düşme ile cümle

düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tutumuna rağmen, Bart bazen küçük düşmeye razı olabilir, eğer bu annesini memnun edecekse.Când era plecat, uneori Matt îl ruga să aibă grijă de fermă.
Gençlerbirliği böylelikle küme düşmekten kurtuldu.Viața tânărului este astfel salvată.
İlde km²'ye 47 kişi düşmektedir.Pachetul, cuprinde 47 de măsuri anti-sărăcie.
İlde km²'ye 62 kişi düşmektedir.Numărul angajaților Simpals ajunge la 62 de persoane.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Egy perczed sem jut imádkozásra.
Nazilerin düşmesinden sonra 1946'da Hans-Gunther Österreich'in Bremen Radyosu Dans Orkestrasına katıldı.A háború után, 1946-ban csatlakozott Hans-Gunther Österreich Radio Bremeni Tanzorchester zenekarához.
Bir milletvekiline ise 155.949 nüfus düşmektedir.Összesen 15 549-en tartoznak valamilyen felekezethez.
Bu sayı, ülke nüfusunun %0,02'sine denk düşmektedir.Ez a jelenség körülbelül a népesség 0,2 százalékát érinti.
İlde km2'ye 42 kişi düşmektedir.Csak CR.42-vel repülhettek valamennyit.
Serbest düşmenin evrenselliğini gösteren ilk deneyler Galileo tarafından yapılmıştır.A szabadesés egyetemességét kísérletileg először Galileo Galilei demonstrálta.
İlde km²'ye 132 kişi düşmektedir.A hatalmas állkapocsban 132 vastag fog ült.
Bu olgu “serbest düşme evrenselliği” olarak adlandırılır.Ezt a jelenséget nevezzük a szabadesés egyetemességének.
İlde km²'ye 82 kişi düşmektedir.Az előbbi tagság összesen 82 országból kerül ki.
Ağustos ayında yağmur neredeyse düşmez.Áprilisban és májusban gyakorlatilag semmi eső nem esik.
Şehre iki ayda düşmesi gereken yağış, 48 saatte yağdı.Maglaj városában 48 órán belül kéthavi csapadékösszegnek megfelelő mennyiségű eső hullott le.
19. yüzyılda, madenin gümüş üretim miktarı düşmeye başladı.A 19. században a bányászati termelés fokozatosan csökkent.
Şehire yıl içinde toplam 1222 mm yağış düşmektedir.A városban 1242 mm csapadék hullik évente.
Bu durum ikinci test uçağının düşmesine ve pilotunun ölmesine sebep oldu.A berepülési program során a második példány megsemmisült, a pilóta halálát okozva.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Hát ne keresd a babért.
Ör 1 : Yukarıdan bırakılan bir taş, aşağı düşmek ister.Íme, ami fent van, alulról jön, ami lent van, felülről.
Hareketlerimiz, onun tek bir duruma düşmesini sağlayana kadar da öyle kalacaktır.Folytatom ezt a munkát mindaddig, amíg csak mozogni tudok.
Aslında 45 kiloya düşmesi planlanmış ama sağlık nedenleri ile buna izin verilmemiş.Bale 45 kg-ra akart fogyni, de a film készítői nem engedték neki az egészségügyi kockázatok miatt.
İlde km²'ye 53 kişi düşmektedir.Örmény források 53-ra teszik a halottak számát.
Ancak takımı küme düşmekten kurtaramadı.Alig sikerült kimenekülni a csapdából.
Aynı zamanda hiçbir yıldız, uzun bir süre boyunca, bu kadar çabuk gözden düşmedi."Addig egyetlen várat sem ostromoltak ilyen nagy előkészülettel."
İlde km2'ye 277 kişi düşmektedir.2277 Spockot kapitánnyá léptetik elő.
Bu rakam, yanığı motorlu taşıt kazası, düşmeler ve şiddetten sonra 4. en önemli yaralanma sebebi yapmaktadır.Ezzel a negyedik leggyakoribb sérülés a motorkerékpár-balesetek, esések és az erőszakos halálesetek mögött.
UEFA'nın kuralları ve aldığı kararlar Avrupa Komisyonu ile ters düşmemelidir.Az EFDI nyilatkozatai és tevékenységei nem sértik a tagok szuverenitását.
Quinn bir süre sonra Veronica'nın karşısına çıkar, L.J. Quinn'ni iterek kuyuya düşmesini sağlar.Veronica ki tud szabadulni a kötelekből, leüti Quinnt, majd kiszabadítja L. J.-t is.
İlde km²'ye 64 kişi düşmektedir.Mindenkinek 19 négyzetkilométer földet ígértek fizetségként.
Müslümanların romanları olsaydı, bu kötü hallere düşmezlerdi.Így amikor a muszlim hódítók megérkeztek, nem is számíthattak a nép lojalitására.
Dizinin hikâyesi Oceanic Havayolları'nın 815 sefer sayılı uçuşunu gerçekleştiren uçağın düşmesiyle başladı.A tévé éppen felvételeket mutatott az Oceanic Airlines 815-ös járatának feltárásáról.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Így a két férfi soha nem találkozott személyesen és nem váltak gyanússá.
Boşlukta uçan cisimler Isaac' in uzay boşluğuna düşmesine neden olacak şekilde tehlikeli olabilmektedir.Egy homályos lencse például az egész űrmisszió sikerét veszélyeztetheti.
Hayvancılığın parasal değerinin düşmesiyle köylünün geçim sıkıntısını artırdı.Az állatkivitelből a mezővárosi polgárság jelentős vagyont halmozott fel.
1975 yılından sonra en üst lige yükselen kulüp o yıldan beri hiç küme düşmemiştir.A déli kormány egészen 1975-ös bukásáig soha nem lett többé olyan stabil, mint Diệm idején.
İlçede km²'ye 38 kişi düşmektedir.A Gazdasági vasutakhoz 38 darab került a típusból.
615 kişiye bir doktor düşmektedir.Bizonyos térségekben 500 000 emberre jutott egy orvos.
Avusturyalıların mühim hudut kalelerinden olan Kanije'nin düşmesi, düşmana büyük bir darbe indirdi.Az osztrák trónörökös pár halála Európa méretű politikai válságot okozott.
Bu büyüme, işsizlik oranının kriz öncesi seviyesine düşmesini sağladı.Ezt az állítást látszik igazolni, hogy a munkanélküliség mértéke a gazdasági válságok idején a legnagyobb.
Gandalf'ın Khazad-dum Köprüsü'nden düşmesinin üzerine Aragorn grubun yeni lideri olur.Segítségükkel feltárul előttünk annak titka is, mi történt Gandalffal Khazad-Dum hídján.
1959'dan bu yana hiçbir takımda bir alt kümeye düşmemiştir.1959-től 1990-ig nem volt zsinagóga Herszonban.
3 Mayıs 2015 itibarıyla ligden düşmesi kesinleşen ilk takım Tofaş olmuştur.Mivel elődje 2012. december 5-én elhunyt új pátriárkát kellett választani.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Ennek ellenére vitatott, hogy a test lehűlése a meghűlés rizikófaktorai közé tartozik-e.
İlde km²'ye 61 kişi düşmektedir.61-ig tartotta azokat a basztarnákkal szemben.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Pyysin heitä vain jättämään meidät rauhaan.
İlde km²'ye 36 kişi düşmektedir.Kultamitaleista 36 on naisten saavuttamia.
Ancak takımının 3. Lig'e düşmesine engel olamadı.Hän ei kuitenkaan onnistunut pelastamaan Arminia putoamiselta 3. Ligaan.
Real Madrid, Barcelona ve Athletic Bilbao La Liga tarihinde hiç küme düşmeyen takımlar olarak dikkat çekiyor.Joukkueista Real Madrid, Barcelona ja Athletic Bilbao eivät ole koskaan pudonneet alemmalle sarjatasolle.
Uzun süre Türkiye'nin gündeminden düşmedi."Hän ei ole ollut Venäjän vallan suosiossa pitkään aikaan.
Bir attan düşme kazası geçirerek hayatını kaybetmiştir.Hän kuoli hevosen selästä putoamisen aiheuttamiin vammoihin.
Bütün filikalar ayrılmıştır ve geminin kıçı yükseldikçe yolcular gemiden aşağıya düşmektedir.Kaikki pelastusveneet ovat lähteneet ja loput matkustajat ovat tippumassa laivan perän noustessa vedestä.
Sıcaklık ender olarak 0 derecenin altına düşmektedir.Sen ruumiinlämpö voi laskea alle nollan asteen.
İle kar düşmez.Lumen tuloa ei voi estää.
Bu sayı, ülke nüfusunun %0,02'sine denk düşmektedir.Samaan aikaan maaseudulla asuva väestö kutistuu 0,02 prosentilla vuodessa.
Ancak bu şehrin düşmesi Osmanlılar açısından 93 harbinin kaybedilmesinin önünü açmıştır.Hyökkäyksestä tuli kuitenkin täydellinen epäonnistuminen valkoisten menettäessä 13 kaatunutta.
Bu da fiyat istikrarı tehlikeye düşmedikçe gerçekleştirilir.Täten hinaaja ei ole vaarassa kaatua.
Yargıçlardan biri Ustaşa idi ve davanın düşmesini istedi.Kaksi tuomaria erosi ja oikeudenkäynti keskeytyi.
Ancak takımı küme düşmekten kurtaramadı.Maalit eivät kuitenkaan pelastaneet joukkuetta putoamiselta.
Örneğin, her sene Kuzey Amerika’da binlerce orman yangını yıldırım düşmesi sonucu oluşur.Vuosittain saaren harvoja metsiä tuhoutuu metsäpaloissa.

İlgili Sayfalar