düşme ile cümle

düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Mahallenin nüfusu kış aylarında 15-20 kişiye kadar düşmektedir.Sela su im stalna, koja preko zime imaju 50 do 80 stanovnika.
Sezon sonunda ise takım küme düşmekten kurtulamadı.Na kraju sezone ipak izbjegevaju ispadanje iz La Lige.
Aşağı inerlerken asansör bozulur ve düşmeye başlarlar.No čim su osposobili dizalo, Vatm pokuša pobjeći.
Ateş düşmezse tıbbi yardım istenir.Ukoliko je izbjegavanje okidača nedovoljno, preporučuje se primjena lijekova.
Ghul'u yenen Bruce, uçurumdan aşağıya düşmek üzere olan Henri Ducard'ı kurtarır ve bir köylünün evine götürür.Bruce spašava onesviještenog Ducarda od smrtonosnog pada i ostavi ga u selu.
Tipik nedenler motorlu araç kazaları ve düşmelerdir.Česti su bili kvarovi na motoru i ovjesu.
İlde km²'ye 41 kişi düşmektedir.Ovo istraživanje obuhvatilo je 41 državu.
Her 10 bin kişiye 36 doktor düşmektedir.Na svakih 70 000 stanovnika dolazio bi jedan liječnik.
İlde km²'ye 65 kişi düşmektedir.Gustoća iznosi 65 stanovnika na km².
Bu Aristo’nun düşme hızının oranının maddenin yoğunluğuna orantılı olduğunu ortaya çıkarmasına yardımcı oldu.Dokaz je pobio Aristotelovu tvrdnju o bržem padu težeg tijela.
Ortalama sıcaklık 3-5 dereceye kadar düşmektedir.Stredný uhol sklonu dosahuje 3 – 15 stupňov.
Antik çağda, Aristoteles, farklı kitlelerin nesneler farklı oranlarda düşmesi varsaydık.V staroveku Aristoteles predpokladal,že objekty s rozdielnymi hmotnosťami padajú rozdielnou rýchlosťou.
Bu ülkede ortalama 4 kişiye bir motorlu ulaşım aracı düşmektedir.Na jedného človeka pripadajú v priemere 2 autá.
Nazilerin eline düşmekten korktu.Padol v boji s nacistickými okupantmi.
1986 yılında İran'ın Fao yarımadasındaki başarılı işgaline rağmen Um Kasr düşmedi.1986 po úspešnom iránskom útoku na Fao, pretože sa už bojovalo príliš blízko.
Kudüs Krallığı, 1099 yılında kuruldu; 1291 yılında Akka'nın düşmesiyle sona erdi.Jeruzalemské kráľovstvo sa udržalo do roku 1291, keď padlo mesto Akko.
Gölün rakımı son yüzyıllarda düşmeye başladı.Pôvodný les zanikol už pred stáročiami.
1912'den sonra üretimin hızla düşmesiyle nüfusu azaldı.Po roku 1912 prišlo k rýchlemu rastu obyvateľstva.
İlde km²'ye 128 kişi düşmektedir.Všetky majú 128-bitovú pamäť a sú Ti.
Bir attan düşme kazası geçirdi ve hayata gözlerini yumdu.Spadol z koňa a kôň ostal živý.”
Vergi gelirinin düşmesi, Osmanlı Devleti'nin maaş ödeme sıkıntısına düşmesine neden olmuş.Znižovaním odvodov totiž dostal ríšske peniaze do neporiadku.
Km² başına 8 kişi düşmektedir.Hustota zaľudnenia je tak 8 ľudí na km².
İlde km²'ye 129 kişi düşmektedir.Poddanských rodín bolo 129.
İlde km²'ye 290 kişi düşmektedir.Niekoľko strojov Ju 290 prečkalo vojnu.
Son seferinde tutsak düşme tehlikesiyle bile karşılaştı.Sám vládca dokonca raz skoro sám padol do zajatia.
Bu durumda Atina'nın Sparta'nın kuklası durumuna düşmesini bir şekilde önlemeye çalışmıştı.V Sparte sa takto pokúšali vysvetliť vznik spartského dvojkrália.
Örneğin, her sene Kuzey Amerika’da binlerce orman yangını yıldırım düşmesi sonucu oluşur.Na primer vsako leto je v Severni Ameriki na tisoče požarov, ki se začnejo zaradi udara strele.
Aynı zamanda popülaritesi de Roma'da düşmeye başlamıştı.Njegova priljubljenost je trpela tudi v Rimu.
