düşme ile cümle
düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Serbest düşmenin evrenselliğini gösteren ilk deneyler Galileo tarafından yapılmıştır.Det første kjente forsøket på å bestemme lyshastigheten ble utført av Galileo Galilei.
Aksi takdirde, ses düşmesi yaşanır.For eksempel har lyden trekket , mens er .
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Min kjære mann, ikke tramp oss ned.
Garnizon elde tutuldu ve asla düşmedi.Festningen kom aldri i kamp, og har aldri vært beleiret.
İlde km²'ye 41 kişi düşmektedir.Det tilsvarer 41 omkomne daglig.
Ancak takımın bir kez daha küme düşmesine engel olamadı.Kan de forhindre at han slår til igjen?
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Klara kunne i denne situasjonen ikke gjøre annet enn å be.
İlkbahar ve yaz başlarında az yağış varken genellikle maksimum yağış yaz sonunda düşmektedir.På våren og i begynnelsen av sommeren er det vanligvis mest vann.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verdi.Med dette unngikk de at saken havnet i retten.
İlde km²'ye 63 kişi düşmektedir.Det offisielle antallet drepte var 63.
Aile, karavana düşmeden önce hemen karavandan iner ve ormanda mahsur kalır.Familien kommer seg ut av bilen like før den styrter ned i dalen.
Çünkü zeytin bekletilirse fermante olur, bu ise zeytinyağının kalitesinin düşmesine yol açar.Oliven som har ligget lenge å bakken kan føre til at olivenoljen blir av dårligere kvalitet.
Burada görev modernist İslamcılara düşmektedir.Dette er tradisjonelt fastemåneden til muslimer.
Step iklimlerinde en fazla yağış ilkbaharda ve yazın düşmektedir.Over innlandet forekommer derimot hagl mest om våren og sommeren.
Dörtyol' un kuzeyine düşmektedir.Ole herjer nord for oss.
Kemiklerinin düşmesinden utanç duyar.Det innebærer at huden skaller av.
Tırnova ve Niğbolu'nun düşmesi, Türk kamuoyunda büyük üzüntüye ve umutsuzluğa neden oldu.Upåliteligheten og flyttevanene til menighetsmedlemmene gav Knudsen mange skuffelser og bekymringer.
Böylelikle iki cephede savaşma durumunda düşmekten kaçınacaktı.Dermed kunne de unngå to av de store problemene i kampene på Vestfronten.
İlde km2'ye 74 kişi düşmektedir.Den er derfor kjent som M74.
Benny onun kafasına tüfek ile vurarak azmağa düşmesini sağlar.Djinnen oppfyller dette ønsket ved å skyte av seg hodet med en pistol.
Klasik masa üstü üç boyutlu yazıcıların üretim maliyetleri düşmektedir.Filmen spilte inn det tredobbelte av produksjonskostnadene.
2015 yılında Rus ekonomisi %3,7 küçülmüş ve ekonominin 2016 yılında daha da düşmesi beklenmektedir.Pada tahun 2015, ekonomi Rusia bahkan anjlok 3,7% dan diperkirakan akan lebih parah pada tahun 2016.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.Ia menyerah setelah jatuhnya kota Bristol dan lalu diasingkan dari Inggris.
Ölüm, çok kusma ve yorgun düşmek sebebiyle olur.Akhirnya, ia jatuh karena kelelahan dan mati.
Yere koz düşmeden (çakılmadan) koz çekilmez.Demikian pula bumi maupun debu tidak tersisa sama sekali.
Böylece paranın tedavül sürati artarak para değerinin düşmesine sebep olur.Artinya, uang yang nilainya turun akan mendesak uang yang nilainya naik.
Kilometrekare başına yaklaşık 4200 kişi düşmektedir.Di sini tinggal sekitar 4.200 orang per 1 km².
Kendini incitmeden düşmek yani.Hibari terluka hingga tidak sadarkan diri.
İlde km2'ye 298 kişi düşmektedir.Tamat D2 92 orang.
(Kur'an, Hucurat/12) "Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme."Di Gat janganlah sampaikan berita, janganlah sekali-kali menangis!
İlde km²'ye 63 kişi düşmektedir.Gempa ini menewaskan sedikitnya 63 orang.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Kami tidak menyembah kecuali kepadaNya.
Karahoca'nın düşmesi, Karaşehir'in Tang'a karşı şüphelerinin artmasına neden oldu.Jatuhnya Karakhoja ke tangan Tang menimbulkan kecurigaan di negara tetanggnya yaitu Karasahr.
Ör 1 : Yukarıdan bırakılan bir taş, aşağı düşmek ister.Dan carilah batu untuk pijakan meloncat ke atas.
Şelale suları farklı yüksekliklerden düşmektedir.Air tanah tawar mengalir dikarenakan perbedaan tinggi.
Dördüncü Haçlı seferinde şehrin düşmesi üzerine tahrip edildi.Setelah kematiannya yang keempat, kota itu dibakar bersamanya.
Ortalama sıcaklık 3-5 dereceye kadar düşmektedir.Ada kemiringan melenceng 3 – 5 derajat.
1993'te, oy oranı düşmekle birlikte, yeniden cumhurbaşkanı seçildi.Tahun 1993, untuk ke sekian kalinya pertanggung jawaban sang presiden diterima.
Bir milletvekiline ise 155.949 nüfus düşmektedir.Penduduknya berjumlah 504.559 jiwa (kota).
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Ekonomi AS saat ini sedang mengalami kesulitan akibat krisis keuangan 2007-2008.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Aku memohon agar umatku tidak ditenggelamkan.
Biscari Havaalanı'nın düşmesinden sonra 180.Beberapa bulan sebelum kecelakaan penerbangan 180.
İlde km2'ye 56 kişi düşmektedir.Nilai pKa-nya pada DMSO diperkirakan 56.
Theodosius'un kampında günün kayıpları morallerin düşmesine neden oldu.Tuy nhiên, trong trại Theodosius, thất bại ngày hôm đó đã làm mất tinh thần.
Hiç olmazsa küme düşmeyelim.Đừng có một bản ngã.
Federer'in yenilmesi, Temmuz 2017’den bu yana ilk kez ATP Sıralaması'nda ilk 5'ten düşmesine neden oldu.Trận thua của Federer khiến anh bị rơi khỏi top 5 của Bảng xếp hạng ATP lần đầu tiên kể từ tháng 4 năm 2017.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Nhưng chiếc ghế đã tác động một ngoại lực ngược lại ngăn không cho người này rơi xuống.
Firmus esir düşmemek için intihar etti.Đội Cấn sau đó tự sát để không bị bắt.
Ancak 1991 yılında 15,000'e düşmesi balon ekonomisinin sona erdiği anlamına geliyordu.Năm 1991, chỉ số này đã giảm còn 15.000, đánh dấu kết thúc "nền kinh tế bong bóng".
Ancak Javier Clemente, takımın küme düşmesini önleyemedi.Nó không yêu cầu Java khi chạy.
1 yıl sonra, oğluyla sert bir anlaşmazlığa düşmelerinden iki ay sonra baba Weber vefat etti.Năm sau, Max Weber, Sr. qua đời, chỉ hai tháng sau khi xảy ra những cuộc tranh cãi dữ dội giữa hai cha con.
Bir sandalyede oturan bir kişi Dünya'nın merkezine serbest düşmek için bir jeodezik yolu takip etmelidir.Một người ngồi trên một chiếc ghế đang hướng theo một đường trắc địa, hay là rơi tự do về tâm Trái Đất.
Nero bir yarışmacı olarak on atlı araba yarışına katıldı ve arabadan düşmesi sonucu ölümün kıyısından döndü.Với tư cách là người thi đấu, Nero thi đua xe mười ngựa và gần chết sau khi bị tai nạn làm văng ra ngoài.
Örneğin; dört ayak üstüne düşmek ya da dört ayak üstünde yürümek gibi.Ví dụ như "Tôi thấy ngoài đường một cái gì đó có bốn chân.
Napolyon Bonapart'ın düşmesinden sonra Joseph kendini Survilliers Kontu olarak isimlendirmiştir.Sau sự sụp đổ của Napoleon, Joseph trở về Pháp, tự xưng là Bá tước Survilliers.
İlde km²'ye 35 kişi düşmektedir.Riêng số người chết vì lũ cuốn trôi là 35 người.
İlde km2'ye 47 kişi düşmektedir.Họ cũng được đề cập trong 2 Maccabees 4:47.
Her 10 bin kişiye 36 doktor düşmektedir.Tính trung bình thì có một bác sĩ cho mỗi 36.000 dân.
Ilık bir iklim tipi görülür ve nerdeyse her mevsim yağış düşmektedir.Khí hậu 1 mùa mưa nhiều và một mùa mưa ít 3.
Kazanlık’ta ortalama olarak 100 erkeğe 107 kadın düşmektedir.Trung bình 70 người đàn ông phục vụ cho 10.000 người phụ nữ.