Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Jag menar är dottern till en nudelrestaurang trött på att äta nudlar?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Jeg mener: bliver datteren til en nudelrestaurantsejer træt af at spise nudler?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Je veux dire, est-ce que la fille du restaurant de nouilles en a marre de manger des nouilles ?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Maksudku, apa putri pemilik toko mie tidak bosan makan mie terus-terusan?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Mislim reči, ali se ti hčerka restavracije kdaj naveličaš rezancev?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?To znaczy, córka właściciela restauracji z makaronem ma dość jedzenia makaronu?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Úgy értem, hogy a tészta étterem tulajának a lánya bármikor is megunhatja a tésztát?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Voglio dire, la figlia di un proprietario di un ristorante di noodle é stanca di mangiare noodles?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Vreau sa zic , fiica proprietarului restaurantului de taitei s-a saturat de ei?
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Я имею в виду, устала ли дочь хозяина ресторана лапши есть лапшу?
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.Eladná magát művészetért? A művészet eladja önmagát. Rossz vásár lenne.
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.V-aţi vinde trupul ca să puteţi juca în continuare? Nu e o învoială prea bună.
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.¿Venderse por el arte? Pero si ella ya posee el arte. Sería algo absurdo.
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.Vendre elle-même pour l'art? Mais elle a l'art déjà.
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.Zich verkopen voor de kunst? Die heeft zij toch al. Dat zou geen goede zaak zijn.
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.Продавать себя во имя искусства? Но искусством она уже владеет. Нет, это была бы плохая сделка.
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.?תמכור את עצמה למען האמנות .אבל יש לה כבר את האמנות .זאת תהיה עסקה גרועה
Kendinizi sanat için zaten satıyorsunuz... ...ama âdi bir dükkanda.أمنح جسدي للفن؟ تلك صفقة غير جيدة
Kimse tüketicileri dükkana gidip bir ürünü almak için zorlamıyor.Nikdo konzumenta nenutí, aby šel do obchodu a něco nakupoval.
Kimse tüketicileri dükkana gidip bir ürünü almak için zorlamıyor.Κανείς δεν αναγκάζει έναν καταναλωτή να πάει στο κατάστημα και να αγοράσει κάποιο προϊόν.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.A gyógyszertárban üzlet Bramblehurst nem dicsekedhet half sok.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Apoteket shop i Bramblehurst inte kunde skryta med hälften så många.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Apteekeista myymälä Bramblehurst voinut ylpeillä puoli niin paljon.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Apteka w Bramblehurst nie mógł się pochwalić w połowie tak wiele.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Bramblehurst에서 화학자의 상점의 반을 이렇게 많이 자랑하지 못했습니다.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Các cửa hàng của nhà hóa học trong Bramblehurst không có thể tự hào một nửa rất nhiều.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Die Apotheke in Bramblehurst konnte nicht rühmen halb so viele.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.La farmacia in Bramblehurst non poteva vantare mezzo tanti.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Lekárne obchod v Bramblehurst nemôže pochváliť zďaleka tak veľa.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Lékárny obchod v Bramblehurst nemůže pochlubit zdaleka tak mnoho.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Loja do químico em Bramblehurst não podia se gabar meia tantos.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Magazin de chimistul în Bramblehurst nu se putea lăuda pe jumătate atît de multe.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Toko obat di Bramblehurst tidak bisa membanggakan setengah begitu banyak.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Trgovina je kemik v Bramblehurst ne bi hvalil polovico, da veliko.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Van de apotheek winkel in Bramblehurst kon niet bogen op half zo veel.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Κατάστημα Ο χημικός στο Bramblehurst δεν θα μπορούσε να καυχηθεί μέση έτσι πολλά.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Аптека в Bramblehurst не міг похвалитися і вполовину так багато.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Аптека в Bramblehurst не мог похвастаться и вполовину так много.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.Магазин на аптеките в Bramblehurst не може да се похвали и наполовина толкова много.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.ويمكن للمتجر الصيدلي في Bramblehurst لا تتباهى half كثيرة.
Kimyacı Bramblehurst dükkanı yarım pek çok övünme değil.それがあった見物。
Kondomlar dükkanlardan, petrol istasyonlarından, büfelerden ve eczanelerden satın alınabilir.Kondomeja voi ostaa kaupoista, huoltoasemilta, kioskeista ja apteekeista.
Kondomlar dükkanlardan, petrol istasyonlarından, büfelerden ve eczanelerden satın alınabilir.Kondomer kan köpas i butiker, bensinstationer, kiosker och apotek.
Kondomlar dükkanlardan, petrol istasyonlarından, büfelerden ve eczanelerden satın alınabilir.Les préservatifs peuvent être achétés dans les commerces, stations de service, kiosques et pharmacies.
Kondomlar dükkanlardan, petrol istasyonlarından, büfelerden ve eczanelerden satın alınabilir.Презервативы можно приобрести в магазинах, на автозаправочных станциях, в киосках и в аптеках.
Kondomlar dükkanlardan, petrol istasyonlarından, büfelerden ve eczanelerden satın alınabilir.الواقي الجنسي الذكري من الممكن شراؤه من المحلات التجارية ومحطات الوقود والأكشاك والصيدليات.
Küçük dükkanların aksine, onlarca, yüzlerde, binlerce ürünü... ...tek çatı altında toplarlar.작은 점포 수준이 아니라, 수많은 제품이 한 지붕 아래 모여 있는 형태죠
Küçük dükkanların aksine, onlarca, yüzlerde, binlerce ürünü... ...tek çatı altında toplarlar.Отже замість маленьких магазинчиків, вони об'єднують десятки або сотні тисяч продуктів під одним дахом.
Küçük dükkanların aksine, onlarca, yüzlerde, binlerce ürünü... ...tek çatı altında toplarlar.膨大な量の商品です 必ずではありませんが小売店、量販店は
Lafayette Street'te bir dükkan acar.상점을 열었습니다
Lafayette Street'te bir dükkan acar.Manhattan belvárosában.
Lafayette Street'te bir dükkan acar.בעיר התחתית של מנהטן.
Lafayette Street'te bir dükkan acar.في منتصف مدينة مانهاتن
Lafayette Street'te bir dükkan acar.そして飛行機から爆弾を
Lego dükkanına girdim.Am intrat într-un magazin Lego.
Lego dükkanına girdim.Berjalan menuju toko Lego.
Lego dükkanına girdim.Đi vào trong cửa hàng Lego.
Lego dükkanına girdim.Een Lego-winkel binnen gegaan.
Lego dükkanına girdim.Entramos numa loja Lego, compramos-lhe
Lego dükkanına girdim.Entré a la tienda de Lego.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod