Fakat B dükkanında yüzde altmışlık bir indirim varmış diye düşünüyorsun.But in store B, you think you're getting 60% off.
İsveç'te her BR dükkanı var mı?Is there any BR shop in Sweden?
Benim umrumda değil. Ben de o dükkana gidip, bir şey satın alırım o halde.I'll go into an establishment and buy something.
Ya evde saklamadýđýna göre ya dükkanda saklýyordu ya da... ...o son gün aldý.I didn't see it
Sen dükkana göz kulak ol. Ben geleyim isterseniz yanýnýza?I am busy, keep an eye on the casino.
Dükkanlarını, otellerini ve restoranlarını aramaya başladılar.They looked for them inside their stores, the hotel, the food stands and the restaurant.
Çinli vatandaşlara ait evleri ve dükkanları yağmalamak için büyük bir hücum başladı.A big mob started looting houses and stores owned by Chinese: people took everything.
Bunu evlerin, perakende satış dükkanlarının ve küçük çaplı hizmetlerin özelleştirilmesi izledi.This could be considered a successful phase.
Uçuşan enkaz parçaları dükkan ve evlerin camlarını kırdı.Flying debris smashed shop and house windows.
Dükkanlar, restoranlar ve bürolara da el konmuş ve bölge eski çekiciliğini yitirmişti.The shops, restaurants and offices were also confiscated and the area lost its old-time charm.
Pek çok dükkan sahibi için işler berbat.Business is terrible for many storeowners.
Belgrad Havaalanı'ndaki bir büyük değişiklik de artık gümrüksüz mal satan dükkanların olmaması.At the Belgrade Airport, one major difference is that there are no longer any duty-free shops.
Kayak pistlerinin yakınında büfeler, güneşlenme noktaları ve dükkanlar bulunuyor.Close to the ski tracks are refreshment kiosks, sunbathing spots and shops.
Pek çok kişi evlerine klima cihazı almak üzere dükkanlara koşuyor.Many are making trips to the shops to buy air conditioning for their homes.
Neve Şalom'un çevresinde çok sayıda aydınlatma ve avize dükkanı bulunuyor.Neve Shalom is surrounded by dozens of lighting and lamp shops.
Ruhsatlı dükkanlarda bile akşam 7 ile sabah 6 saatleri arasında kimse alkol satın alamayacak.Even at the licenced stores, nobody can buy it between 7pm and 6am.
Krasniki, Kosova'dan gıda ürünleri ithal edip dükkanında satıyor.She imports food products from Kosovo to sell in her shop.
Mülteci, "Evler ve dükkanlar tekrar inşa edilsin, köylerimiz yaşama geri dönsün." diyor."Let the houses and shops be built again; let our villages come back to life," he says.
İstanbul'daki bir dükkanda asılı türbanlar görülüyor. [Getty Images]A display of headscarves hangs in an Istanbul shop. [Getty Images]
Geçtiğimi hafta meydana gelen iki ayrı kundaklama olayında en az altı dükkan yok oldu.Two separate outbreaks of arson destroyed at least six shops last week.
Hırvatistan'daki dükkanlar yazın geç saatlere kadar açık kalabilir. [Arşiv]Shops in Croatia may stay open later during the summer. [File]
Param yoksa, bizim burada dükkan işleten Arnavut komşuma giderim.When I am without money, I go to my Albanian neighbour who keeps a store here in our area.
İkili, Herceg Novi’de karşılıklı dükkanlarda çalışıyormuş.The two worked in shops across the street from each other in Herceg Novi.
Örneğin Bükreş'teki bir dükkanda ekmek eskiden 5.300 ROL iken, artık 0,55 RON.In one Bucharest store, for instance, bread that used to cost 5,300 ROL now goes for 0.55 RON.
48 yaşındaki Ndue Paluca filigran parçaları yapmaya on yaşında küçük bir aile dükkanında başlamış.Ndue Paluca, 48, started making filigree pieces when he was ten years old, in a small family shop.
Büfeler ve küçük ahşap dükkânlar, güneş dağların ardından batıncaya kadar çalışıyor.Work continues in the kiosks and small wooden shops until the sun sets behind the mountains.
Dört dükkan kapatıldı ve haklarında yasalara karşı gelmekten dava açıldı.Four shops were closed down and misdemeanour charges were filed.
Dükkânlar kapanıyor.Shops are shutting down.
Priştineli bir esnaf dükkan açmaya hazırlanıyor.A Pristina shopkeeper prepares to open for business.
Zor durumdaki vatandaşlara yönelik bir dükkanın önünde bekleyen Sırplar görülüyor.Serbs wait in front of shop that sells goods to those in need.
Polis, dükkanın deterjan imalathanesi olarak kiralanmış olduğunu söyledi.The premises had been rented as a detergent factory, police said.
