununla beraber manga da popülaritesini Japonya'da ve dünyada zirveye taşımıştır.Le manga a eu une énorme popularité, tant au Japon que dans le reste du monde.
Paleosoller tüm dünyada bulunabilmektedir.Les protoures peuvent être rencontrés dans le monde entier.
Tarzan dünyadaki en çok bilinen edebi karakterlerden birisidir.Tarzan est toujours l'un des personnages de fiction les plus populaires.
Tüm dünyadaki kargo hizmetlerinin % 8'i havayolu ile sağlanmaktadır.8 % du PIB est affecté au budget de la défense.
Aksi takdirde Glory sonsuza kadar dünyada kalacaktı.Merlin se retrouve enfermé pour l'éternité.
Ayrıca dünyada eşi bulunmayan ters lale çiçeği de burada bulunmaktadır.Cependant, on y trouve aussi des créatures inconnues dans notre monde.
Ayrıca boğaz, dünyadaki en sık deniz trafiğine sahip yerlerden birisidir.La zone est également le passage des routes maritimes les plus fréquentées au monde.
HPV virusu bütün dünyada yaygın olarak bulunmaktadır.CNN International est disponible dans le monde entier.
Dünyadaki en nadir nişanlardan biriydi.Ce sont les timbres les plus rares du monde.
Ve bu üzüm dünyada eşi benzeri olmayan bir üzümdür.Sa lumière est semblable à une niche où se trouve une lampe.
Dünyada yuvasını yapabileceği hiçbir yer yoktu.Ils n’avaient nulle part où habiter.
Yerfi halıları dünyada çoktan ünlüdür.L’intégration des énergies renouvelables dans le monde est déjà répandue.
Ve bu yeni dünyada devler avlanmaktadır.Dans cette ville, la chasse aux sorcières est encore de mise.
Bu esnada, dış dünyada da bir değişim yaşanmaktaydı.Au même moment survient une menace pour la planète.
Önce yalnızca Japonya'da yayımlanmış olan albüm, daha sonra tüm dünyada yayımlanmıştır.L'album a débuté numéro un au Japon puis quasiment dans le monde entier.
Ve onların bu dünyadan olmadıklarını anlayacaklar."Je dis juste qu’ils ne viendront pas par la mer »,.
Yaşım kemale erdi, dünyada bir emelim kalmadı.J'ai vieilli, j'ai besoin d'espace.
Usta, Doktor'u ve Wilfred'i yakalamıştır ve dünyadaki tüm insanları kendisine dönüştürmüştür.Mega Man a vaincu le professeur Wily et a ramené la paix dans le monde.
Ona göre dünyada Tanrısal olmayan hiçbir şey yoktur diye belirtilir.Il enseigne qu'il ne peut y avoir de dieu hors du monde.
Dünyada pek çok laboratuvarda ve üniversitelerde kullanılmaktadır.Il est reconnu mondialement dans les universités et les entreprises.
Ancak maddenin bu halleri dünyada ,doğal olarak bulunamaz.Cette brèche, à cet endroit, ne peut être d’origine naturelle.
FIFA. a b c d Real adına oynarken FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu seçildi.FIFA. a b c d Meilleur footballeur de l'année FIFA en tant que joueur du Real Madrid.
Dünyada şu ana kadar sadece bir grup şanslı insan tarafından görülebilmiştir.A ce jour seulement le morceau Beautiful People a été publié.
Bunun sonucunda taraf ülkelerce tüm dünyada 70.000 ton kimyasal silah stoğu deklare edildi.Selon le GRIP, 875 millions d'armes légères et de petit calibre se trouvent disséminées dans le monde.
Dünyada rüzgâr üretim kapasitesi 2000 ile 2006 yılları arasında dört kattan daha fazla arttı.La corne de l'Afrique connaît quatre grandes sécheresses de 2000 à 2006.
Dünyada milyonlarca insan, paranormal yeteneklerine sahip olduğuna ikna olmuştur.Toutefois, certaines personnes dans ce monde sont dotés de capacités surnaturelles.
Bütün dünyada yaygın kozmopolit bir türdür.C'est une espèce cosmopolite, présente partout dans le monde.
Bu sayede tüm dünyada tanınır hale geldi.Il est, à ce titre, connu dans le monde entier.
Nasıl fiziksel dünyadan bilinç doğar?Alors, d’où pourrait provenir notre esprit non physique ?
Beyaz Aslanlar’dan dünyada sadece 30 adet kaldı.En 1995, il y avait moins de dix lions blancs dans le monde.
Dünyadaki en gülünç şeydir o.C'est le plus haut gopura du monde.
Dünyada ilk kez savaşta top kullanılmıştır.C'est dans ce conflit que l'on utilise une des premières fois l'arme aérienne.
Midibüsler, dünyada birçok ülkede kullanılmaktadır.La colombophilie est pratiquée dans de nombreux pays du monde.
Dünyadaki en büyük akvaryumlardan biridir.Il fait partie des plus grands aquariums européens.
Üç diyarın tasvirleri Ulukayın’ın üzerine dünyada yer aldıkları şekilde, dikey olarak işlenir.Trois courtes années achèvent ce qui fut considéré comme le chantier du siècle ».
Clark tercihini dünyadan yana yapar.Mais Clark s’accommode mal de la campagne.
“Küreselleşen Dünyada Şiddeti Kavramsallaştırmak.”Pour construire la paix dans le monde ».
İlçenin kırmızı biberi dünyada ün salmıştır.Le vin rouge embrasa les cœurs de l'assemblée.
Ülkesini, 1967 yılında resmi olarak dünyadaki ilk ateist devlet haline getirdi.Il proclame en 1967 l'Albanie « premier État athée du monde ».
Demokratik Kongo Cumhuriyeti dünyadaki en fakir ülkelerden biri olarak kabul edilmektedir.La République tchèque est l'un des pays les moins religieux du monde.
Dünyada Airsoft'un yasak olduğu ülkeler mevcuttur.Airsoft est pratiqué à travers tout le pays.
Latin alfabesi şu anda dünyada en yaygın kullanılan alfabedir.L'alphabet latin est le plus employé aujourd'hui.
Dünyada bir tane bulunmaktadır.Il en existe un certain nombre dans le monde.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod