Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikالحكاية أننا ، كنا نذهب إلى هذا المتجر في مدينة نيويورك لبيع الأدوات السحرية المسمي Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikミッドタウンにある 小さな みすぼらしいビルでしたが
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak" Cok tesekkurler.ありがとうございました
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Een beetje geld verdienen en een winkel openen" was de Indische wegwerker.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Fare un po' di soldi e aprire un negozio", era l'operaio stradale indiano.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Geld verdienen und ein Geschäft eröffnen" war der indische Straßenarbeiter.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Keresni egy kis pénzt, és nyitni egy boltot", az indiai útépítő volt.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""돈은 좀 벌어서 가게를 열고 싶다." 인도에서 온 도로건설 근로자의 소원입니다.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Làm ra tiền và mở cửa hiệu" là của người công nhân làm đường Ấn Độ.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Să câştig nişte bani şi să-mi deschid un magazin" era cel al lucrătorului la drumuri indian.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Se faire un peu d'argent et ouvrir un magasin" du travailleur indien.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Tener algo de dinero y abrir una tienda" fue el trabajador hindú.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Vydělat trochu peněz a otevřít si obchod," přání indického silničního dělníka.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Zarobić trochę pieniędzy i otworzyć sklep", to od hinduskiego pracownika drogowego.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Να βγάλω χρήματα και να ανοίξω κατάστημα" ήταν η ευχή του Ινδού εργάτη.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Да спечеля малко пари и да отворя магазин" беше индийският строителен работник.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""Заработать денег и открыть магазин" — это было желание индийского рабочего, строителя дорог.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""לעשות קצת כסף ולפתוח חנות" היה של עובד הכביש ההודי.
Hintli yol iscisinden "Biraz para biriktirmek ve bir dukkan acmak""كسب بعض المال و فتح متجر" كان هذا عامل الطرق الهندي.
İki dükkan da bisikleti x fiyatına alıyor diyelim. - - -E nós podemos fazer alguma divisão.
İki dükkan da bisikleti x fiyatına alıyor diyelim. -Oba nakupují u stejného dodavatele, "x" se bude rovnat ceně od dodavatele.
İki dükkan da bisikleti x fiyatına alıyor diyelim. -Obidvaja nakupujú u rovnakého dodávateľa. "x" bude cena od dodávateľa.
İki dükkan da bisikleti x fiyatına alıyor diyelim. - -Powiedzmy, że oba sklepy kupują rowery, tak więc x równa się cena od dostawcy. cena od dostawcy.
İki dükkan da, bisikletleri aynı yerden aynı fiyata almaktadır. -Ambas compran bicis del mismo proveedor al mismo precio.
İki dükkan da, bisikletleri aynı yerden aynı fiyata almaktadır. -És mindkét üzlet ugyanattól a szállítótól vásárolja őket ugyanolyan áron.
İki dükkan da, bisikletleri aynı yerden aynı fiyata almaktadır. -I oba sklepy biorą towar od tego samego dostawcy w tej samej cenie.
İki dükkan da, bisikletleri aynı yerden aynı fiyata almaktadır. -Oba kola nakupují u stejného dodavatele za tu samou cenu.
İki dükkan da, bisikletleri aynı yerden aynı fiyata almaktadır. -Obidvaja nakupujú bicykle u toho istého dodavateľa za tú istú cenu.
İki dükkanda da, bisikletler için 140 lira ödüyorsun. -Entonces en la Tienda A, vas a pagar $140 por esa bici, y En la Tienda B, vas a gastar $140 por esa bicicleta.
İki dükkanda da, bisikletler için 140 lira ödüyorsun. -Majd az A boltban 140 dollárt fizetünk érte, a B boltban pedig szintén 140 dollárt.
İki dükkanda da, bisikletler için 140 lira ödüyorsun. -Pak v obchodě "A" zaplatíte za takové kolo 140$ a v obchodě "B" utratíte za stejné kolo také 140$.
İki dükkanda da, bisikletler için 140 lira ödüyorsun. -Potem w sklepie A zapłacicie 140$ za rower, a w sklepie B wydacie 140$ za ten rower.
İlaçlar, eczaneler bakkal dükkanından fazla. Oratalık karma karışık.من محلات البقالة . في كل مكان فوضى عارمة .
İlk şirketler fiziki ürünler yaptıkları için satış kanalları da fizikiydi. Satış temsilcileri, dükkanlar vb.Firma produkowała fizyczne produkty, więc miała fizyczne kanały dystrybucji - handlowców, sklepy, itd.
