Diyor ki, Alara ve Cenk şeker dükkanına gidiyorlar.Der står her, at Nadia og Peter besøger en slikbutik.
Diyor ki, Alara ve Cenk şeker dükkanına gidiyorlar.Então, aqui diz, Nadia e Peter visitam a loja de doces.
Diyor ki, Alara ve Cenk şeker dükkanına gidiyorlar.그래서 여기에 보면, Nadia 와 Peter는 사탕가게에 들렀습니다.
Diyor ki, Alara ve Cenk şeker dükkanına gidiyorlar.Tady stojí, že Naďa a Petr navštívili cukrárnu.
Diyor ki, Alara ve Cenk şeker dükkanına gidiyorlar.Отже, Надія і Пітер відвідують цукерню,
Diyor ki, Alara ve Cenk şeker dükkanına gidiyorlar.Тук е казано, Надя и Петър посещават сладкарница.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Czuję się źle, więc idę do sklepu, żeby kupić coś na przeziębienie.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Exacto. Voy a la tienda, estoy enfermo, necesito comprar algunos remedios.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Ich gehe in die Apotheke, ich bin krank und brauche Medikamente.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Je vais à l'épicerie, je suis malade, j'ai besoin d'acheter des médicaments.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Ma duc la alimentara, imi e rau, trebuie sa cumpar ceva medicamente.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Så jag går till affären, jag är sjuk och jag behöver medicin.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Saya pergi ke toko, saya sakit, saya perlu obat.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Tôi vào cửa hàng, tôi bị bệnh, tôi cần mua thuốc.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Torej, grem v lekarno, bolan sem, potrebujem zdravila.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Отивам в магазина, болен съм, имам нужда от лекарство.
Dükkana gidiyorum, hastayım ve biraz ilaç almam lazım.Я иду в гастроном, больной, мне нужно купить лекарства.
Dükkana yine uğra.Kom forbi salonen en anden gang.
Dükkana yine uğra.Kom förbi salongen nån gång igen.
Dükkana yine uğra.Poikkea taas joskus.
Dükkana yine uğra.Proszę kiedyś do nas wpaść.
Dükkana yine uğra.Torna a trovarmi, qualche volta.
Dükkana yine uğra.Volte a aparecer no gabinete.
Dükkana yine uğra.Vuelve a pasarte por el salón algún día.
Dükkana yine uğra.Πέρνα από το μαγαζί.
Dükkana yine uğra.Заходи ещё как-нибудь.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Anda harus mendengar beberapa percakapan telepon dengan orang-orang dalam Bluetooth saya di sebuah toko.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Bluetoothで こんな電話をすることもあります 「えーと バスを吹っ飛ばして燃え上がらせて
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Deberían oir alguna de las conversaciónes telefónicas de las que tengo con la gente por Blutooth en la tienda:
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Dovreste ascoltare alcune mie conversazioni al telefono, magari mentre uso l'auricolare in un negozio.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.제 직장에서 블루투스로 사람이랑 하는 전화 통화를 좀 들어 보시면 알 수 있을 겁니다.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Vous devriez entendre certaines conversations que j'ai avec des gens sur mon Bluetooth dans la boutique.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Трябва да чуете някои от телефонните разговори, които водя с хората по моя Bluetooth в магазина.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.אתם צריכים לשמוע כמה משיחות הטלפון שאני מנהל מהבלוטות' שלי בחנות.
Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.عليكم الاستماع لبعض محادثاتي على الهاتف التي اجريها مع زملائي او التي اقوم بها عبر البلوتوث في المتاجر ..
-Dükkandaki bütün 53'leri getir. -Hiç kalmamış, dün de söylemiştim. Kalmamış mı?- Przynieś wszystkie 53' ze sklepu - Nic nie zostało mówiłem Ci.
-Dükkandaki bütün 53'leri getir.Hol ein paar 53er, aber dalli!
-Dükkandaki bütün 53'leri getir.Přines ze skladu všechny třiapadesátky.
-Dükkandaki bütün 53'leri getir.-Sí, sí... -¡Ve a buscar unos 53!
-Dükkandaki bütün 53'leri getir.-Spring ner och hämta några 53vor.
-Dükkandaki bütün 53'leri getir.- Vai a prendere dei pezzi del 53.
-Dükkandaki bütün 53'leri getir.Πήγαινε στο υπόγειο να φέρεις τα 53αρια.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.A loja possuía uma daquelas máquinas que imprimem em pratos de açúcar.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Az üzletnek van egy olyan gépe, amivel ostyákra lehet nyomtatni.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Bageriet hade en av de där maskinerna som kan skriva ut på sockerskivor.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Butikken ejede en af de maskiner, som kan printe på sukkerplader.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Cửa hàng sở hưữ một trong những chiếc máy đó
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.De bakker bezat zo'n machine die kan drukken op suikerplaten.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Der Laden hatte eine dieser Maschinen, die auf Zuckerplatten drucken können.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.El local tenía una de esas máquinas para imprimir en placas de azúcar.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Il negozio possedeva una di queste macchine che possono stampare su pasta di zucchero.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.그 제과점에는 설탕판에 장식을 새길 수 있는 기계가 있었는데
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Le magasin possédait une de ces machines qui peut imprimer sur des plaques de sucre.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Magazinul avea una dintre acele maşini care poate printa pe foi de zahăr.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Sklep posiadał maszynę do rysowania cukrem.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Toko tersebut memiliki salah satu mesin yang bisa mencetak pada piring gula.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.V obchode mali prístroj, ktorý tlačí na plát cukru.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.V obchodě měli jeden z těch přístrojů, který dokáže tisknout na talíře z cukru.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Το κατάστημα είχε ένα από αυτά τα μηχανήματα που μπορούν να τυπώσουν πάνω σε πλάκες από ζάχαρη.
Dükkanda şeker tabakalarına yazmaya yarayan şu makinelerden biri vardı.Магазинът притежаваше една от онези машини, които могат да правят захарни отливки.