düşme ile cümle

düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece küme düşme hattından çıkıp devreyi 17 puanla 14. sırada tamamladı.Taip lėkštė judėdavo ir sustodavo 17 dienų tarpsniais.
İlde km2'ye 12 kişi düşmektedir.Iš tikrųjų naikintuvų MiG-13 pagamino tik 12.
İlde km²'ye 54 kişi düşmektedir.Klubui skirta 54 taškų nuobauda.
Ligin kuruluş tarihi olan 1966 yılından bu yana ligden düşmeyen tek takımdı.Nuo 1966 m. buvo likęs vienintelis tvirtovės kalinys.
İlde km²'ye 62 kişi düşmektedir.Jis pats dalyvavo mažiausiai 62 žudynėse.
İlde km2'ye 203 kişi düşmektedir.SSRS gavo tik 203 vienetus.
İlde km²'ye 132 kişi düşmektedir.Abiejų linijų ilgis siekė 131 varstą.
Şelalenin suları üç kademe halinde, 30–40 m yükseklikten düşmektedir.Kartais šių rifų viršūnės siekia 30–40 metrų žemiau vandens paviršiaus lygio.
Alman savunmasının her kilometresine 650 namlu düşmektedir.Spraga vokiečių gynyboje jau buvo 230 km pločio.
Çok kırağı düşmektedir.Asko Lõhmus.
İlde km²'ye 129 kişi düşmektedir.Sel ajal töötas maa all 129 meest.
Kendini incitmeden düşmek yani.Digilõhe ei kao iseenesest.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Keha jahtumise roll nohu tekkimise riskiteguri suurenemisel on vastuoluline.
Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.Ühe naise kohta elab riigis 0,95 meest.
İlde km²'ye 282 kişi düşmektedir.Hiiumaalt küüditati vähemalt 286 inimest.
Ülkede ortalama 1 kadına 1,81 çocuk düşmektedir.Naised sünnitavad esimese lapse keskmiselt 18,9-aastaselt.
2009-10 sezonunda takımın 2. Lige düşmesi engellenememiştir.Hooajal 2009/10 kukkus meeskond 2.
Kudüs Krallığı, 1099 yılında kuruldu; 1291 yılında Akka'nın düşmesiyle sona erdi.Jeruusalemma kuningriik asutati aastal 1099 ja kestis aastani 1291, kui Akko linn langes.
Tarımsal olayların bu olaylar yüzünden asgari seviyeye düşmesiyle halklar kendini yeterince besleyemedi.Ükski klass ei asunud tööliste ülestõusu nii rängalt maha suruma, kui tegi seda väikekodanlus.
Dönüm noktası, Konstantinopolis'in Türklere düşmesi oldu.Mis iganes Konstantinoopoli reliikvia ka oli, langes see türklaste kätte.
Bu yaralanma, dirsek üzerine düşme veya dirseğe direkt travma sonucunda sıklıkla görülür.Isoleeritakse sagedamini inimese hammustuse haavast või rusikavõitluse traumade korral.
Bir sene sonra ise küme düşmekten kurtulamadılar.Aasta hiljem jäi ta ilma kindralipensionist.
Yağışların büyük bir bölümü kış ve ilkbahar aylarında düşmektedir.Enamus seemneid variseb talvel ja kevadel.
İhtirası imparatorluk ailesi ile ihtilafa düşmesine neden oldu.Olukord põhjustas keisripaari omavahelisi lahkarvamusi.
Rogers kendi küçük uçağının Alaska'ya düşmesi sonucu 1935 yılında öldü.Rogers hukkus 1935. aastal lennuõnnetuses Barrow' neeme lähedal Alaskal, mil oli oma kuulsuse tipus.
İlde km²'ye 60 kişi düşmektedir.SU 60 soomustransportöör, põhimudel.
1.114 kişi düşmektedir.Surma sai 114 inimest.
Bu yüzden oluşabilecek kazalara karşı örneğin tabancanın düşmesi halinde tabanca ateş almaz.Tänu sellisele mehhanismile on suhteliselt raske kogemata sooritada lasku isegi siis, kui revolver maha kukub.
