düşme ile cümle
düşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Örneğin Melville nüfusu 90lardas 5,000'in altına düşmesine rağmen şehir statüsünü korumaktadır.Město Melville si tak podrželo status města, přestože jeho počet obyvatel klesl v 90. letech pod hranici 5000.
Her üç yılda bir eklenen onüçüncü ayla birlikte bir Tibet yılının güneş yılına denk düşmesi sağlanmaktadır.13. měsíc je přidáván přibližně každé tři roky, takže průměrný tibetský rok se podobá tropickému roku.
Vücut ısının düşmesinin soğuk algınlığı için risk faktörü oluşturduğu fikri tartışmalı bir konudur.Role prochladnutí těla jakožto rizikového faktoru při nákaze nachlazením je kontroverzní.
Kadınlar 3. Ligi’nde düşme yoktur.Do 3. ligy nesestupoval nikdo přímo.
615 kişiye bir doktor düşmektedir.Rejsek s jedním asistentem 661 pacientů.
1 yıl sonra, oğluyla sert bir anlaşmazlığa düşmelerinden iki ay sonra baba Weber vefat etti.S bratrem vedl po smrti jejich otce po dva roky úporné boje o následnictví.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Nenásledování špatných myšlenek.
Bir sene sonra ise küme düşmekten kurtulamadılar.O rok později ženy nestartovaly.
Bu kanıtlar, sondaki düşmenin sözcüksel olup olmadığını belirleyememektedir."Díky" tomu není možné zjistit příčinu pádu ...
Ancak takımın bir kez daha küme düşmesine engel olamadı.Neměla ale v úmyslu nechat si znovu zlomit srdce.
İlde km²'ye 157 kişi düşmektedir.Jejich společná erupce zabila 507 lidí.
Kilometrekare'ye 2.8 insan düşmesi nüfus yoğunluğu bakımından onu son sıraya getirir.Když se dostane pod napětí 2,8 V, je velmi těžké ji znovu „oživit“.
Sezon çok kötü geçmiş, ligden düşmekten zor kurtulmuşlardı.Vím, že to bude pro nás složité projít sezonou bez porážky.
1912'den sonra üretimin hızla düşmesiyle nüfusu azaldı.Po roce 1912 došlo k rychlému růstu obyvatelstva.
İle kar düşmez.Ledecká ani nevyjela .
Ekimden Nisana kadar süren kış içinde ise yağışlar çok kere kar olarak düşmektedir.Sníh padá od listopadu do začátku března a v zimě je sněžení stejně časté jako déšť.
İlde km2'ye 94 kişi düşmektedir.Hustota zalidnění byla 99 obyvatel na km2.
Ancak taarruzu güçten düşmeye başladı.Ale jejích centrální moc začala upadat.
Gölün rakımı son yüzyıllarda düşmeye başladı.Původní les zanikl již před staletími.
Km² başına 1285 kişi düşmekte, belediye başkanlığı Michael Kreuzberg tarafından yürütülmektedir.Celková rozloha okresu činí 1 687 km². byl pojmenován podle Richarda Montgomeryho.
Bu saldırı gemiyi patlatır ve gemi düşmeye başlar.Flotila pak skočí bez ní a tato loď je zničena.
Bunun nedeni hayvanların vücut ağırlığının yaklaşık %60'ının ön ekstremitelere düşmesidir.Je pozoruhodné, že prvá vejce dosahují přibližně jen 60 % velikosti vajec druhých.
Ancak sezon sonunda bu sefer Bielefeld ile küme düşme yaşadı.Do konce sezóny nastoupil ještě do klání s Norimberkem.
İlde km²'ye 129 kişi düşmektedir.Památník zobrazuje celkem 129 lidských postav.
Srebrenica'nın düşmesi, Bosna Savaşında önemli bir dönüm noktasını oluşturdu.Obléhání Sarajeva bylo klíčovou součástí války v Bosně a Hercegovině.
Esir düşmemek için beni de almalarını söyledim.Všichni mu říkali, aby mě nevzal...
Deniz seviyesini düşmesiyle, Güney ve Kuzey Amerika arasında kara köprüsü kurulur.Pohořím prochází rozvodí mezi Severním a Černým mořem.
Ayrıca bir kez kitap bulunduktan sonra yanlış ellere düşmemesi için özenle korunması da gerekiyordu.Dokonce musí dopis zničit, aby se nedostal do nepovolaných rukou.
Bize dua etmekten başka bir şey düşmez.Co kamínek, to jedna modlitba.
İlde km²'ye 28 kişi düşmektedir.O medaile se utkalo 28 zápasníků.
İlde km2'ye 28 kişi düşmektedir.Oddíl TTC čítá 28 členů.
Aynı zamanda düşman kuvvetlerine yenik düşmenin üzüntüsünü yaşarlar.Důvěru ztratil i u zahraničních spojenců.
Çiçekli iken 13 santigrat derecenin altına düşmemelidir.Během pěstování sazenic nemá klesnout teplota po 18 °C.
Ligde 15. olup ligden düşmediler.Ten byl obsazen bez boje 15.
Yanma için havanın sesaltı hıza düşmesi zorunludur.U hoření je také velmi nutná teplota vzplanutí.
İlde km²'ye 128 kişi düşmektedir.V Uherčicích jest úhrnem 128 německých obyvatelů.
1905 devriminin başarısızlığa düşmesi hayal kırıklığına uğramasına yol açar.În 1905 este decepționat de eșecul revoluției.
6. Menkul Ticaret: Değerini kaybetme veya değerin düşmesi olasılığı.Tranzacțiile cu titluri de valoare: probabilitatea de pierdere sau scădere în valoare.
Yıldırım düşmesiyle elde edilen ve tanrının gönderdiği kabul edilen ateştir.El n-a lăsat o clipă să se treacă focul pe care i l-a încredințat Dumnezeu.
Kuyuya baktığında, başına gelecek hiçbir şeyin o kuyuya düşmek kadar kötü olmayacağını düşünür.Privind în groapă, el decide că nicio soartă nu ar putea fi mai rea decât să cadă în ea.
Diğer modeller ise enerjinin korunumu yasasına ters düşmekte ve modern termodinamiğe uymamaktalardır.Alte modele încalcă legea privind conservarea energiei și sunt incompatibile cu termodinamica modernă.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Prima dată după 800 de ani, Roma a căzut în mâinile unei armate străine.
Kendinizi geriye doğru yatırmayın ve düşmekten korkmayın.Nu urmați poftei, ca să nu vă abateți !
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.Nu îl hrăniți în exces.
Antalya yıllık 1224,2 kg/m2 yağış düşmektedir.Orașul primește 1,242.6 mm de precipitații pe an.
Bu durumda kentin düşmesi yakın görünmekteydi.Căderea orașului părea iminentă.
Bu sayı, ülke nüfusunun %0,02'sine denk düşmektedir.Ei reprezintă 0,2% din populația totală a țării.
Takım kalan üç maçından da sadece bir puan alınca, küme düşmekten kurtulamadı.Cum cei trei împreună mai aveau în total doar o liră, nu mai puteau rămâne.
Mahkeme bu gerekçeyle davanın düşmesine karar verdi.Hotărârea a închis posibilitățile de recurs în acest caz.
Ancak, aynı zamanda sanatçının bitkin düşmesine yol açtı.Este cu atât mai trist când moare un artist!
Burada sigorta sözleşmesini akdetmek ve sigorta primini ödemek, satıcıya düşmektedir.Vânzătorul încheie și plătește contractele de asigurare și plătește prima de asigurare.
Firmus esir düşmemek için intihar etti.S-a sinucis pentru a nu fi capturat.
Bu da cisme serbest düşme sırasında etki eden kuvvettir.Aceasta este atribuită eliberării de prolactină în timpul orgasmului.
Km² başına 530 kişi düşmekte, belediye başkanlığı Peter Wirtz tarafından yürütülmektedir.Printre cele 350 de executări la moarte cazul tânărului Peter Mansfeld este mai cunoscut.
Hatch in girişimleri başarılı bulunmasına rağmen Larson’la fikir ayrılığına düşmektelerdi.Deși încă timid, el punea la îndoială ideile lui Lyell.
İlde km²'ye 129 kişi düşmektedir.Bilantul a urcat la 129 de morti.
Ancak Lig B'ye düşmekten kurtulamadılar.Acesta nu s-a realizat, dar nu din cauză că NasÂr b.
Bu yüzden yazın derenin debisi epey düşmektedir.În sezonul de vară, debitul său scade foarte mult.
Kanaldan limana katılım her gün için yaklaşık 1 gemi ortalamasına denk düşmektedir.Dar cum este parc național, accesul este limitat la un anumit numar de ambarcațiuni zilnice.
Zaten biraz sonra mantarlar düşmeye başlar.În această perioadă frunzele foioaselor încep să cadă.