Çiçekçi dükkânındaki Barbara Carmen De Lavallade .ルリス マーメイドカフェ店員の人魚。
1 cadde vardır ve tüm dükkânlar bu cadde üzerindedir (Kulaksız Caddesi).この星にはありとあらゆるお店があり、この星のお店は皆生きているらしい。
Müşteri olmadığı için dükkanı erken kapattık.客がいなかったので店を早仕舞いにした。
Bebek arabası dükkanın önünde duruyor.ベビーカーが店の前に置かれている。
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.她的兄弟艾瑞克(Erick)是波特蘭附近一家汽車改裝店的共同所有人。
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24,978棟民宅、24座教堂、2,320家商店、775座倉庫和62所學校被摧毀。
Çizgi roman dükkânı The Android's Dungeon & Baseball Card Shop'ın sahibidir.他是春田镇「机器人地牢与棒球卡片店」(Android's Dungeon & Baseball Card Shop)的店主。
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .桥上有亭。
Göstericiler dükkânlara, hükümet binalarına, polis karakollarına, benzin istasyonlarına ve bankalara saldırdı.抗议者攻击商店、政府机关、警察局、警车、加油站和银行。
Bu yüzden birçok kitap dükkânı kitabı bulundurmayı reddetti.結果书店拒绝从书架上撤走该书。
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.在一切結束後開了家壺的專賣店。
15'inci yüzyılın ilk yarısında iki sıra dükkân köprü boyunca inşa edildi.在15世紀初,零售商店分別沿著橋樑的兩側設立。
Hayır, her yerde kebap dükkânları olduğu için değil...住在麵包店而非宿舍。
Watto, Anakin'i dükkânında çalışıtırırdı.讓佳娜德在他的店內工作。
Kahve Dükkanı'nda çalışan Margaret'tan hoşlanmaktadır.在咖啡廳上班的女子,喜歡馬修。
Bu geçitte 10 dükkân yer aldı.本站共设有10个乘客出入口。
Genelde avizeci dükkânları bulunur.过去多有旧式店铺。
Mahmutpaşa'da bir hırdavatçı dükkanı açtı.他在公园街开设了一家成功的雪茄店。
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.愤怒的群众在德黑兰攻入商店,拆除招牌和窗户。
Geçit 63 kolon üzerine oturtuldu ve burada 23 dükkân yer aldı.此線全線位於地下,設有23個車站。
Bir şarküteri dükkanı vardır.他擁有一所煙草店。
Dükkanımızı açtık peki her şey bitti mi?但該店及後已倒閉。
Kırtasiye dükkânları genellikle okul ya da işyerleri yakınında bulunmaktadır.老師通常就住在學校旁,或很近的地方。
Bazen hamburger dükkanında çalışır.也有在漢堡店裡打工。
Dükkânların kuzey bölümünde ise sütunlu cadde yer almaktadır.車站北側的商店街規模大於南側。
Günümüzde, hala dünyadaki çay dükkanlarında servis edilen ortak bir içecektir.今天,它仍是法国人餐桌上不可或缺的饮品。
Çiçekçi dükkânındaki Barbara Carmen De Lavallade .魔界都市歌舞伎町花店“AWS Flower”的店主。
Kadıköy Belediye Şubesi çevresinde 24 dükkân yaptı.丐𦨭县下辖1市镇24社。
Kuyumcunun dükkânında güzel küçük bir akülü araba gören Leprikon hemen bu arabaya binerek yola çıkar.他在车店里买了一部可以在驾驶室做爱的高档小车。
Annelerinin ise küçük bir bakkal dükkânı vardı.작은 가게를 하는 엄마와 단 둘이 산다.
Köpeklerin evcil hayvan dükkanlarında (İngilizce: pet shop) satılması, birçok gelişmiş ülkede yasaklanmıştır.개나 고양이 등 대형 포유류는 많은 유럽 국가들에서는 애완동물 매장에서 판매하지 않는다.
İçinde iki yanda 124 dükkân vardır.12개 속에 약 404종이 있다.
Babalık'ın dükkânında takılır.저는 제 삼촌 부부의 농장에서 곧바로 왔어요.
Çiçekçi dükkânındaki Barbara Carmen De Lavallade .마르코 차바 미궁의 상점에서 장사를 하는 가우디.
Salim (Cezmi Baskın): Mahallede kırtasiye dükkânı vardır.상가(商街): 가게가 모여 있는 길거리.
Dükkana gelen müşterilerden biri mangal sosunu çok beğenir.가게에서 한가로이 차분한 성격을 가진 남자이며 단풍잎을 좋아한다.
Son satıcının da en geç 05:00'de dükkânını açmış olması gerekir, yoksa paketler yola atılır.즉 말소기준권리는 15:00시에 생겨나나, 전입은 24:00시 즉 더 늦게서야 한 것으로 처리되므로, 나중에 만일 집이 압류되면 세입자는 쫓겨나게 된다.
İşte meydanı şuradadır, burada dükkanlar vardır...저서로는 《창진집》이 있다.
General Store (Genel Dükkân): Adı gibi her şeyin satıldığı yerdir.찻집(茶-)은 차를 비롯한 음료를 파는 곳이다.
10 yıl sonra dükkân sayısı 300'e ulaşmıştı.3년 뒤, 회사의 종업원 수가 1000명에 이르게 됐다.
LINE Çıkartma Dükkanı, 8.000’den fazla çıkartma sunuyor.고식물학 소장품도 8,000여점 이상 소장하고 있다.
Dükkâna bir müşteri girdiğinde, "Mal orada.식당 같은 데 가면 '아이구 이 맹구 왔네.'
Erkek kardeşi Erick ise Portland yakınlarında bir araba modifikasyon dükkanının sahibidir.אחיה אריק הוא אחד הבעלים של מוסך ליד פורטלנד.
Kitapçı Dükkani.בעל חנות ספרים.
Bir kuyumcu dükkanına ev sahipliği yapmaktadır.בעלת חנות תכשיטים.
Kızgın kalabalıklar Tahran'da dükkânları kırdı, camları parçaladı.המון זועם בטהראן פרץ לחנויות, קרע שלטים, ניפץ חלונות והעלה באש את בניין משרד הפנים.
Gruba, evcil hayvan dükkânlarında çalışan arkadaşlarının anısına Pet Shop Boys adını verdiler.בהמשך שינו את שמם ל-"Pet Shop Boys" (נערי חנות חיות המחמד) בעקבות עצתם של חברים משותפים שעבדו בחנות חיות מחמד.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .על הנהר עוברים מספר גשרים.
Austin ile Ally bu dükkanda karşılaşır.מכירה את אוסטין כאחד הלקוחות שלה בחנות.
Bu yüzden birçok kitap dükkânı kitabı bulundurmayı reddetti.מספר ארגונים ניסו להחרים את מכירת הספר וחנויות ספרים רבות סירבו למכור אותו.
Annelerinin ise küçük bir bakkal dükkânı vardı.אמו ניהלה חנות קטנה.
Çömlekçilik genelde küçük dükkân ve atölyelerde yapılırdı.מקום מפגשם היה בדרך כלל בתי-קפה ומועדונים.
Antikacı Dükkanı, 1841 yılında kitap olarak da basılmıştır."בית ממכר עתיקות" יצא לאור כספר ב-1841.
Dükkanların her birinin ayrı kapısı yoktur.בין החנויות השונות אין אחידות.
Birçok dükkân ve firma batmıştır.כן נהרסו בתים רבים וחנויות.
Dükkanımızı açtık peki her şey bitti mi?הניסיון נכשל, והחנות נסגרה.
Herkes evinin altına birer dükkân yapmıştır.כל אחד מהם שוכן בבניין אחר ברחבי העיר.
Kalede 50 kadar silahlı bekçi vardır ki dükkanları bekler.בקבוצה היו כ־35 גברים בעלי נשק ששבו מהמלחמה.
İçinde birçok dükkân bulunur.סביבה נמצאו חנויות רבות.
Mahallede bir market ve iki bakkal dükkanı bulunmaktadır.מסביב לכיכר יש מבנה חנות ועוד שני מבני חנויות סמוכים.