Ana içeriğe geç
Sözlük

dükkan ile cümle

dükkan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.كما أنه لدينا أدلة على ورشة مجوهرات للطبقة الراقية، وتبين أنه أيا كان ما كان هناك قد كان مدينة هامة جداً.
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.何かとても重要な街が あったということです イチタウイなのかは まだわかりませんが
Bir de orada ne varsa, önemli bir şehrin olduğunu gösterecek seçkin bir mücevher dükkanımız var.我哋都有證據顯示呢度曾經有 一間大師級嘅珠寶工坊 證明咗呢度曾經有座非常重要嘅城市
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.Abrió una tienda, convirtiéndola en un negocio familiar.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.A deschis un magazin, o afacere de familie.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.Aprì un negozio, ne fece un affare di famiglia.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.Eröffnete ein Geschäft und gründete ein Familienunternehmen.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.Il a ouvert un magasin, l'a transformé en une affaire de famille.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.가게를 열고, 가족 사진을 찍기 시작했죠.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.Öppnade en butik, gjorde den till ett familjeföretag.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.פתח חנות, הפך את זה לעסק משפחתי.
Bir dükkan açtı, aile işi oluverdi.父はこの 白黒の世界に生まれた
Bir dükkana giderdiniz, satıcılarla görüşürdünüz, dağıtım fizikiydi.Czyli musiałeś iść do sklepu, miałeś sprzedawców, dystrybucja odbywała się w świecie rzeczywistym.
Bir dükkana giderdiniz, satıcılarla görüşürdünüz, dağıtım fizikiydi.Es decir, uno iba a un almacén, allí había vendedores, esa era la distribución física.
Bir dükkana giderdiniz, satıcılarla görüşürdünüz, dağıtım fizikiydi.상점이나 영업사원 등을 통한 물리적 유통뿐이었죠
Bir dükkana giderdiniz, satıcılarla görüşürdünüz, dağıtım fizikiydi.كأن تذهب للمتجر، أو تستخذم منوبي مبيعات، كان هناك توزيع فعلي.
Bir dükkana giderdiniz, satıcılarla görüşürdünüz, dağıtım fizikiydi.しかし1990年代の中頃から バーチャルなチャネルが登場しました
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Apakah kita suatu hari bisa pergi ke toko binatang dan berkata, "Saya mau anjing.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Budeme moci jednoho dne přijít do obchody se zvířaty a říct, "Hele, já chci psa.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Est-ce qu'un jour nous irons à Animaux'R'Us et dirons-nous, " Bon, je veux un chien.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Finiremo per andare al negozio di animali e dire "Voglio un cane.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Gehen wir eines Tages in einen Pets"R"Us und sagen, "Okay, ich will einen Hund.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Vom ajunge să mergem într-o zi la Pets"R"Us și să zicem, "Uite, vreau un câine.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz: "Merhaba, ben bir köpek istiyorum.Θα μπορούμε κάποια μέρα να πάμε σε ένα μαγαζί και να πούμε, "Θέλω ένα σκύλο.
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:언젠가는 우리는 Pets"R"Us에 가서 이렇게 말할 수 있습니까?
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:Podemos, qualquer dia, ir ao Pets"R"Us e dizer:
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:Vajon egy nap majd csak besétálunk egy géntechnológiai kisállatkereskedésbe és azt mondjuk az eladónak:
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:¿Vamos a ir algún día a la tienda de mascotas a decir:
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:Zullen we ooit nog eens naar "Dieren Op Maat" gaan en zeggen:
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:Дали ще можем някой ден да отидем в магазин за домашни любимци играчки и да кажем:
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:האם נלך בעתיד ל"פטס-אר-אס"
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:هل من المسموح لنا أن نذهب يوما ما ل Pets "R" Us
Birgün Pets"R"Us evcil hayvan dükkanına gidip şöyle diyebiliriz:このようなことを言うようになるでしょうか?
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.Ils allaient donc chez un antiquaire, ils regardaient une tasse, et ils disaient :
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.그래서 그 친구가 골동품 가게에 가서 이런 컵을 하나 본다고 해보죠.
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.Se for uma boa história, compramo-la. Iam a um antiquário, viam uma chávena e diziam:
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.Ze gaan dus naar een antiekzaak en ze kijken naar een kopje en vragen:
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.Итак, они идут в магазин, смотрят на чашу и говорят:
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.Отож, вони відвідували антикварну крамничку, і розглядали якусь чашу, і просили:
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.כך שהם הלכו לחנות עתיקות, והם הסתכלו על הפריט הזה,
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.لذا سوف يذهبون الى المحلات الاثريه ، وسوف ينظرون إلى هذه الكأس،
Bir gün yine antika dükkanına giderler ve bir kupa görürler.「これのこと聞かせてよ」
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Chúng tôi quan sát ở quán espresso bar cách đó 3 dãy nhà.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Estábamos como a 3 calles, observando desde la barra del café.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Három háztömbbel odébbról figyeljük a fejleményeket egy kávézóból.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.저희는 세 블럭 떨어진 에스프레소 바에서 지켜보고 있었죠.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ninguém nos via. Estávamos a três quarteirões dali a observar do nosso bar.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Nous sommes trois immeubles plus loin, observant la scène depuis notre café.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Siamo a tre isolati di distanza e osserviamo la situazione dalla nostra caffetteria.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Suntem la trei blocuri distanță, îi observăm de la barul nostru.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.We zien alles vanuit de espressobar drie straten verderop.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Wir waren drei Querstraßen entfernt und sahen von der Espresso-Bar aus zu.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ήμασταν τρία τετράγωνα μακριά, παρακολουθώντας το σκηνικό απ' την καφετέρια.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ми спостерігали за подіями з кав'ярні за три квартали звідти.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Ние сме на три пресечки разстояние, наблюдавайки от кафенето.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.Но мы оставались невидимыми в кафе неподалёку, попивая свои эспрессо.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.היינו במרחק 3 רחובות וצפינו במתרחש מבית-קפה.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.نحن على بعد ثلاث مجمعات سكنية نشاهد ما يحدث من مقهى الإسبرسو.
Bir kaç bina ötedeki kahve dükkanından olan biteni izliyorduk.子供連れの買い物客を逮捕するわけにもいきません
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Det var udsalgsdag i Magasin, og alting kostede 20 procent mindre end den normale pris.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod