Ömrünün son günlerini mutluluk ve huzur içinde orta dünyada geçirdi.Les dix dernières années de sa vie sont heureuses et paisibles.
1870 yılına dek tüm dünyada en çok kullanılan silah olarak kalmışlardır.Il fut, de loin, le mécanisme le plus largement utilisé au niveau mondial dès 1870.
Şirket, Boeing 737'nin dünyadaki en büyük işletmecisi konumundadır.C'était le plus grand opérateur de Boeing 717 au monde.
Bu dünyada özgürlük, eşitlik ve kardeşliğe daha sıkı sarılan kimse yoktur" diye yazmıştır.Personne dans le monde entier n'a ressenti aussi profondément la liberté, l'égalité et la fraternité.
Freddy bir genci hayal dünyasında öldürürse, o genç eninde sonunda gerçek dünyada da ölür.Si Freddy arrive à tuer les adolescents dans leurs rêves, ils seront tués dans le monde réel.
Ayrıca dünyadaki en büyük kırk perakende şirketinden biridir.C'est aussi l'un des quarante plus grands détaillants au monde.
Dünyada uluslararası ilişkiler alanında doktora programı başlatan ilk okullardan biridir.Elle a également créé un des premiers programmes de doctorat en relations internationales.
Bütün dünyada yaklaşık 700 kadar türü bulunur.Il compte environ 700 espèces dans le monde.
Afrika dünyada en çok Fransızca konuşan nüfusa sahip olan kıtadır.L'Afrique est ainsi le continent avec le plus de locuteurs du français dans le monde.
Bu kötülüğü üstesinden sadece dünyadaki en iyi şaman gelebilir.Seul le meilleur chevalier au monde pourrait l’enlever.
Bütün dünyada bulunan mağaza, otel ve restoranların mimarisine verilen bir ödüldür.Il se présente comme le prix mondial d'architecture des magasins, hôtels et restaurants.
Sadece dünyada bulunur.Seul au monde.
Hvanin'in Hvanung adında dünyadaki yaylalarda ve dağlarda yaşamanın hasretini çeken bir evladı vardı.Hwanin avait un fils, Hwanung, qui languissait de vivre sur la terre parmi les vallées et les montagnes.
Almanya dünyada motorsporlarında öncü ülkelerden biridir.L'Allemagne est l'un des plus grands pays dans le sport automobile mondial.
Ayrıca dünyada ender bulunan Dişli Sazancık (Aphanius transgrediens) yalnızca Acıgöl'de bulunmaktadır.Il ne pardonne qu'à celui qui pardonne lui-même à l'ennemi qui l'offense.
Dünyada Single CD'si 1.CD Single Kiss!
Halen bu teknolojiyi yapabilen dünyadaki tek firmadır.C'est d'ailleurs la seule salle au monde qui présente cette technologie au public.
Dünyadaki suların % 97,2'si denizlerdedir.En effet, l'eau de mer constitue 97,5 % de l'eau mondiale.
Tüm dünyada konserler verdi.Il donne des concerts à travers le monde.
Dünyadaki Yahudi nüfusu 750,000'di.La population juive mondiale est évaluée à 750 000 individus.
Dünyadaki birçok Müslüman ülkede protestolar yaşanmıştır.Manifestations de musulmans dans le monde.
Dünyada, pek çok büyüklük analog olarak ortaya çıkar.Il indique de nombreuses analogies dans le monde entier.
Gerçek dünyada kanıtlar sıklıkla karmaşık ve çok yönlüdür.Dans les situations du monde réel, la preuve est souvent complexe et décomposée.
2005 itibarıyla dünyada 1100 civarında nükleer reaktör çalışır durumdadır.Il existe 440 réacteurs nucléaires en opération dans le monde en 2005.
Şu sıralarda dünyada çeşitli konferanslar vermekte ve konferanslara katılmaktadır.Pendant cette période, il parcourt le monde pour faire des conférences.
Dakotalar dünyadaki her iklim şartında ve her kıtada uçmuşlardır.On les retrouve sur toutes les régions du globe et sous tous les climats.
Tüm dünyada, bütün okyanuslarda yayılış gösterirler.Ils sont largement répartis dans tous les océans du monde.
Bunun yanında dünyadaki en büyük bakır rezervleri, Filipinler'dedir.Une des plus fortes concentrations de requins-baleines dans le monde se trouve aux Philippines.
Bu hacim ile, Dünyadaki 5. büyük borsadır.Elles forment ensemble la cinquième Bourse du monde.
20. Avrupa- Forumun konusu, "Avrupa sınırlarını mı zorluyor?, Avrupa'nın dünyadaki rolü".Le 20e Forum Européen se concentre sur les limites de l'Europe et son rôle au niveau mondial .
