Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.זה פשוט זה, זה דבר מאוד זול, שזמין בערך בכל חנות חומרי בניין, והוא מאוד זול.
Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.انها مجرد ذلك ، بل هذا شيء غير مكلف للغاية، المتاحة عمليا في متجر لاجهزة الكمبيوتر الخاص بك ، وانها رخيصة جدا.
Halat, çok ucuz birşey hırdavatçı dükkanında çok ucuza bulabililirsiniz.近くの工具店へ行けばすぐに買えるものです。 だから私達がひそかに想像しているのは
Hangi dükkan daha fazla kar elde eder?¿Cuál tienda tiene el mejor precio?
Hangi dükkan daha fazla kar elde eder?Který obchod má vyšší zisk.
Hangi dükkan daha fazla kar elde eder?Ktorý obchod má vyšší zisk?
Hangi dükkan daha fazla kar elde eder?Który sklep ma lepszy układ?
Hangi dükkan daha fazla kar elde eder?Melyik üzletnek vannak jobb árajánlatai?
Hanın kapı dikdörtgen, beyaz ve canlı yol ve Huxter dükkanı ön kabarma Haziran güneş.langwerpig van de herberg deur, de weg wit en levendig, en Huxter de shop-front blaarvorming in juni zon
Hanın kapı dikdörtgen, beyaz ve canlı yol ve Huxter dükkanı ön kabarma여관 문의 직사각형의 흰색과 생생한 도로, 그리고 Huxter 가게 - 프론트 젖어
Hanın kapı dikdörtgen, beyaz ve canlı yol ve Huxter dükkanı ön kabarmaJune日インチ
Hanın kapı dikdörtgen, beyaz ve canlı yol ve Huxter dükkanı ön kabarmaمستطيل نزل من الباب ، والطريق البيضاء وحية ، ومتجر للHuxter الأمامية عنيفا
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.Di jendela toko suvenir kecil rumah-sakit ada sebuah tanda yang tertulis "Sukarelawan Diperlukan". Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.I fönstret till sjukhusets lilla presentbutik hängde en skylt som sade "Volontärer sökes". Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.In het uitstalraam van de kleine cadeaushop van het ziekenhuis hing een bordje: "Vrijwilligers gezocht." Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.În vitrina micului magazin de cadouri al spitalului era un anunţ în care scria "Se caută voluntari". Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.I vinduet til hospitalets lille gavebutik var der et skilt, hvor der stod: "Frivillige søges". Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.병원에 있던 조그만 선물가게 창문에서 그 계시가 있었어요. 그곳에 "자원봉사자 모집" 이라고 써있더군요.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.Na montra da lojinha de prendas lá no hospital havia um sinal que dizia: "Precisam-se Voluntários".
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.Ở cửa sổ bệnh viện nơi có một quầy quà Tấm biển đề "Cần người tình nguyện". Hmm
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.V okienku nemocničného darčekového obchodíku bola značka, ktorá hovorila "Hľadáme dobrovoľníkov." Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.V okně malého nemocničního obchodu s dárkovým zbožím bylo znamení které říkalo "Hledáme dobrovolníky". Hmm
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.Volt egy felirat az kórház ajándékboltjának üvegablakán, "Önkéntest keresünk"
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.W oknie małego szpitalnego sklepiku z prezentami była wywieszka mówiąca "Potrzebni ochotnicy" Hmm.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.Στο παράθυρο του μαγαζιού του νοσοκομείου υπήρχε μία πινακίδα, που έλεγε "Ζητούνται εθελοντές". Χμμ.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.בחלון של חנות המתנות הקטנה של בית החולים היה שלט [סימן] שהיה כתוב עליו "דרושים מתנדבים".
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.على نافذة لمحل هدايا صغير في المستشفى مكتوب عليها "مطلوب متطوعين". هممم.
Hastanedeki minik hediye dükkanının penceresinde bir işaret vardı. diyor ki, "Gönüllüler Aranıyor." Hmm.「ボランティア募集中」と 彼らはすぐに私を受け入れてくれましたよ
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Ahogy emlékszem, ezt kell a háztól: Mivel munkaszüneti nap, a koldus bolt zárva .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Als ik me herinner, dient dit te worden het huis: Being vakantie, de bedelaar van de winkel is gesloten .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Aşa cum îmi amintesc, acest lucru ar trebui să fie casa: Fiind de vacanţă, magazin cerşetor este închis .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Comme je me souviens, cela devrait être la maison: Être vacances, la boutique du mendiant est arrêté .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--내가 기억하는대로,이 집에 있어야합니다 : 휴일이기 때문에, 거지의 가게가 종료됩니다 .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Kot se spomnim, naj bo to hiša: Biti praznik, se zapre beraškega trgovina .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Muistaakseni tämä olisi talossa: Being loma, kerjäläinen n myymälä on kiinni .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Như tôi nhớ, điều này nên được ngôi nhà: Là kỳ nghỉ, cửa hàng của người ăn xin là đóng cửa .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--O ile pamiętam, to powinno być w domu: Bycie wolnym od pracy, żebraka sklep jest zamknięty .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Pelo que me lembro, esta deve ser a casa: Sendo feriado, a loja do mendigo está fechado .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Per quanto mi ricordo, questo dovrebbe essere la casa: Essere vacanze, un negozio del mendicante è chiusa .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Pokiaľ si spomínam, malo by to byť dom: Byť dovolenky, je zatvorené Žebrácká obchodu .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Pokud si vzpomínám, mělo by to být dům: Být dovolené, je zavřené Žebrácká obchodu .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Que yo recuerde, esto debe ser la casa: ser día de fiesta, la tienda del mendigo se cierra .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Seperti yang saya ingat, ini harus rumah: Menjadi liburan, toko pengemis tertutup .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Som jag minns, bör detta huset: Att semestern är tiggaren butik stänga .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Som jeg husker, bør dette være huset: At være ferie, er tiggeren butik lukket .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Wie ich mich erinnere, sollte dies das Haus sein: Als Feiertag, der Bettler Laden ist geschlossen .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Όπως θυμάμαι, αυτό θα πρέπει να είναι το σπίτι: να είσαι διακοπές, το κατάστημα του ζητιάνου είναι κλειστά .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Насколько я помню, это должно быть дом: Быть праздник, магазин нищего закрыта .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--Спомням си, това трябва да бъдат къща: Като на празник, на просяк, магазин е изключен .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--עד כמה שזכור לי, זה אמור להיות הבית: להיות חג, החנות של הקבצן סגורה .--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--كما أذكر ، ينبغي أن يكون هذا البيت : يجري عطلة ، هو اغلاق المحلات التجارية المتسول.--
Hatırladığım kadarıyla, bu evi olmalıdır: tatil olmak, dilenci dükkanı kapattı .--何が、HO!薬剤師! [薬剤師を入力してください。]
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Cada viernes por la mañana acudía a la tienda de regalos.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Elke vrijdagochtend was ik in de cadeaushop.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Ho lavorato da sola, ogni venerdì mattina. Ero al negozio di regali.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Hver fredag morgen var jeg i butikken.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.În fiecare vineri dimineaţa, eram la magazinul de cadouri.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Jeden Freitag Morgen war ich im Geschenkartikelladen.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Każdego piątkowego poranka byłam w sklepie z prezentami.
Her Cuma sabahı, hediyelik eşya dükkanındaydım.Každé piatkové ráno som bola v darčekovom obchode.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod