Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Пекарня владела одной из тех машин, которые печатают на глазури.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.У їхньому магазині була одна з цих машин, яка може друкувати на глазурі.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.במאפייה היתה מכונה שיכלה להדפיס על גבי ציפויי סוכר.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.كان المتجر يتوفر على إحدى تلك الآلات التي يمكنها الطباعة على ألواح من السكر.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.機械がありました それで子どもたちの描いた絵を
Dükkandayým iţte.I am in the shop.
Dükkânı açmadan önce belediyenin sağlık yetkililerinden resmi izni alın.Ansök om tillstånd hos kommunens hälsomyndighet innan lokalerna tas i bruk.
Dükkânı açmadan önce belediyenin sağlık yetkililerinden resmi izni alın.Hae kunnan terveysviranomaiselta lupa, ennen kuin tilat otetaan käyttöön.
Dükkânı açmadan önce belediyenin sağlık yetkililerinden resmi izni alın.Pida autorización a las autoridades de salud municipales antes de que sus instalaciones entren en uso.
Dükkânı açmadan önce belediyenin sağlık yetkililerinden resmi izni alın.أطلب ترخيصًا من السلطات المسؤولة عن الصحة في البلدية، قبل أن تبدأ في استعمال المكان.
Dükkânı açmadan önce belediyenin sağlık yetkililerinden resmi izni alın.美容院和食品销售企业必须通过营业场所检查。在开业前,请向当地健康主管机关申办许可。
Dükkanına gelen Mike adındaki müşterisine yol bisikleti satmıştır.마이크라는 고객에게 한 대를 팔았다고 하죠.
Dükkanına gelen Mike adındaki müşterisine yol bisikleti satmıştır.لعميله (مايك)
Dükkanına gelen Mike adındaki müşterisine yol bisikleti satmıştır.マイクは新しい自転車が大好きで、 同時にソーシャルの熱心なユーザーでもあります。
Dükkanına gelen Mike adındaki müşterisine yol bisikleti satmıştır.賣左架 road bike 比阿Mike
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor. Bayılıyor bu cekete.Está a ver a loja quando encontra um casaco Balenciaga... e adora-o.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor. Bayılıyor bu cekete.Покопавшись, находит пиджачок Баленсияга, который ей очень понравился.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor. Bayılıyor bu cekete.Порившись у речах, вона знаходить піджак Баленсіяга - він їй дуже подобається.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Bogarászik. Talál egy Balenciaga kabátot.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Đi vòng quanh một lúc. Cô ta tìm thấy một cái áo khoác của Balenciaga
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Elle fouille. Elle trouve une veste Balenciaga.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Está rebuscando. Encuentra una chaqueta de Balenciaga.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Fruga in giro qua e là. Trova questa giacca di Balenciaga.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Ketika berkeliling dia menemukan sebuah jaket Balenciaga
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.그녀는 뒤지고 있었는데, 발렌시아가의 자켓 하나를 발견했어요.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Rozgląda się. Znajduje kurtkę Balenciagi.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Se învârte prin magazin. Găsește o jachetă Balenciaga.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Sie wühlt etwas herum. Sie findet diese eine Jacke von Balenciaga.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Ze snuffelt wat rond en vindt een jasje van Balenciaga.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Σκαλίζει τα ρούχα. Βρίσκει ένα σακάκι Μπαλενσιάγκα.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.Рови наоколо. Открива едно сако от Баленсиага.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.היא נוברת בין הערימות. היא מוצאת את הז'קט הזה, מבית בלנסיאגה.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.وهي تبحث عن التأصيل. لتجد هذه السترة من تصميم بالينكياغا.
Dükkanın altını üstüne getirip Balenciaga marka bir ceket buluyor.プラダはそれがとても気に入り
Dükkanı tekrar açmışsın.Tu as rouvert la pension ?
Dükkanı tekrar açmışsın.Újra megnyitottad a panziót?
Dükkanı tekrar açmışsın.لقد فتحت مجددا الفندق
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.A boltajtókból távoli országok illata áradt.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Aroma dari pintu-pintu toko berasal dari belahan dunia lainnya.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.De geuren van de winkeldeuren waren uit de rest van de wereld.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Die Gerüche aus den Ladentüren kamen aus dem Rest der Welt.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Gli odori che uscivano dai negozi provenivano dal resto del mondo.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.가게에서 흘러나오는 향기조차 다른 세상의 것이었죠.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Les odeurs qui sortaient des portes de magasins venaient du reste du monde.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Los olores que provenían de las tiendas eran del resto del mundo.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Mirosurile din uşile magazinelor veneau din restul lumii.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Mùi từ các cửa hàng đến từ khắp thế giới.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Os cheiros provenientes das portas das lojas vieram do resto do mundo.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Vonji iz trgovin so bili od drugod.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Vůně z dveří obchodu byly z celého světa.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Ze sklepów roznosiły się zapachy reszty świata.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Z otvorených dverí obchodov páchli zvyšky sveta.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Οι μυρωδιές από τις πόρτες των μαγαζιών ήταν από τον υπόλοιπο κόσμο.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Запахи из магазинов были запахами отсталого мира.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Запахи із дверей крамниць походили з усіх куточків світу.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.Миризмите, носещи се от вратите на магазините, бяха от цял свят.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.הריחות שנישאו מפתחי החנויות היו מכל יתר חלקי העולם.
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.الروائح من ابواب المتجر كانت من باقي العالم
Dükkan kapılarından yayılan kokular dünyanın geri kalanından geliyordu.人々はカタコトの英語で
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Ce ne sono tanti altri nei negozi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dükkan ile cümle - Sayfa 39 - dükkan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App