düşme ile cümle
düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Elimden zeytin dalının düşmesine müsaade etmeyin" dedi.蔽芾甘棠,勿剪勿拜!召伯所说(shuì)。
Bu olgu “serbest düşme evrenselliği” olarak adlandırılır.这个现象被称为“自由落体的普遍性”。
Yere koz düşmeden (çakılmadan) koz çekilmez.不可以蓋在已抵押的地皮上。
İlde km²'ye 91 kişi düşmektedir.下面是91个URA的成员。
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.少吃油膩食物。
Kudüs'ün düşmesinden sonra Babil, bin yıldan fazla süreyle Yahudiliğin merkezi haline geldi.耶路撒冷沦陷之后,巴比伦(现代的伊拉克)成为犹太教一千多年的焦点。
Tekrar bir jurnalle hapse düşme kaygısından ötürü 1903'te Mısır'a kaçtı.出狱后于1906年和1909年三度因印刷非法刊物入狱。
Abasıyanık, bu yanılgıya bir daha düşmeyecektir.我向大家道歉,再也不会发生这样的事。
Bir sandalyede oturan bir kişi Dünya'nın merkezine serbest düşmek için bir jeodezik yolu takip etmelidir.一个坐在椅子上的人正尝试着沿着测地线运动,就是朝地球中心自由下落。
Oysa durgunluk, istihdamın düşmesidir.若不爾者,何緣能憶本所作事。
Uzun mesafe sürüş avantajı %6'ya düşmektedir.领跑积分榜的优势缩小到6分。
Champagne'li Henry 1197'de geçirdiği bir düşme kazası ile hayatını kaybetti.香檳的亨利在1197年於一次意外性下墮中喪生。
İlde km²'ye 86 kişi düşmektedir.心目中有88個自殺預定地點。
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.但是椅子给他施加了一个额外的向上的力阻止他落下。
Sesi araştırmaya başlar ve mutfak bıçağının kendisiyle kamera arasına düşmesiyle Alex'e inanmaya başlar.突然,一把菜刀落在他和相机之间时,他被吓了一跳但也开始相信亚历克斯。
Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir.要敬畏安拉!安拉彻知你们的一切行为。
İlde km²'ye 60 kişi düşmektedir.而在舊區域獵人共60具。
İlde km²'ye 129 kişi düşmektedir.但隨葬品豐富,合計達129件。
Son yıllarda Ermenistan'ın yoksulluk oranı düşmekte ve bu düşüş de en çok Erivan'da olmaktadır.在过去的几十年中,厄尔尼诺事件的数目有所增加,而拉尼娜事件的数目却在减少。
Yıldırım düşmesi sonucu yıkılan caminin minaresi, 1872 ve 1881 yıllarında yeniden inşa edilmiştir.取而代之的是在彗星該回歸的1872年和1885年出現了壯觀的流星雨。
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.他叫我不要參軍。
Benim de tereddüte düşmeyeceğimden şüphen olmasın.友军也对我不生疑心。
Ateş düşmezse tıbbi yardım istenir.遭枪击送医不治身亡。
Şiirinde aynı kelimeleri kullanmamaya özen göstermiş tekrara düşmemiştir.诗人不应该用平庸的诗句重新讲述散文中已经讲过的东西。
Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz.而且對弱者奉行殺無赦,絕不留情。
Ortalama erkek geliri 35,138$ken bu miktar kadınlarda 28,705 $'a düşmektedir.男子的平均收入为35,138美元,女子的平均收入为28,705美元。
İlde km2'ye 60 kişi düşmektedir.所以墨西哥帽函數的消失動量為2。
İlçede kar dağlık yüksek kesimlere düşmektedir.黑冰对于登山来说是一个巨大的危险。
Bu durumlarda, kan basıncının hızla düşmesi, devam eden organ hasarını durdurmak için zorunludur.이러한 상황에서는, 계속 진행 중인 장기 손상을 막기 위해 혈압을 빠르게 낮추어야 한다.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.나의 모든 것은 다만 기도에 있습니다.
En soğuk ayda 18 °C'nin altına düşmez.가장 추운 달도 18도보다 낮지 않다.
Ağustos ayında yağmur neredeyse düşmez.5월에서 11월에는 거의 비가 내리지 않아서 무덥다.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.다만, 그를 체포하지 않도록 설득했다.
Bazı A-GPS cihazlarının geri bağımsız ya da özerk GPS düşme seçeneği yoktur.일부 A-GPS 기기들은 S-GPS동작 옵션을 제공하지 않기도 한다.
O araziye girenin bir süre sonra haram sahasına düşmesi kuvvetle muhtemeldir.권력을 장악한 범수는 응(應) 땅의 후작으로 봉해져서 응후(應侯)로 불리게 되었다.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.우상에게 바쳐서 더러워진 것을 먹지 말라.
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.어린이의 경우 저성장, 학습 장애를 일으킬 수 있다.
Premier League ve EFL Championship arasında bir düşme ve yükselme sistemi mevcuttur.프리미어리그와 EFL 챔피언십 간 승강제 시스템이 존재한다.
Bu evre insanın 0-2 yaş aralığına denk düşmektedir.나무의 수령은 2~3년생의 젊은 나무가 좋다.
1997–98 sezonunda takımı küme düşmekten kurtardı.상무에서 군 복무를 마친 뒤 1997-98 시즌부터 뛰었다.
Demir golemler düşme ya da boğulma hasarı almazlar.강철의 몸은 제트기와 충돌해도 상처하나 나지 않는다.
İlde km²'ye 85 kişi düşmektedir.그중 58개는 자연적 가치 때문에 지정된 곳이다.
Bu sefer bir aptalın yüzünden tüm planları suya düşmemeliydi.이렇게 되자 모든 적군이 한꺼번에 허물어져 걷잡을 수가 없었다.
Gölün suyu biraz tuzludur, ve su düzeyi her yıl yaklaşık 5 cm düşmektedir.호수의 물은 약 0.6%의 염분을 가지고 있으며, 연간 약 5 cm씩 줄어든다.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.기원전 1100년경부터 기원전 800년경까지 그리스에서는 도리아인의 침입이 있었다.
Günümüzde nüfusu düşme eğilimindedir.인구는 현재 증가 경향이다.
İlde km²'ye 82 kişi düşmektedir.이 지진으로 최소 82명이 숨진 것으로 알려졌다.
1396'da attan düşmesi sonucu şiddetli bir beyin sarsıntısı geçirdi.1639년 별시문과에 병과로 급제하여 지평·정언·풍기군수 등을 역임하였다.
Kekemelerle konuşurken birçok insan nasıl davranacağı konusunda tereddüte düşmektedir.울력이란 여러 사람이 힘을 합해 하는 일을 말한다.
Normal şartlarda kan hemoglobininin 7 g/dl'nin altına düşmediği durumlarda kan transfüzyonu önerilmez.헤모글로빈이 70~80g/L 미만이 아닌 경우 수혈은 권장되지 않는다.
İlde km2'ye 85 kişi düşmektedir.PT-85는 현재까지 2가지 형식이 확인되었다.
Ancak taarruzu güçten düşmeye başladı.그러나 능동저항당은 차츰 쇠퇴하기 시작했다.
Ermenisan'da Azerlerin nüfusunun son yıllarda hızlı şekilde düşmektedir.아로요몰리노스의 인구는 최근 10년 간 급격히 증가했다.
Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz.사람의 약한 정, 미운 정을 헤아리지 않는 판단을 내릴 것이다.
"Göbek düşmesi".ו"לפני שאפול".
Bunun temelindeki tek sebep arzularımıza yenik düşmemizdir.מגיע לנו לדעת מדוע סובלים אנו את החרפה הזאת.
Çocuklarda dikkat eksikliği, okul başarısını düşmesine yol açabilir.להתקפי ניתוק עלולה להיות השפעה שלילית על השכלתו של הילד.
Bir küme düşme olayı gibi geldi.אני שומע משהו נופל.
Antik çağda, Aristoteles, farklı kitlelerin nesneler farklı oranlarda düşmesi varsaydık.בימי קדם, אריסטו סבר כי גופים בעלי מסה שונה ייפלו בקצב שונה.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.ועכשיו אין בידנו אלא תפילה.