15 Eylül: Lehman Brothers bankasının çöküşü, dünyadaki mali kriz depremini tetikledi.Lundi 15 septembre 2008 : faillite de la banque d'affaire Lehman Brothers.
İlk defa Fransa içinde verilen ödül, 2016'dan beri bütün dünyadan gelen adaylıkları kabul etmektedir.Après une première édition française, le prix a été élargi au monde entier en 2016.
Dünyada 100'den fazla ülkede satış yapar.Elle vend ses produits dans plus de 100 pays à travers le monde.
Çin dünyadaki en büyük havai fişek üreticisi ve ihracatçısıdır.La Chine est le premier producteur et exportateur de poissons.
Dünyada 45 ülkede distribütörlüğü bulunmaktadır.L'organisation est présente dans 45 pays du monde.
Long Beach limanı dünyadaki en büyük limanlardan birisi olarak görülmektedir.Le port de Long Beach est l'un des ports les plus grands et des plus actifs du monde.
Program tüm dünyada AGT Communications Group (Rusya) tarafından organize edilir.AGT Communications Group (Russie) est l'organisateur mondial du programme.
Bu arada dünyada da garip şeyler olmaya başlamıştır.Un jour, néanmoins, il commence à se passer des choses étranges.
Dünyada 36 ülkede halihazırda toplam 143 Hard Rock Cafe bulunmaktadır.Il y a, actuellement, 139 Hard Rock Cafe dans 59 pays.
Bununla beraber dünyada kişi başına en çok cola tüketilen ülkedir.C’est aussi le pays de la région le plus émetteur de CO2 par personne.
Bu bölge, yüksekliği nedeniyle dünyada en çok intihar edilen yerlerden biri olmuştur.Sa hauteur en a aussi fait un des sites de suicide les plus connus au monde.
Brandon, dünyada birçok yerin adıdır.Clermont est le nom de plusieurs lieux dans le monde.
Her gün dünyada milyarlarca e-posta gönderilmektedir.Il y a environ 500 milliards de mails envoyés chaque jour dans le monde.
Dünyada da o banknotlar geçerli olacaktır.On en trouve aussi dans les billets de banque.
Dünyadan 7,500 ışık yılı uzaklıktadır.Elle se trouve à 7 500 années-lumière de la Terre.
Fiziksel dünyada "gerçek" bir vücutları yoktur.Il n'a pas de "vrai" corps dans cette autre réalité.
Bir deve terbiyecisinin yeni dünyada ne işi vardır?Qu’apporte la femme dans le monde politique ?
Bu bölge, dünyadaki en büyük tatlı su havzasıdır.C'est la plus grande réserve d'eau douce dans cet État.
Dağıtım sistemleri tüm dünyada farklı formlarda bulunmaktadır.Les exigences de traitement varient dans le monde entier.
Onlar, yok olan bir dünyadan geriye kalan son canlılardır.C'est l'un des derniers hommes restés sur la Terre.
Resimlerin sıkça gerçek dünyada var olan şeylerin gerçeküstü bir parodisi niteliğinde olduğu görülür.Le sujet est souvent quelque chose de tangible appartenant au monde réel,.
Tüm dünyada adını duyurmayı başardı.Il a fait connaître le nom de la ville dans le monde entier.
Günün birinde bütün insanlar dünyadan yok olur.Dans ce monde, tout doit mourir un jour.
Dünyadaki yaklaşık 900 çamur volkanının üçte birinden fazlası Azerbaycan'da bulunuyor.Plus du tiers des espèces de caméléons vivent à Madagascar.
İnsan zihni dış dünyanın varlık biçimlerini kendi kendinden çıkarmamış, dış dünyadan imgelemiştir.Comment cerner la place de l'humain sans avoir arpenté son propre univers intérieur ?
Marlboro, dünyada en çok satan sigara markasıdır.Berlinwood est la marque de planches la plus vendue au monde.
Dünyadaki ilk özel havalimanlarından biri oldu.Il devient alors le premier aéroport privé au monde.
2004 Global Yolsuzluk Raporunda Lazarenko, Dünyadaki En çok Yolsuzluk Liderleri listesinde yer aldı.En 2004, Global Transparency Report liste Duvalier comme un des leaders politiques les plus corrompus.
Bu kuzgunlar ona dünyadan haberler getirir.Ainsi l'écran nous donnait-il des nouvelles de l'univers.
Özellikle yazdığı bu şiir, onun tüm dünyada tanınmasını sağlamıştır.C'est surtout sa carrière de chanteuse qui l'a fait connaître dans le monde entier.