İlk şirketler fiziki ürünler yaptıkları için satış kanalları da fizikiydi. Satış temsilcileri, dükkanlar vb.물리적 제품을 만드는 기업들이었기에 판매원이나 상점 같은 물리적 채널을 가동했습니다
İlk şirketler fiziki ürünler yaptıkları için satış kanalları da fizikiydi. Satış temsilcileri, dükkanlar vb.أنشأت منتجات مادية، وبالتالي كان لديها قنوات مادية، مندوبو مبيعات، متاجر الخ.
İlk şirketler fiziki ürünler yaptıkları için satış kanalları da fizikiydi. Satış temsilcileri, dükkanlar vb.しかし現在はWebチャネル、モバイルチャネルもあります
İlk x' i bulmakla başlayalım A dükkanını ele alalım.To jest to x, od którego ja zacznę. teraz przygotujmy scenariusz dla sklepu A.
İnsan merak ediyor, bir hafta sonu muazzam bir Star Trek toplantısı yapılacak olsa dükkana kim bakacak?(긱들의 자발성에만 의존하는) 이런 모습을 보고 있다보면, 만약 어느 주말에 엄청나게 유명한 스타트렉 박람회라도 개최된다면 누가 남아 이 가게를 돌보고 앉아있을지 궁금해지죠.
İnsan merak ediyor, bir hafta sonu muazzam bir Star Trek toplantısı yapılacak olsa dükkana kim bakacak?Якщо уявити собі, наприклад, масштабну зустріч фанатів "Стар Трек", то хто б стояв у магазині?
İnsan merak ediyor, bir hafta sonu muazzam bir Star Trek toplantısı yapılacak olsa dükkana kim bakacak?זה גורם לך לתהות אם היה, למשל, כנס 'מסע בין כוכבים' רציני ופופולארי בסוף שבוע, מי היה שומר על החנות?
İnsan merak ediyor, bir hafta sonu muazzam bir Star Trek toplantısı yapılacak olsa dükkana kim bakacak?大人気のスタートレックの集まりか何かがあったとしたら 誰が番をするのかと気になります (笑)
İnternet üzerinde ve bazı özel dükkanlarda ‘spice’ adı altında pazarlanan ürünler en azından 2006’dan bu yanaContudo, nos últimos anos, surgiu uma gama de
İnternet üzerinde ve bazı özel dükkanlarda ‘spice’ adı altında pazarlanan ürünler en azından 2006’dan bu yanaExisten más de cien compuestos con actividad
İnternet üzerinde ve bazı özel dükkanlarda ‘spice’ adı altında pazarlanan ürünler en azından 2006’dan bu yanaIm Jahr 2008 wurde erstmals ein synthetisches Cannabinoid (JWH-018) über das Frühwarnsystem gemeldet.
İnternet üzerinde ve bazı özel dükkanlarda ‘spice’ adı altında pazarlanan ürünler en azından 2006’dan bu yanaProdukty „spice“ a související syntetické kanabinoidy
İnternet üzerinde ve bazı özel dükkanlarda ‘spice’ adı altında pazarlanan ürünler en azından 2006’dan bu yanaTutto ciò presenta una sfida costante per la salute pubblica e gli organismi incaricati di fare rispettare la
İnternet üzerinde ve bazı özel dükkanlarda ‘spice’ adı altında pazarlanan ürünler en azından 2006’dan bu yanaПовече от 90 вещества са нотифицирани чрез системата за ранно предупреждение след създаването
İşte sınır tam da burada. Cehennemde şeker dükkanları var.C'est la frontière. il y a des ateliers de misère dans les enfers.
İsveç'te her BR dükkanı var mı?Czy jest jakiś sklep BR w Szwecji? Tak
(Kahkaha) Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Oricum, unul din lucrurile pe care le-am cumpărat de la magazin a fost :
Kahve dükkânına sık sık gelirdi.Dia yang waktu itu di kedai kopi
Kahve dükkânına sık sık gelirdi.Ele ia na cafeteria seguido.
Kahve dükkânına sık sık gelirdi.El venía seguido a la cafetería.
Kahve dükkânına sık sık gelirdi.우리 커피숍에서 자주 보던 아저씬데!
Kahve dükkânına sık sık gelirdi.- Ви приходили до нас в кафе.
Kahve dükkânına sık sık gelirdi.هذا الرجل كان يزور المقهى
Kasap dükkanındaki işime geri döneceğim.Je vais retourner chez mon patron-boucher comme coursier.
Kasap dükkanındaki işime geri döneceğim.Я вернусь обратно в мясную лавчонку.
Kast ettiğim Erişte dükkanı olan bir adamın kızı erişte yemekten sıkılır mı?Eikö nuudeliravintolan tytär väsy syömään nuudeleita?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod