düşme ile cümle

düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Türk Telekomspor'un sezon sonu küme düşmesinde sonra serbest kaldı.Tunneleiden turvallisuus kyseenalaistettiin turman jälkeen.
İlde km²'ye 28 kişi düşmektedir.Mitaleille ylsi 28 maata.
Atıcı disk yere düşmeden dairenin dışına çıkamaz.Heittoringistä ei saa poistua ennen kuin kiekko on laskeutunut maahan.
İlde km²'ye 179 kişi düşmektedir.Kiintiöpakolaisia saapui 749 henkilöä.
İlde km²'ye 34 kişi düşmektedir.Kaikkiaan mitaleille ylsi 34 maata.
İlde km²'ye 48 kişi düşmektedir.Kesäasukkaiden määräksi arvioidaan 48 henkeä.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Huonoimmassa tapauksessa molemmat huijaavat ja kärsivät vähän.
İlde km²'ye 24 kişi düşmektedir.Kaikkiaan mitaleille ylsi 24 maata.
9 dakika 45 saniyelik uzunluğuna rağmen tekrara düşmeyen bir parçadır.9 minuutin ja 45 sekunnin kestollaan kappale on yksi Metallican pisimpiä levytyksiä.
İlde km²'ye 23 kişi düşmektedir.Kaikkiaan mitaleille ylsi 23 maata.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Riskien seurauksia tuli ilmi esimerkiksi vuosien 2007-2009 finanssikriisissä.
Örneğin; dört ayak üstüne düşmek ya da dört ayak üstünde yürümek gibi.Siksi laji pystyi käyttää niitä niin kuin käsinä ja kävellä neljällä jalla.
İlde km2'ye 67 kişi düşmektedir.Kentälle on laskeutunut kaksi syyrialaista MiG-17:ää vahingossa.
Burada sigorta sözleşmesini akdetmek ve sigorta primini ödemek, satıcıya düşmektedir.Puhelinliittymän tai vakuutussopimuksen tekemisessä vaaditaan vakuutta tai ennakkomaksuja.
Yeni ulusu yaratmak görevi de vatanı kurtaracak olan aydınlara düşmektedir.Myös pimeyttä tuottava laite tuhotaan, joten Maan ihmiset pelastuvat tuholta.
Ama sandalye insanın düşmesini engelleyen bir dış kuvvet uygulamaktadır.Αλλά η καρέκλα εφαρμόζει μια εξωτερική δύναμη προς τα πάνω εμποδίζοντας το άτομο να πέσει.
İkili LeChuck'ın iskelet ordusuna tutsak düşmeden önce sadece bir an başbaşa kalır.Οι δύο μοιράζονται μια στιγμή μαζί πριν ο στρατός σκελετών του LeChuck τους πιάσει.
Bristol'ün düşmesinden sonra teslim olacak ve İngiltere'den sınırdışı edilecektir.Έπειτα από την πτώση του Μπρίστολ παραιτήθηκε και αυτοεξορίστηκε από την Αγγλία.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Οι δύο δολοφόνοι έτσι καταφέρνουν να μην πέσουν υποψίες πάνω τους.
1880lerde büyük ölçekli fabrika üretimi absent fiyatlarının çok düşmesini sağladı.Από τη δεκαετία του 1880, η μαζική παραγωγή προκάλεσε απότομη πτώση των τιμών του αψεντιού.
Whewell 1866 yılında Cambridge 'de attan düşmesi sonucunda ölmüştür.Ο Χιούελ απεβίωσε στο Καίμπριτζ το 1866, εξαιτίας πτώσης από το άλογό του.
Yunanistan'daki askeri cuntanın düşmesinden sonra Aralık 1974'te Kıbrıs'a döndü.Μετά την πτώση της Χούντας των Συνταγματαρχών, επέστρεψε το Νοέμβριο του 1974 στην Ελλάδα.
Böylece T nin −c ve +c sınırları arasına düşme olasılığı %90dır.Έτσι, η πιθανότητα ότι T θα είναι μεταξύ −c και +c είναι 95%.)
Kudüs Krallığı, 1099 yılında kuruldu; 1291 yılında Akka'nın düşmesiyle sona erdi.Ιδρύθηκε το 1099, καταλύθηκε το 1291, όταν έπεσε η πόλη της Άκρα.
Bu olay termodinamiğin ikinci kanununa ters düşmektedir.Ο Δεύτερος Νόμος της Θερμοδυναμικής θα παραβιαζόταν.
Bu performansa rağmen yine de takımını küme düşmekten kurtaramadı.Στην κατάσταση που βρισκόταν, ο οργανισμός της δεν άντεξε το σοκ.
Firmus esir düşmemek için intihar etti.Ο Δεκέβαλος αυτοκτόνησε για να αποφύγει τη σύλληψη.
Bu saldırı gemiyi patlatır ve gemi düşmeye başlar.Δυστυχώς το πλοίο τους συγκρούεται με ένα πειρατικό και αρχίζει να βυθίζεται.
Düşmenin nedeni 2007-2010 arasındaki mali kriz olarak gösterildi.Οι οικονομικοί δείκτες έχουν επιδεινωθεί εν μέσω της οικονομικής κρίσης του 2007-2008.
İlde km'2ye 20 kişi düşmektedir.Οπότε όποιος τραβούσε 20 έχανε.
1514de bir kaza ile yere düşmesinden dolayı bacağından yaralandı ve bu yara iyleşmedi.Το 1514 απεβίωσε ο πατέρας του κατά τη διάρκεια πολιορκίας και τον διαδέχθηκε.
Her yıl birkaç ziyaretçi dalgalar nedeni ile suya düşmekte ve bazıları boğulmaktadır.Αρκετοί επιβάτες για να γλυτώσουν από τις φλόγες έπεσαν στο νερό και μερικοί πνίγηκαν.
Ve siz, güçsüz ve silahsız olanın size düşmesini arzu ediyordunuz.Τι ημπορούσαμε να κάμωμεν ένα τοιούτον απάνθρωποιν και αιμοβόρον, θέλοντας και μή θέλοντες τα εδώκαμεν.
Yaşanan bu taht kavgaları krallığın zayıf düşmesine sebebiyet vermekteydi.Ο εμφύλιος πόλεμος με τον αδελφό του είχε ως αποτέλεσμα την εξασθένιση του βασιλείου.
Breker Üçüncü Reich'ın düşmesine kadar, Berlin'de görsel sanatlar profesörü oldu.Breker var professor i visuel kunst i Berlin frem til Det tredje riges fald.
İlde km'2ye 2759 kişi düşmektedir.Vær lidt varsom denne ene morgen 259.
Ayrıca oyun düşmeli olarak da oynanır.Man vil dog også spille andet end ham.
615 kişiye bir doktor düşmektedir.Der er 265 personer for hver læge i landet.
İlerleyen bölümlerde ratingler düşmeye başlamıştı.I den tredje sæson begyndt vurderingerne at falde.
Anıt 1991 yılında hükümetin düşmesinden sonra devrildi.Det var første gang der var en indsamling af skrald i byen siden regeringens kollaps i 1991.
İle kar düşmez.Let It Snow!
Akademik personel başına 25 öğrenci düşmektedir.Omkring 50 elever har brug for omfattende personlig hjælp.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Ikke at forveksle med sandwich.
Uzun mesafe sürüş avantajı %6'ya düşmektedir.Hældningen er på maksimalt ca. 6%.
Son yıllarda Ermenistan'ın yoksulluk oranı düşmekte ve bu düşüş de en çok Erivan'da olmaktadır.Kriminaliteten er dog faldet i de senere år, så det nu ligger på niveau med Aarhus generelt.
Adada kilometrekareye 402 kişi düşmektedir.Der er rapporteret 122 dødsfald på øen efter katastrofen.
Kimsenin haddine düşmez insanın dini ve inancıyla dalga geçmek.Lad være med at gøre grin med vores religion.
Erişim tarihi: 22 Mart 2012. ^ "Helikopterimizin düşme nedeni belli oldu".Hentet 19. marts, 2012. "Spionchef: Skoleangreb var tilfældigt".
Ancak takımının düşmesine engel olamadı.Det var dog ikke kun træner Hans Backe der stoppede.
Ancak bu işlem sonucunda bal kabağı düşmez.Dette gælder dog ikke, hvis man tager gravede huller med i beregningen.
Kadınlar 3. Ligi’nde düşme yoktur.Det er dog ikke unormalt at stjæle 3. base.
Ermenisan'da Azerlerin nüfusunun son yıllarda hızlı şekilde düşmektedir.Antallet af indbyggere i Luhansk voksede hurtigt de seneste 150 år.
İlde km²'ye 86 kişi düşmektedir.Det drejede sig om mindst 86 personer.
İlçede kar dağlık yüksek kesimlere düşmektedir.På de øverste bjergtinder falder der sporadisk sne.
Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Jeg håber, at De ikke bliver udsat for forfølgelse.
Kur'an'da 7 gök kavramıyla birlikte gökleri Allah'ın yukarıda tuttuğu ve düşmekten koruduğundan bahsedilir.Koranen selv nevner syv himler og et omfattende univers som opprettholdes av Allah.
Nazilerin düşmesinden sonra 1946'da Hans-Gunther Österreich'in Bremen Radyosu Dans Orkestrasına katıldı.Etter nazistenes fall sluttet han seg til Hans-Gunther Österreichs Radio Bremens danseorkester i 1946.
Hiçbir takım küme düşmedi.Ingen lag rykket ned.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.De har bare ikke øvd opp denne intelligensen slik at den har blitt (bevisst?) forsømt.
Benim de tereddüte düşmeyeceğimden şüphen olmasın.Ansees ikke for å være truet.

İlgili Sayfalar