1927 yılı nüfus sayımında nüfusun düşmesini tetikleyen bazı nedenler vardı.1917. aasta sündmustega kasvas Nõmmel pahempoolselt meelestatud inimeste arv.
19. yüzyılda, madenin gümüş üretim miktarı düşmeye başladı.19. sajandi keskpaigaks oli kaevanduste tootlikkus langenud tasemele, kus nad tuli sulgeda.
Abasıyanık, bu yanılgıya bir daha düşmeyecektir.Nii et kui reaktsioon lõpeb, siis tegu ei ole enam väär.
2020'ye kadar pek çok ülkenin nüfusunun düşmeye başlaması beklenmektedir.Předpokládá se, že úbytek obyvatelstva nastane v mnoha zemích již do roku 2020.
2020'ye kadar pek çok ülkenin nüfusunun düşmeye başlaması beklenmektedir.Prevêse que muitos países sofram uma diminuição das suas populações por volta de 2020.
2020'ye kadar pek çok ülkenin nüfusunun düşmeye başlaması beklenmektedir.Σε πολλές χώρες, η μείωση του πληθυσμού αναμένεται να εμφανιστεί το 2020.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.탈레반에게 점령당하기 조금 전, 내전이 끝나갈 무렵의 아프가니스탄, 카불의 중앙 상업지구입니다.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.To centrum handlowe Kabulu, w Afganistanie, pod koniec wojny domowej, wkrótce miasto przejmą Talibowie.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.המחוז המסחרי המרכזי של קאבול שבאפגניסטן בתום מלחמת האזרחים, קצת לפני שהעיר נפלה לידי הטליבאן.
Afganistan, Kabil'de merkez pazarı iç savaşın sonunda şehir Taliban'a yenik düşmeden kısa süre önce.写真で、町が タリバンの手に落ちる直前のものです
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.È assicurata con una fune, così non può cadere.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Jest przywiązana liną, więc nie może spaść.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.떨어지지 않도록 로프에 매여있고요.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Mindenesetre, kötéllel be van kötve, hogy ne tudjon kiesni.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Nhân tiện, con bé buộc một sợi dây để khỏi bị té.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Ouvrir les yeux le matin dans un hamac et écouter les oiseaux en trois dimensions, tout autour.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Между другото, завързана е с въже, така че да не може да падне.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.Она, кстати, привязана веревкой, поэтому не может упасть.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.דרך אגב, היא מאובטחת בחבל, כך שאינה יכולה ליפול.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.وهي بالمناسبة، مربوطة بحبل حتى لا تقع.
Ağaca halatla bağlı olduğu için düşme ihtimali yok bu arada.朝 ツリーボートから外を眺めると鳥の声が
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Bror ... - Egentlig ...
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Frat... - A pensarci bene, è da un po' che non ci battiamo, e comincio a mettere su peso.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım. Ha?-Bro... -När man tänker efter... ...så har vi inte sparrat på ett tag.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım. Ha? Hey!Pomyślałem sobie, że dawno nie trenowaliśmy i zaczynam rdzewieć.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Hermano... - Ahora que lo pienso, hace tiempo que no entrenamos y me siento en baja forma.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Irm... - Pensando bem, não lutamos há algum tempo, e começo a ficar flácido.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.-Vel... -Tuli tässä mieleen... ...että emme ole harjoitelleet aikoihin. Alan veltostua.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.-Αδερφέ... -Τώρα που το σκέφτομαι, έχουμε καιρό να παλέψουμε και έχω αρχίσει να σκουριάζω.
-Ağa... -Düşündüm de, bir süredir idman yapmadık ve formdan düşmeye başladım.- Брат... - Если подумать, мы с тобой давно не боксировали, и у меня уже тело размякло.
Ağzımla Ona yakardım, Övgüsü dilimden düşmedi.(65:17) Я воззвал к Нему устами моими и превознесЕго языком моим.
Ağzımla Ona yakardım, Övgüsü dilimden düşmedi.A ele clamei com a minha boca, e ele foi exaltado pela minha língua.

İlgili Sayfalar