Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleIk draaf naar beneden, stap in de stuurhut en ik zeg met een toon van ongeloof:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleJag rusar ner och går in i styrhytten och säger, lite misstroget,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleJe descends, j'entre dans la timonerie et je dis, avec un certain niveau d'incrédulité,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyle전 잽싸게 내려가서, 조타실로 들어갔어요 믿기지 않는다는 목소리로 말했습니다.
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleLemásztam, odamentem a kormányálláshoz, és azt mondtam, bizonyos fokú hitetlenséggel,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleMă grăbesc jos, mă duc în timonerie şi spun, cu ceva incredulitate în glas,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleMi fiondo giù, vado nella cabina di controllo e dico, con un po' di incredulità,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliylePędzę na mostek i mówię z niedowierzaniem:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleTôi đi nhanh vào buồng lái và nói với vẻ không tin tưởng,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleΚατεβαίνω, μπαίνω στη γέφυρα και λέω με κάποιο βαθμό δυσπιστίας,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleСкачам надолу, влизам в кабината на щурвала и казвам, с известна степен на скептичност:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleЯ несусь вниз, иду к штурвалу и говорю, с некоторой долей скептицизма:
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleאני רץ למטה, נכנס לחדר ההגה ואני אומר, ברמה מסויימת של ספקנות,
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyleأنا نازل للأسفل، وأنا ذاهب إلى غرفة القيادة وأا أقول، مع قدر من التشكيك،
Ben aşağı seyirtiyorum, dümen köşküne giriyorum ve bir miktar inanmazlık haliyle信じられないといった感じで 「船長 OSHAだ!」と言うと
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.A asa não tem controlos de direcção, nem abas, nem leme.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Aripa nu are componente de direcţionare, nici flapsuri, nici cârmă.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.A szárnynak nincs irányító eszköze: se lapátok, se kormány.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Cánh bay không có bộ phận điều khiển lái, không cánh gập, không bánh lái.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Der Flügel hat keine Lenkbetätigung, keine Klappen, keine Ruder.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.De vleugel heeft geen sturende elementen, geen kleppen, geen stuurknuppel.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.해설자 : 날개에는 조종장치가 없으며, 상하조절날개도, 방향타도 없습니다.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Křídlo nemá žádné ovládací prvky, žádné klapky, žádné kormidlo.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.L'aile n'a aucun contrôle de direction, pas de volets, pas de gouvernail.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.L'ala non è munita di controlli direzionali, niente alette, niente timone.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Las alas no tienen control de dirección, ni alerones, ni timón.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Narator: Sayap ini tidak dapat diarahkan, tanpa sirip sayap, tanpa kemudi.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Rozprávač: Krídlo nemá žiadne riadenie, žiadne klapky, žiadne kormidlo.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Skrzydło nie ma układu sterowania, klap ani steru. Skrzydło nie ma układu sterowania, klap ani steru.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Vingen har inga styrningskontroller, inga ving- eller sidoroder.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Η πτέρυγα δεν έχει συστήματα διεύθυνσης, ούτε πτερύγια, ούτε πηδάλιο.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Крилото няма кормилно управление, няма предкрилки, руля.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.Крыло не имеет рулевого управления, ни закрылок, ни руля.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.לכנף אין בקרת היגוי, אין מדפים, אין הגה כיוון.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.المعلق: الجناح ليس لديه وحدات توجيه، لا دفة، أو لوحة.
Kanadın üzerinde hiçbir yön kontrolü, kol ya da dümen yoktur.フラップも方向舵もない ロッシーは自分の体を使って翼の舵を取る
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?160 km utanför Rysslands kust 15 meters vågor, grönt vatten rullar över styrhytten, ni förstår?
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?17미터나 되는 산더미 같은 파도와 물결이 조타실 너머로 몰아 쳤습니다.
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?Głębokość 15m, duża fala, woda przelewa się przez pokład.
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?גלי ים ענקיים, 15 מטר גובה, מים ירוקים שוטפים את חדר ההגה, כן?
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?و٥٠ قدم للبحار، موجات كبيرة، والمياه الخضراء القادمة على غرفة القيادة، أليس كذلك؟
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?経験した中で一番危険な環境だった
Neden böyle bir dümen çevirdin?Miért tenne ilyet, Nam professzor?
Neden böyle bir dümen çevirdin?Pourquoi dites-vous une telle chose ?
Neden böyle bir dümen çevirdin?Γιατί έκανες τέτοιο πράγμα, Καθηγητή Ναμ;
Neden böyle bir dümen çevirdin?استاذ نام لماذا فعلت ذلك؟
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Also versuchten sie rechtliche Tricks, und wir probierten technische Tricks.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.그래서 Black Internet은 이를 적법하게 피해가려고 하고 우리도 기술적으로 그러려고 하죠
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.De försöker finta juridiskt och vi försöker finta tekniskt.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.De försöker finta juridiskt och vi försöker finta tekniskt.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Dus hen proberen juridische trucjes, en wij proberen technische trucjes.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Dus zij proberen juridische trucjes, en wij proberen technische trucjes.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Ei se folosesc de trucuri legale, iar noi încercăm trucuri tehnice.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Ellos intentan con trucos legales, nosotros con trucos técnicos.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.En somme, ils utilisent des astuces légales et nous utilisons des astuces techniques.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.He käyttävät laillisia kepulikonsteja ja me taas teknisiä.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Jadi mereka coba cara-cara yang legal dan mereka mencoba trik-trik teknis.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Loro provano astuzie legali e noi proviamo astuzie tecnologiche.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Ők jogi úton próbálkoznak, mi technikai trükkökkel.
Onlar hukuksal alanda dolap çevirdikçe, biz de teknik alanda dümen çeviriyoruz.Õk jogi úton próbálkoznak, mi technikai trükkökkel.