Dükkânı kapatıyoruz.We zijn de winkel aan het sluiten.
Havaalanının kitapçı dükkanı sabah saat 10:00'da açılır.Księgarnia lotniskowa otwiera się o 10:00.
Sumitomo ilk olarak 1630 yılında Masatomo Sumitomo tarafından bir ilaç ve kitap dükkanı olarak kurulmuştur.Firma założona w 1630 roku przez Sumitomo Masatomo jako sklep sprzedający leki i książki.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Sklepy żydowskie zostały spalone, a synagogę zniszczono.
Eczaneler ilaç satılmasına ruhsat verilen dükkânlardır.Wykaz dopuszczonych do obrotu surowców farmaceutycznych.
Hodler'in erken dönem çalışmaları çoğunlukla dükkânlara ve turistlere satılan manzara resimleridir.Najwcześniejsze prace Hodlera to tradycyjne krajobrazy, które sprzedawano w sklepach dla turystów.
O günden beri evlerini genişlettiler, bir kitapçı dükkânı açtılar ve sık sık seyahat ediyorlar.Od tego czasu powiększyli dom, podróżowali po całym świecie i otworzyli razem księgarnię.
Klibin teması pizza dükkanı açılması ile ilgili bir grup çalışmalara dayalıdır.Tom wpadł na pomysł otworzenia pizzerii.
Gruba, evcil hayvan dükkânlarında çalışan arkadaşlarının anısına Pet Shop Boys adını verdiler.Nazwę Pet Shop Boys zapożyczyli później od znajomych, którzy pracowali w sklepie zoologicznym.
Berlin’de küçük bir dükkân açarak tütün ticareti ile uğraştı.W Dublinie otworzył sklep z tytoniem.
Oscar Wilde Bookshop, lezbiyen ve gey yazarlarının eserlerinden oluşan ilk kitap dükkânı idi.Oscar Wilde Bookshop jest pierwszą i najstarszą księgarnią poświęconą homoseksualnym autorom.
15 yaşında bir iç çamaşırı dükkânında çalıştı.Jako piętnastolatka zaczęła pracować w sklepie z bielizną jako sprzedawczyni.
23.-32. bölümler arasında Cevahir`in bir mantı dükkanı vardı.W odcinkach 72–322 serial posiadał czołówkę animowaną.
Hush ve Razz :Bu ikili Skidzeez kaykay dükkanını işletiyor.Hush i Razz – pracownicy sklepu skejterskiego Skidzee.
Dükkânın ismi gey yazar Oscar Wilde'dan alınır.Swoją nazwę zawdzięcza biseksualnemu autorowi - Oscarowi Wilde'owi.
Hamamının dibinde bir ekmekçi dükkanı vardır.W Podłęczu jest sklep wielobranżowy.
Bütün dükkanlar ve işyerleri kapalıdır.Wiele sklepów i biur pozostało zamkniętych.
Andy'nin şeker dükkanı vardır.Andy mają budowę zrębową.
Bu dükkanlar geleneksel ve modern şekerler sunarlar.Wykonawcy prezentują kolędy tradycyjne i pastorałki.
Ve çiçekçi dükkânına olmadık kadar çok insan gelir.Najwyższy liść nie sięga kwiatostanu.
Getto bölgesinde ayrıca bir yeşiva, çeşitli Yahudi ürünleri satan dükkânlar ve Chabad sinagogu bulunur.Na obszarze byłego getta znajduje się jesziwa, kilka sklepów z judaikami, a także synagoga Chabad.
Hayatının son yıllarında ise Bayezid Cami avlusunda bir ufak dükkân açarak remilcilik, muskacılık yapmıştır.W ostatnich latach swego życia poświęcił się sprzedaży płyt w prowadzonym przez siebie niewielkim sklepie.
Hatta bazı dükkanlar taiyakiyi okonomiyaki, gyoza dolgusu veya içinde bir sosis ile birlikte satmaktadır.Niektóre sklepy oferują nawet taiyaki zawierające okonomiyaki lub kiełbasę.
Yönetmenin kızı filmde oyuncak dükkanında küçük bir kız rolündeydi.Był asystentem reżysera w filmie, w którym dziewczyna grała główną rolę.
Ünlü kahve dükkânları zinciri Starbucks'un sahibidir.Głównym nabywcą kawy z Timoru Wschodniego jest Starbucks.
Karl bir şarküteride çalışırken, Theo da annesinin dükkânında çıraklık yaptı.Brat Karla, Theo uczył się jako czeladnik w sklepie swojej matki podczas gdy Karl pracował w delikatesach.
Dükkanların her birinin ayrı kapısı yoktur.Każde pomieszczenie miało oddzielne drzwi.
Gelirlerini artırmak amacıyla WMATA Metro istasyonlarında dükkân kiralamaya başlamıştır.W tym celu szuka na Broadwayu mieszkania do wynajęcia.
