Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.W Egipcie ludzie kupują na bazarach i małych niezależnych sklepach.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.В Египте многие делают покупки на рынках и в маленьких несетевых магазинах.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.הרבה אנשים מבצעים רכישות בשווקים וחנויות עצמאיות קטנות מאוד.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.يقومون بعمليات شراء من أسواق ومتاجر صغيرة ومستقلة.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.買い物をします 少額の小銭が やっかいな問題です
MONİKA'YLA BİR YAZ çeviri: ardemirel İYİ SEYİRLER FORBERG'İN KRİSTAL VE PORSELEN DÜKKANIDlE ZElT MlT MONlKA
MONİKA'YLA BİR YAZ çeviri: ardemirel İYİ SEYİRLER FORBERG'İN KRİSTAL VE PORSELEN DÜKKANISUBRIP - ΔΙΟΡΘΩΣΕΙΣ ΕΡΓΑΣΤΗΡΙ ΥΠΟΤΙΤΛΩΝ
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırAda yang Mortimer, tembakau, toko koran kecil, cabang Coburg of
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırC'è Mortimer, il tabaccaio, il negozio piccolo giornale, il ramo di Coburg
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırCó Mortimer của người bán thuốc hút, các cửa hàng báo chí ít, các chi nhánh Coburg
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırDer er Mortimer er, cigarhandleren, den lille avis butikken, Coburg gren af
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırDet finns Mortimer-talet, tobaksaffär, den lilla tidningen butiken, Coburg gren av
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırExistă lui Mortimer, a tutungerie, magazinul de ziar mic, ramura de Coburg
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırIl est Mortimer, le tabac, le marchand de journaux à peu, la branche de Coburg
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırIstnieje Mortimer, kiosk, mały kiosk, oddział Coburg z
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırObstaja Mortimer je, je trafika, mali časopis shop, podružnica Coburg of
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırOn Mortimer: n, tupakkakauppa, pikku sanomalehtikioski, Coburg haara
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardır모티머의의 tobacconist, 작은 신문 가게의 Coburg 지점의가
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırІснує Мортімера, тютюнові вироби, невеликий магазин газети, філія в Кобург
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırСуществует Мортимера, табачные изделия, небольшой магазин газеты, филиал в Кобург
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırאין זה מורטימר, טבק, חנות קטנה בעיתון, סניף של קובורג
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardırهناك في مورتيمر ، والسجائر ، ومتجر صحيفة قليلا ، فرع من كوبورغ
Mortimer, tütüncü, küçük gazete dükkanı, Coburg şubesi vardır都市と郊外の銀行、ベジタリアンレストラン、とマクファーレンのキャリッジ
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Dirige una pequeńa tienda en una callejuela de Mumbai.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Er hat irgendwo in Mumbai einen kleinen Laden.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Gestisce un piccolo negozio in una delle strade secondarie di Mumbai.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Hij runt een winkeltje ergens in Mumbai.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Il dirige un petit magasin dans une petite rue de Bombay.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.뭄바이 거리 뒤쪽에 위치한 작은 가게를 운영하고 있습니다.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Έχει ένα μικρό κατάστημα σε ένα από τα σοκάκια της Βομβάης.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Има малък магазин в една от задните улици на Мумбай.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.Он ведёт дела в маленьком магазинчике на одной из удалённых улиц Мумбаи.
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.אז האיש הזה, שמו סאטי שרי. הוא אדם יוצא-דופן,
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.يدير محلاً صغيراً في أحد الشوارع الخلفية في مومباي
Mumbai'nin arka sokaklarından birinde küçük bir dükkan işletiyor.小さな店を経営しています 彼はこのたった10平米の店で
Müthiş bir sihir dükkanıydı.C'était un super magasin de magie.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Det var den her utrolige tyllebutik.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Đó là một cửa hàng tuyệt vời.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Era uma grande loja de magia, num edificiozeco em Midtown.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Era una tienda grandiosa.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Era un magazin de magie incredibil.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Es war ein tolles Geschäft.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Het was een geweldige toverwinkel.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.시내 중심의 작은 빌딩에 있는 정말 대단한 마술 상점입니다
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Remek kis bűvészbolt volt.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.To piękny sklep dla magików, w obskurnym budynku.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Ήταν ένα απίστευτο μαγαζί.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Беше страхотен магазин за магии.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.Это был замечательный магазин.
Müthiş bir sihir dükkanıydı.זו היתה חנות קסמים מעולה. זה היה בניין מעפן כזה במרכז העיר
Müthiş bir sihir dükkanıydı.كان متجرا عظيما لإحتوائه على تلك الأشياء فى ذلك المبنى المتهالك فى منتصف المدينة,
Müthiş bir sihir dükkanıydı.エレベータに乗って そして扉が開くと
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.A férfiak nem tudják milyen érzés bemenni egy cipőboltba és megvenni bármit amit csak szeretnél.
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.Bạn không hiểu nó như thế nào để có khả năng đi vào trong tiệm giày và mua bất cứ cái gì bạn muốn
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.Killar, ni förstår inte hur det är att kunna gå in i en skobutik och kunna köpa vad ni vill.
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.아마 사람들은 이런게 어떤건지 모를 거에요 신발가게에 들어가 원하는 신발을 마음대로 살 수 있다는 것을요
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.Nie uświadamiacie sobie... ...jak to jest, móc wejść do sklepu i kupić buty, jakie się chce.
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.No vy kluci tomu nerozumíte, jaké to je, když si můžete zajít do obchodu a koupit si, cokoliv se vám líbí.
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.Vocês não compreendem o que é ser capaz de entrar numa sapataria e comprar o que quiser. C:
Nasıl birşey olduğunu anlayamayan çocuklar gibi ayakkabı dükkanı gidebilmek ve istediğini satın almak.Voi nu întelegeţi cum e să intri într-un magazin de pantofi şi să cumperi ce vrei.