Hepsi bu." İşçi, son zamanlarda dükkanda kimseyi görmediklerini de sözlerine ekledi.He had not seen anyone in the shop recently, he added.
Türkiye'nin güneydoğudaki Şanlıurfa kendinde dükkanlarının önünde sohbet eden esnaf görülüyor.Tradesmen chat in front of their shops in Turkey's southeastern city of Sanliurfa.
Hırvatistan'da dükkânlar artık Pazar günleri de açık. [Getty Images]Shops in Croatia are now open on Sundays. [Getty Images]
Dükkanlar 1 Ocak'tan beri Pazar günleri kapanmak zorunda bırakılıyordu.Stores had been forced to close on Sundays since January 1st.
Ayakkabı dükkanlarının şaşırtıcı yoğunluğu şehir merkezinin dışında da devam ediyor.Beyond the city core, the puzzling density of footwear boutiques persists.
Yapının çevresinde pek çok iş merkezi, mağaza, dükkan, cami ve sosyal alan bulunur.On the other hand, there are lots of business center, shops and social fields around the structure.
Dükkanların ön yüzleri zemine kadar cam ile kaplıdır.The building has chandeliers hanging from its ceiling, which can be used as a light source.
Her dükkanın arasında kemerler yer alır.[2]Arches are located between each shop.[1]
Ayrıca binanın alt katında bir eskici dükkanı yer almaktadır.There is also an antique and second-hand shop at the basement of the building.
Kapalıçarşı'da bir dükkânda antika ticareti ve porselen tamiri üzerine çalıştı.At a shop in the Grand Bazaar he worked on antique sales and porcelain repairs.
Oyun oynamayı sever, ve sık sık büyükannesinin dükkânını onun için izlemektedir.He loves gaming, and frequently watches his grandmother's store for her.
Yeni dükkan gelişti.The new shop flourished.
1843'ün civarında, Harrogate'de başka bir şube dükkanı açıldı.Around 1843, another branch shop was launched in Harrogate.[3]
Kafka'nın gittiği lise olan ve babasının da bir dükkânın yer aldığı Kinský Sarayı.Kinský Palace where Kafka attended gymnasium and his father owned a shop
Dükkanda buluşan bir grup arkadaşın parçası olur.Frédéric becomes part of a group of friends who meet at the shop.
Aykol'un ilk romanı olan Kitapçı Dükkani 2001 yılında yayınlanmıştır.Aykol's first novel, Kitapçı Dükkani was published in 2001.
Bu pazarda 200'den fazla dükkan vardır.[1]There are over 200 shops.[10]
2003 yılında müze özel sergiler için yeni bir bina, müze dükkanı ve kafeterya açılmıştır.In 2003 the museum opened a new building for special displays, a museum shop and a cafeteria.
Viyana tarzı ekmek dükkanlardaki en yaygın ekmek türüdür.Vienna-style bread is the most prevalent type of bread in the shops.
Günümüzde Mani'nin sahil köyleri kafe ve hediyelik eşya dükkanlarıyla doludur.Today the Mani's coastal villages are full of cafés and souvenir shops.
Jaisalmer, Racastan, Hindistan'da bhang lassi (esrarlı ayran) satan bir dükkan.A bhang lassi (cannabis-infused drink) shop in Jaisalmer, Rajasthan, India.
Yolun her iki yanında dükkan evlerinin bulunduğu bir ana yol bulunmaktadır.There is a main road with shops houses on both side of the road.
Okullar, kiliseler, evler, dükkanlar, vb. binalar yağmalandı.Buildings like schools, churches, homes, shops, etc. were desecrated and looted.
Chor Minor günümüzde etrafını çevreleyen küçük evler ve dükkanlarla çevrilidir.Char Minar is now surrounded mainly by small houses and shops along its perimeter.
Hutchinson 1910'da Houston, Teksas'ta bir giyim dükkanın sahibinin kızı olarak dünyaya geldi.Hutchinson was born in 1910 in Houston, Texas, the daughter of a clothing store owner.
Kasabada iki pamuk çırçırı, bir tahıl ambarı, bir hırdavat dükkanı ve birkaç kilise bulunmaktadır.The town has two cotton gins, a grain elevator, a hardware store, and several churches.
Londra'ya döndükten sonra Londra, Regent Street'te egzotik kuşlar satan bir dükkan açtı.Upon his return to London, he opened a shop in Regent Street, London, selling exotic birds.
İlk fish and chips dükkanları sadece çok temel olanaklara sahipti.Early fish-and-chip shops had only very basic facilities.
Genellikle bu dükkanlarda sadece kömür ateşi ile ısıtılan büyük bir kazan kızartma yağı oluyordu.Usually these consisted principally of a large cauldron of cooking fat, heated by a coal fire.