Babası Ahmet Efendi Çemberlitaş'ta kasap dükkânı işletmeye başlamıştır.Jej ojciec, Henry, prowadził sklep rzeźniczy na Manhattanie.
Ancak bu dükkân maalesef sınırlı lezzet sunuyor.Płaz ten posiada bardzo ograniczony zasięg występowania.
Pawilony, 1970'lerde, esas olarak dükkanlar ve zanaat atölyelerine ev sahipliği yapmıştır.Pawilony powstały w latach 70. XX wieku głównie jako sklepiki i zakłady rzemieślnicze.
24.978 ev, 24 kilise, 2.320 dükkan, 775 depo, 62 okul yok edilmiştir.24 978 bostäder, 24 kyrkor, 2 320 affärer, 775 lagerlokaler och 62 skolor förstördes.
1945 yılında şirketten ayrılmıştır ve Tokyo'da radyo tamir dükkânı açmıştır.År 1945 lämnade han företaget och grundade en egen radioverkstad i Tokyo.
Çizgi roman dükkânı The Android's Dungeon & Baseball Card Shop'ın sahibidir.Milhouse blir toanödig och vill använda toaletten hos Android's Dungeon & Baseball Card Shop.
Sihirli alet-edevatların satıldığı bir dükkân.Firma som säljer trollkarlsgodis.
Daha sonra Giles'ın tam güvenini kazanınca da, Giles İngiltere'ye geri dönerken dükkanı Anya'ya bırakır.När Giles så småningom reser tillbaka till England får Anya ta över affären helt och hållet.
Kahve Dükkanı'nda çalışan Margaret'tan hoşlanmaktadır.Margaret är en rödhake som arbetar på ett lokalt kafé.
Köprü üzerinde bazı dükkanlar bulunur .Det finns flera broar över kanalen.
Babası bir ayakkabı dükkanında satıcıydı.Hans far arbetade i en skofabrik.
Adada araba, dükkân ve su hizmeti bulunmamaktadır.Det finns ingen försäljning av vatten eller mat på ön.
19 Mayıs 2002’de Netanya’da bir dükkâna düzenlene intihar saldırısı ve üç İsraillinin ölümü.Självmordsbombningen vid en marknad i Netanya, Israel, den 19 maj 2002, som dödade tre civila israeler.
Ancak bu dükkân maalesef sınırlı lezzet sunuyor.Den här bönsorten har dock begränsad spridning.
2005 yılında bu dükkân satılmıştır.Butiken såldes 2015.
Çarşamba'daki dükkanda hazır olmak üzere.(Vill du komma på min utställning nu på lördag? – Ja, det vill jag gärna.
1 cadde vardır ve tüm dükkânlar bu cadde üzerindedir (Kulaksız Caddesi).Vid denna gatan finns nästan alla butiker i stadens centrum.
Charles Dickens'in Antikacı Dükkanı isimli romanının kitap olarak basılması.Filmen är baserad på Charles Dickens roman Den gamla antikvitetshandeln.
Ardından dükkanını Kadıköy'e taşıdı.Därefter ledde han henne i snara till köparens hus.
Oldukça küçük olan bu dükkânlar değişik fiyat ve pazarlıkla satış yaparlar.Kedjan är inriktad på låga priser och stora butiker.
Sonra, iki çocuk hayvan satım dükkânına gittiler ve orada köpekler ve kedilerle oynadılar.Intill låg själva stugan där familjen sov tillsammans med två hundar och fyra katter.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Hennes mamma arbetade med klädförsäljning.
Sumitomo ilk olarak 1630 yılında Masatomo Sumitomo tarafından bir ilaç ve kitap dükkanı olarak kurulmuştur.Sumitomo grundades ursprungligen 1630 av Masatomo Sumitomo.
Dükkân satılığa çıktığı zaman Carl Johnson tarafından satın alınır.Цей магазин викупив Карл Джонсон.
Birçok dükkân ve firma batmıştır.Багато прилеглих магазинів і ресторанів зачинилися.
Yeni dükkân gelişti.Був збудований новий магазин.
1922'de bir marangoz dükkânında çalışmaya başladı.У 1922 році вступив на роботу в столярну майстерню.
Babası giyim dükkanında çalışmaktaydı.Батько тримав магазин чоловічого одягу.
1930'lu yıllarda Amerika'da banka ve dükkânları soymuşlardır.В 1930 році готель облюбували фінансисти і банкіри.
Sumitomo ilk olarak 1630 yılında Masatomo Sumitomo tarafından bir ilaç ve kitap dükkanı olarak kurulmuştur.Заснування компанії відносять до 1630 року, коли Масатомо Сумітомо відкрив магазин з продажу ліків і книг.
Görüldü ki esnaf derhal dükkânlarını kapadı.Незабаром магазин довелося закрити.
Bu geçitte 10 dükkân yer aldı.В Текові є 10 магазинів.