Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Každý pátek ráno jsem byla v dárkovém obchodě.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.매주 금요일 아침마다 저는 그 선물가게에 있었어요.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Minden péntek reggel, az ajándékboltban.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Mỗi buổi sáng thứ 6, tôi lại có mặt ở cửa hiệu.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Setiap Jum'at pagi, saya berada di toko suvenir.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Todas as sextas de manhã, lá estava eu na loja de prendas.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Tous les vendredi matins, j'étais à la boutique de souvenirs.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Varje fredagmorgon var jag i presentbutiken.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Κάθε Παρασκευή πρωί, ήμουν στο κατάστημα δώρων.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Всяка петъчна сутрин аз бях на работа в магазина.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Каждое утро пятницы я была в сувенирном магазине.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Кожен ранок п'ятниці я була в сувенірному магазині.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.בכל יום שישי בבוקר הייתי בחנות המתנות.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.أعمل كل جمعة صباحاً في محل الهدايا.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.病院スタッフのタイムスタンプを押しながら
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.Dále také víme, že utratil stejnou sumu peněz v obou obchodech.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.그리고 우리는 각 가게에서 같은 만큼의 돈을 썼다는 것을 알고 있어요.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.Vi ved også, at han brugte lige mange penge begge steder.
Her iki dükkanda da aynı parayı harcadığını biliyoruz.Също така знаем, че той е похарчил една и съща сума пари и на двете места.
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Ad ogni modo, una delle cose che ho acquistato al negozio di magia é stata questa.
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Bref, une des choses que j'ai acheté dans ce magasin c'était ça :
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Dù sao thì, và một trong số những thứ tôi mua ở cửa hàng đó là cái này:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Dus een van de dingen die ik in de toverwinkel kocht was dit:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Eines der Dinge, das ich im Zaubergeschäft kaufte, war:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Jedna z věcí které jsem si v obchodě koupil byla
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Joka tapauksessa, ostin tämän taikakaupasta:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:그나저나 제가 마술 상점에서 사온 건 이겁니다
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Nå, men en af de ting jeg købte i den tryllebutik, var den her:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Na mindegy, szóval az egyik, amit ebben a boltban vettem, ez volt:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Pero bueno, el asunto es que una de las cosas que compré en esta tienda fue esto:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:(Risos) Uma das coisas que comprei na loja de magia foi isto.
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:W tym sklepiku kupiłem między innymi to:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Τέλος πάντων, ένα από τα αντικείμενα που αγόρασα στο κατάστημα ήταν αυτό:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Вот, а одной из вещей, которые я купил в том магазине было вот это:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:Какта и да е, едно от нещата които си купих в този магазин за магии беше това:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:בכל מקרה, אחד מהדברים שקניתי בחנות הקסמים היה זה:
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:على أي حال ، واحدة من الأشياء التي اشتريتها من متجر السحر كان هذا :
Her neyse, sihir dükkanından aldığım şeylerden bir tanesi de buydu:タネンの謎の箱
Her sınıftaki (geldiği ülke) örnekleme bölümleri, çevrimiçi dükkanların toplam örneğiyle orantılıydı.Näytteen koko kussakin luokassa (alkuperämaassa) oli suhteessa kaikkien verkkokauppojen vastaavaan määrään.
Her sınıftaki (geldiği ülke) örnekleme bölümleri, çevrimiçi dükkanların toplam örneğiyle orantılıydı.Podíly vzorku v každé skupině (země původu) byly v poměru k podílu v celkovém vzorku on-line obchodů.
Hiç Ayıcık Yapma dükkanına gittin mi?¿Alguna vez has ido a uno de esos lugares?
Hiç Ayıcık Yapma dükkanına gittin mi?Já alguma vez foste a um Build-A-Bear?
Hiç Ayıcık Yapma dükkanına gittin mi?Pernah ke toko boneka beruang?
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikAndavamo in questo negozio di magia, a New York, chiamato Lou Tannen's Magic--
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikAz úgy volt, hogy elmentünk a Lou Tannen's Magic nevű New York-i bűvészboltba.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikChestia este că ne duceam la acest magazin de magie, numit Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikChodívali jsme spolu do kouzelnického obchodu Lou Tannen's Magic v New Yorku.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikDazu etwas: Wir gingen zu einem Zauberartikelladen namens Lou Tannen's Magic in New York City.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikÍamos a uma loja de magia em Nova Iorque chamada Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikLa cosa es que, íbamos a esta tienda de magia en Nueva York que se llamaba Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittik이 물건들은 뉴욕의 Lou Tannen's Magic라는 마술 상점에서 사온겁니다
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikMeillä oli tapana mennä Lou Tannen's Magic-nimiseen taikavälinekauppaan New Yorkissa.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikNous allions souvent dans ce magasin de magie à New York appelé Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikVi tog til en tryllebutik i New York City ved navn Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikWe gingen dan naar een toverwinkel in New York, genaamd "Lou Tannen's Magic".
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikW Nowym Jorku jest sklep Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikΠηγαίναμε σε ένα κατάστημα με μαγικά τρικ στη Νέα Υόρκη, που λεγόταν τα Μαγικά του Λου Τάννεν.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikМы ездили в магазинчик магии в Нью Йорке под названием Магия Лу Таннена.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikНещата стоят така, веднъж отидохме в този магазин за магии в Ню Йорк, наречен Lou Tannen's Magic.
Hikaye şu, New York'ta Lou Tannen Sihircisi diye bir sihir dükkanına gittikהיינו הולכים לחנות קסמים אחת בניו יורק בשם "הקסמים של לו טאנן".