Lego dükkanına girdim.Ich ging in das Lego Geschäft.
Lego dükkanına girdim.Je suis entré dans un magasin de Lego.
Lego dükkanına girdim."Kéne venni a gyereknek legót. Tök jó cucc."
Lego dükkanına girdim.레고샵으로 들어갑니다.
Lego dükkanına girdim.Poszedłem do sklepu Lego.
Lego dükkanına girdim.Šel jsem do Lego obchodu.
Lego dükkanına girdim.Sono entrato in un negozio Lego.
Lego dükkanına girdim.Tak sme prišli do obchodu s Legom.
Lego dükkanına girdim.Μπήκα σε ένα κατάστημα με Lego.
Lego dükkanına girdim.Отидох в Лего магазина.
Lego dükkanına girdim.Пішов в магазин Лего.
Lego dükkanına girdim.Пошёл в магазин Лего.
Lego dükkanına girdim.הלכנו לחנות הלגו
Lego dükkanına girdim.دخلت متجر ليغو.
Lego dükkanına girdim.これを買いました
Liman rehine dükkanından çalınma elbiselerle yakalandığın için suçlanıyorsun.Lei č accusata di avere in suo possesso abiti rubati al Banco dei Pegni del porto.
Liman rehine dükkanından çalınma elbiselerle yakalandığın için suçlanıyorsun."Sie wurde mit gestohlenen Klamotten vom Hafenpfandhaus aufgegriffen."
Liste fiyatımız yine 100 dolar ve dükkanda son kullanıcı %10'luk bir indirim alıyor.정가는 동일하게 1백 달러이며 최종 사용자들은 10%의 할인을 기대하기 때문에
Liste fiyatımız yine 100 dolar ve dükkanda son kullanıcı %10'luk bir indirim alıyor.وكما في السابق، السعر المقرر 100$، ويتوقع المستخدم النهائي خصم 10$ في المتجر
Liste fiyatımız yine 100 dolar ve dükkanda son kullanıcı %10'luk bir indirim alıyor.販売チャネル全体の収益は今回も90ドルとなります
Londra'daki boncuk dükkanında.런던에 있는 어머니의 구슬가게입니다.
Londra'daki boncuk dükkanında.בחנות החרוזים שלה בלונדון
Londra'daki boncuk dükkanında.في متجرها للخرز في لندن.
Londra'daki boncuk dükkanında.私は よくビーズを数えたものでした
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Cuando Lucio sale con su familia, las tiendas están abiertas y los habitantes se ocupan de sus quehaceres.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Gdy Lucjusz wychodzi wraz z rodziną, sklepy są otwarte, a życie toczy się jak zwykle.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Khi Lucius ra ngoài với gia đình, các cửa hiệu vẫn mở cửa chào đón khách hàng.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Lucius gaat met zijn familie op pad. De winkels zijn open en mensen doen de gebruikelijke dingen.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Lucius locuieşte cu familia lui, magazinele sunt deschise pentru ca populaţia să-şi vadă de afaceri.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Mentre Lucio lascia la famiglia, i negozi vengono aperti e la popolazione si occupa degli affari.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Quando Lúcio sai de casa com a família, as lojas estão abertas, com a população a tratar da sua vida.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.Луций с семьёй отправляются в город. Магазины открыты, торговля кипит.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.כאשר לוציוס עוזב עם משפחתו, החנויות פתוחות והאוכלוסיה ממשיכה בעסקיה.
Lucius ailesiyle dışarı çıktığında, herkes işe koyulduğundan dükkânlar açık.يغادر "Lucius" مع عائلته المنزل تكون قد فتحت المتاجر أبوابها ويكون الناس بدأوا في مراعاة أعمالهم.
Merkezi Avrupa’da bulunan çevrimiçi dükkanlar 200’ün üzerinde psikoaktif ürün tanıtmaktadır.Internetbutiker baserade i Europa gör reklam för över 200 psykoaktiva produkter.
Merkezi Avrupa’da bulunan çevrimiçi dükkanlar 200’ün üzerinde psikoaktif ürün tanıtmaktadır.Magazinele online din Europa oferă peste 200 de produse psihoactive.
Merkezi Avrupa’da bulunan çevrimiçi dükkanlar 200’ün üzerinde psikoaktif ürün tanıtmaktadır.Na podrobnú analýzu bola vybratá náhodná vzorka 25 online obchodov.
Merkezi Avrupa’da bulunan çevrimiçi dükkanlar 200’ün üzerinde psikoaktif ürün tanıtmaktadır.On-line obchody se sídlem v Evropě inzerují více než 200 psychoaktivních produktů.
Merkezi Avrupa’da bulunan çevrimiçi dükkanlar 200’ün üzerinde psikoaktif ürün tanıtmaktadır.Spletne trgovine v Evropi oglašujejo več kot 200 psihoaktivnih izdelkov.
Merkezi Avrupa’da bulunan çevrimiçi dükkanlar 200’ün üzerinde psikoaktif ürün tanıtmaktadır.W celu ustalenia aktualnych zjawisk na internetowym rynku narkotyków na początku 2008 r.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Aceasta este o pastilă Viagra cumpărată într-un sex-shop din China.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Det här är Viagra som jag köpte från en sexshop i Kina.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Esto es Viagra que compré en un sex shop clandestino en China.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Etwa das Viagra hier, das ich in einem Hinterhof-Sexshop irgendwo China gekauft habe.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Ez egy Viagrás doboz egy kínai szex-shopból.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Jak na przykład Viagra, którą kupiłem w sex-shopie znajdującym się w bocznej uliczce w Chinach.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.이건 중국의 어느 뒷골목 섹스용품점에서 산 바이아그라입니다.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Par exemple, voici du Viagra que j'ai acheté dans un sex shop en Chine.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Por exemplo, isto é Viagra que eu comprei numa sexshop na China.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Zoals deze Viagra die ik kocht in een sexshop in een achterafstraatje in China.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Например, вот Виагра, которую я купил в подпольном секс-шопе в Китае.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.Например, това е "Виагра", която купих от сексмагазин на задна уличка в Китай.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.כאילו, זו ויאגרה שקניתי מחנות סקס ברחוב צדדי בסין.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.كهذا، هذه علبة فياجرا قمت بشرائها من أحد محلات بيع الأدوات الجنسية في أحد الشوارع المظلمة في الصين.
Mesela, Çin'deki arka sokaktaki bir seks dükkanından aldığım bu Viagra gibi.中国では模造品が大量に流通しています
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.Aici multă lume face cumpărături la piață și în magazine particulare foarte mici.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.En Égypte, beaucoup de gens font des achats sur les marchés et dans des petits magasins indépendants.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.많은 사람들이 구입하며 아주 작은 독립 소매점들이 있습니다.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.lave små betalinger på markeder og i meget små uafhængige butikker.
Mısır'da birçok insan pazardan ve küçük bağımsız dükkanlardan ufak tefek bir şeyler alır.Veel mensen in Egypte kopen op markten en bij kleine winkeliers.