Bir attan düşme kazası geçirerek hayatını kaybetmiştir.Umrla je po nesrečnem padcu s konja.
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.V teh primerih je nujno hitro znižati krvni tlak, da ne pride do trajne okvare organov.
Km başına ise 360 kişi düşmektedir.Na vsak kvadratni kilometer pride več kot 360 ljudi.
Her kadına 1,79 çocuk düşmektedir ve çocuk ölüm orani %0,07'dir.Smrtnost dojenčkov je 0,6 %, otrok pa 0,7 %.
12 Aralık 1960 tarihinde kurulan Maribor, 1991'de kurulan PrvaLiga'dan hiç düşmemiş üç kulüpten birisidir.Ustanovljen 12. decembra 1960, je eden od treh klubov, ki ni nikoli izpadel iz 1.
Mahallede elektrik şebekesi zamana yenik düşmeye başlamış.Staro mestno jedro je medtem pričelo propadati.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Obredi ne vključujejo molitev.
İlde km²'ye 157 kişi düşmektedir.Obzidje je imelo množico 157 obrambnih.
Daha sonra bir varlık Heather'a saldırarak kamerasının düşmesine ve sesinin kesilmesine neden olur.Neznana sila napade tudi Heather, ki odvrže kamero in nastane tišina.
İlde km2'ye 65 kişi düşmektedir.Slišijo zvoke do 65 kHZ.
Bu büyüme, işsizlik oranının kriz öncesi seviyesine düşmesini sağladı.Ta upad je bil povezan s tem, da se je delovna obremenitev pred dopustom zvišala.
Eksen eğikliği, yıllık hareket sırasında güneş ışınlarının farklı alanlara dik düşmesine neden olur.Tako ob različnih letnih časih sončni žarki padajo pod različnimi koti.
Bu da perde hızının düşmesi ve netleme hızının azalmasına neden olur.To pomeni manj linij in manjšo hitrost.
İlde km²'ye 91 kişi düşmektedir.Skupna vrednosti kart je 91 točk.
Firmus esir düşmemek için intihar etti.V zaporu je poskusil narediti samomor.
Bu ton düşümü ise ses düşmesi ile sonuçlanır.Zvok zvonca namreč utegne popačiti sanje.
İkinci yılında ders notları düşmeye başlayınca takımda oynamasına izin verilmedi.Tam je v svojem zadnjem letniku zato, da ne bi bil več tako sramežljiv, pričel obiskovati učne ure igranja.
Ör 1 : Yukarıdan bırakılan bir taş, aşağı düşmek ister.Bat, ki stoji v zgornji mrtvi točki se pomakne navzdol.
Zaten biraz sonra mantarlar düşmeye başlar.Kmalu bodo šle za njo še preostale čebele.
Dik yamaçlarda kaya düşmeleri olabilmektedir.Na hribovitih pobočjih lahko povzroči plazove.
Bir kadına 0,98 erkek düşmektedir.0,97 moških/žensko.
19. yüzyılda, madenin gümüş üretim miktarı düşmeye başladı.Do 19. stoletja je tako postala domača proizvodnja piva že skoraj povsem zanemarljiva.
Aynı zamanda popülaritesi de Roma'da düşmeye başlamıştı.Jo pupuliarumas krito ir Romoje.
Ancak 1991 yılında 15,000'e düşmesi balon ekonomisinin sona erdiği anlamına geliyordu.1991 m. jis nukrito 15000 ir žymėjo Japonijos burbulo ekonomikos pabaigą.
Ancak, aynı zamanda sanatçının bitkin düşmesine yol açtı.Vis dėlto tai buvo didelio nusivylimo laikas menininkui.
Tarımsal ürünlerin fiyatı ise dolayısıyla düşmekteydi.Ženkliai krito žemės ūkio produktų supirkimo kainos.
"Göbek düşmesi".Griausmas iš apačios“.
Ancak Lig B'ye düşmekten kurtulamadılar.Gailienė D. Jie neturėjo mirti.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Jis nesitikėjo nieko daugiau – tik būti palaimintas.
İlde km²'ye 93 kişi düşmektedir.Tai lygu maždaug 93 Žemės atmosferos masėms.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Įmonės turto balanse buvo įvertintas didelis nusidėvėjimas už 2001 m. finansinį laikotarpį.
Srebrenica’nın düşmesi gerçekte olması gereken bir durum değildi.Kadangi A. Smetonos nebuvo reikėjo įgyvendinti kitą scenarijų.

İlgili Sayfalar