Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Era dia de saldos na Macy's, e tudo estava a 20% menos que o preço normal.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Fue un día de venta en de Macy's, y todo fue 20% menor que el precio regular.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Macy's-nél leárazás volt és minden 20%-kal olcsóbb volt a normál árnál.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -V nákupním centru byl "Den slev" a vše bylo o 20% levnější než při běžných cenách.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -V nákupnom centre bol "Deň zliav" a všetko bolo o 20% lacnejšie než pri bežných cenách.
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Anh ấy sẽ đến các cửa hàng bán đồ cổ, và trò chơi sẽ như thế này:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Er ging immer in Antiquitätenläden und das Spiel ging dann so:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Ia a antiquários e o jogo era o seguinte:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Il allait chez des antiquaires, et le jeu était le suivant :
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:게임을 했답니다. 그 친구는 골동품 가게에 가곤 하는데 이런 게임이랍니다:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Mergea la magazinele de antichităţi, şi jocul era așa:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Régiségboltokba járt, a játékuk pedig a következő volt:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Він ходив по антикварних крамничках, а гра полягала в наступному:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Они шли в антикварный магазин и начинали играть.
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:Отиват в антикварен магазин, и играта беше следната:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:עם אשתו. הוא היה הולך לחנויות של עתיקות, והמשחק היה כזה:
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:كان يلعبها مع زوجته . هو يذهب الى المحلات الاثريه ، و اللعبه كانت عباره عن :
Birlikte bir antika dükkanlarına giderler ve oyunun tamamen şu şekilde olduğunu anlatıyorlar:アンティークのお店に行って 欲しいアンティークがあると
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.A következő sebészeti időpontom, teljesen véletlenül, épp a bolt mellett volt.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Il mio appuntamento successivo col chirurgo fu, casualmente, subito dopo un turno al negozio di regali.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Janji dengan ahli bedah berikutnya adalah, secara kebetulan, setelah jadwal kerja di toko suvenir.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.저의 다음 외과의사와의 진료약속이, 정말 우연하게도 바로 선물가게 근무시간 바로 다음이었습니다.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Mein nächster Termin mit dem Chirurg war zufälligerweise kurz nach einer Schicht im Geschenkartikelladen.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Mijn volgende afspraak met de chirurg was toevallig vlak na een shift in de cadeaushop.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Min næste tid hos kirurgen var, tilfældigvis, lige efter en vagt i butikken.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Moja ďalšia kontrola u chirurga bola, zhodou okolností, tesne po mojej práci v obchodíku.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Moje další schůzka u chirurga byla náhodně hned po směně v obchodě.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Por coincidência, a minha consulta seguinte com o cirurgião era logo depois de um turno na loja de prendas.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Som av en händelse var mitt nästa möte med kirurgen precis efter ett avslutat pass i presentbutiken.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Và cái hẹn cho cuộc phẫu thuật của tôi, thật ngẫu nhiên, ngay sau một ca trực ở cửa hàng quà tặng
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Το επόμενο ραντεβού μου με το χειρούργο ήταν, συμπτωματικά, ακριβώς μετά τη λήξη μιας βάρδιάς στο κατάστημα.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Мой следующий приём у хирурга, совершенно случайно, был сразу после того как я устроилась в магазин сувениров.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.Моята следваща среща с доктора беше случайно, точно след приключване на смяната ми в магазина за подаръци.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.התור הבא שלי למנתח היה, בצירוף מקרים, מיד אחרי משמרת בחנות המתנות.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.كان موعدي القادم مع الجراح، بالصدفة، بعد نوبة العمل في محل الهدايا.
Bir sonraki cerrahla buluşmam, şans eseri, dükkandaki bir vardiyamdan sonraydı.ギフトショップでの勤務時間の直後でした 当然わたしはチョッキとIDで入っていって
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Azt a pénzt fektették az álmukba, amit kerékpár üzletük hozott.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Det betala sin dröm med avkastningen från deras cykelaffär.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Financiaban su sueño con las ganancias de su tienda de bicicletas.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Họ trả cho giấc mơ của mình bằng số tiền thu được từ cửa hàng xe đạp.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Ils ont financé leur rêve avec la recette de leur magasin de vélos.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.그들은 자전거 가게에서 일하면서 꿈을 키워나갔습니다.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Mereka membiayai mimpi mereka dengan toko sepeda mereka.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Opłacali swoje marzenia z dochodów ze swojego sklepu rowerowego.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Pagavam pelo seu sonho com as receitas da sua loja de bicicletas.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Pagavano i loro sogni con il ricavato del loro negozio di biciclette.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Pentru a-și îndeplini visul, au folosit încasările magazinului lor de biciclete.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Sie finanzieeten ihren Traum aus den Erlösen aus ihrem Fahrradgeschäft.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Svoje sanje sta financirala z izkupičkom iz svoje prodajalne koles.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Svoj sen financovali z tržieb z obchodu s bicyklami.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Svůj sen platili z výdělku jejich obchodu s bicykly.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Ze betaalden hun droom uit de opbrengsten van hun fietsenwinkel.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Πλήρωναν για το όνειρό τους με τα έσοδα από το κατάστημα ποδηλάτων τους.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Вони фінансували свою мрію за рахунок прибутків від їх магазину велосипедів.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Они финансировали свою мечту за счет доходов их магазина велосипедов.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.Плащали за мечтата си с постъпленията от магазина си за велосипеди.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.הם מימנו את החלום שלהם מההכנסות של חנות האופניים שלהם.
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.وقد مولا حلمهما من عائدات محلهم للدراجات الهوائية،
Bisiklet dükkânından gelen hasılatıyla hayâllerini ödediler.ライト兄弟のチームの誰ひとりとして
Bisiklet dükkanından gelen hasılayla hayallerini ödediler.그들이 운영하는 자전게 가게에서 나오는 돈을 써야 했어요.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod