düşman ile cümle
düşman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Galba, devlet düşmanı ilan edildi ve lejyonu Clunia şehrinde kuşatıldı.Galba foi declarado inimigo público e sua legião foi confinada à cidade de Clunia.
Hırslı Verina da onun düşmanıydı ve hayatını kast eden entrikalar planladı.A ambiciosa Verina, a imperatriz-mãe, também era inimiga dele e articulou um ataque à sua vida.
Teknolojinin asıl düşman olduğunu ve de onu ortadan kaldıracağını söyler.Eles falam que viram quem era o verdadeiro inimigo e que irão acabar com ela.
Böylece kendine birçok düşman edinir.Isto trouxe-lhe muitos inimigos.
Casuslar düşman hatlarının arkasında savaşmamaktadırlar.Os partisans operavam atrás das linhas inimigas.
Bu kırım Birinci Mitridates Savaşı'yla düşmanlık halinin başlaması için verilmiş resmi nedendi.O massacre teria sido a razão oficial dada para o início das hostilidades na Primeira Guerra Mitridática.
Vurgu, taktik baskın ve tersine düşman tarafından hazırlıksız yakalanmamak üzerine kurulmuştu.Era dado ênfase a lograr surpresa tática e, reciprocamente, a evitar ser apanhado de surpresa pelo inimigo.
Bu nedenle politikacı Zealotlar, kilise Zealotlarının düşmanı oldular.Desta forma, os Zelotes políticos eram adversários dos "zelotes" da igreja.
Eurofighter Typhoon adlı oyunda düşman uçağı olarak yer alır.Um caça Eurofighter Typhoon da Força Aérea Italiana.
Springtrap Oyunda baş düşman olan karakter.É provavel que seja ele que habita o corpo de Springtrap no jogo.
İmparatorun eli açıklığını takdir edecek bir konumda her zaman düşmanın arkasında başka biri vardı.Havia sempre alguém na retaguarda do inimigo em uma posição de apreciar a generosidade do imperador.
Erişkin deri sırtlılar büyük hayvanlar oldukları için, doğal düşmanları pek yoktur.Enquanto que os Colossi são os únicos inimigos, há animais naturais no ambiente.
Bu askerler düşmanlar tarafından öldürülmüş.Suas casas foram destruídas por inimigos.
Engineer: Düşman araçlarını yok eder, dost araçları tamir eder.Engineer (engenheiro): Os engenheiros são encarregados de consertar os veículos e as construções.
Bu hareket kapitalizmin en büyük düşmanı haline gelir.Ela vai se tornar a pior inimiga de Mia.
Düşmanlıklar sürdü.Cessam as hostilidades.
Babasının onu desteklemesi ise bazen ona dost, bazen düşman kazanmasına neden olmuştur.Ela aceita seu namorado mesmo sendo um herói e algumas vezes chega até a ajudá-lo em suas aventuras.
Sadece birkaç araç düşman tarafından yok edildi.Um tanque do governo destruído pelos rebeldes.
Yahudi karşıtı düşmanlık, bölgedeki artan Yahudi nüfusuyla artmaya başladı.Mais recentemente cresceu o interesse pelas raízes judaicas entre os habitantes do oblast.
Düşmanlar öldükleri zaman yok olurlar.Unidades inimigas serão mortas se passarem por elas.
Domnentiolus'un kendisi düşmana esir düşer ve Sasani İmparatorluğu'nun içlerine nakledilir.Domnencíolo foi capturado pelo inimigo e levado ao interior do Império Sassânida.
Okulun yeni asabi hocası Hürrem, tam bir erkek düşmanıdır.Agora ele tem um novo inimigo muito mais temível, um garoto novo do colégio.
Bu sebeplerden Effimios'u düşmana planları açık etmek sebebiyle ihanet ile suçlamaya karar verdi.Por estas razões, ele decidiu acusar Eufêmio de traição por revelar seus planos ao inimigo.
2009 yılında vizyona giren Halk Düşmanları filminde Christian Bale ve Johnny Depp ile birlikte rol almıştır.Em 2009, atuou em "Inimigos Públicos" de Michael Mann ao lado Johnny Depp e Christian Bale.
Bosna'da başarılar göstererek düşmanı püskürttü.Em Dublin, os protestantes prosperaram.
Triple H, ringlerden uzak kalırken Rated-RKO, DX'in kalan üyesi Shawn Michaels ile düşmanlığına devam etti.Com Triple H afastado, Rated-RKO continuou a rivalidade com Shawn Michaels.
Düşmanlarını alt etmek için onlara buz topu fırlatır.É capaz de criar espinhos de gelo e atira-los contra seus inimigos.
Bundan sonra Kral ve kraliyet ailesinin tamamı devrim'in düşmanı ilan edildi.Por outro lado, a destruição completa do rei e do povo será o resultado de sua iniquidade.
Ortak düşmana karşı ortak mücadele verilecektir.Uniam-se para enfrentar um inimigo comum.
Öldürülen düşmanların silahları yerden alınabilmekte ve oyuncunun cephanesine eklenebilmektedir.Armas de inimigos abatidos podem ser usadas em substituição àquelas no arsenal do jogador.
Oyun hedefi düsmanı mat etmek veya terfidir.O terceiro é por combate ou por tirar a sorte.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Este seu mau feitio criou-lhe um grande número de inimigos.
Her tarafı surlarla çevrilmiş olan şehir, düşmanlarına göz dağı veriyordu.A cidade, que se encontra rodeada de altos montes, apresentava um grande obstáculo para os atacantes.
Amaç hem kendi hedefini korumak aynı zamanda da düşmanın hedefini yok etmektir.Eles não mais apenas desejam dividir o mesmo objeto, agora eles também desejam destruir o mesmo inimigo.
1922 - Adananın düşman işgalinden kurtuluşu.1922 - Chegada do bonde no bairro.
Düşmanın daha kolay bir şekilde bulunmasını sağlar.É preciso conhecer o inimigo para derrotá-lo de maneira mais fácil.
Kelâm, ona göre sadece düşmanların görüşlerini çürütmek için kullanılabilir.Suas guerras só podem ser descritas a partir do ponto de vista de seus inimigos...
Baş düşmanları aslan ve sırtlanlardır.Seus principais predadores são os leões e os leopardos.
Karşı çıkışı da dönemsel düşmanı aristokrasinin sanatıdır.Nos episódios porém, ela é sempre a inimiga do trio.
Toplamda 86 görev uçuşunu tamamlamış ve 11 düşman savaş uçağını düşürmüştür.No total, a esquadra abateu 16 aeronaves inimigas.
Başındaki bir pervane sayesinde uçabilir ve düşmanlarına diken atabilir.Pode girar a sua cabeça e agarrar o inimigo.
"Kasap" lakabıyla tanınan tek bacaklı Ta Mok düşmanlarına hiç merhamet göstermemesiyle nam salmıştı.Na maior parte da série, Mascarado não tinha nenhuma piedade do inimigo.
Hamdaniler birçok düşmanla aynı anda mücadele etmiştir.O que permitia lutar com vários oponentes ao mesmo tempo.
"3) Savaş ve Etnik Düşmanlık: Ermeni Sorununun İçyüzü".«A resistência e o desejo de emancipação de uma nação: a Questão Timorense».
Kente ulaştıklarında düşmanlarının geri çekildiğini öğrendiler.De volta à capital, seus inimigos aproveitaram a sua ausência.
Böylece düşman radarlarına karşı çok etkili olabiliyor.Além disso possuem uma capacidade singular de se manterem invisíveis aos radares inimigos.
Maçtan sonra eski düşmanı Bo Dallas kendisine saldırdı.Após a luta, Neville foi atacado pelo seu antigo rival Bo Dallas.
Olanlardan sonra DX, düşmanlığın "kişisel" hâle geldiğini söyledi.Ao fazer isso, DX anunciou que "eles haviam transformado a rivalidade em pessoal".
Seninle kadın arasına, senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım.(11) Fareis circuncidar a carne de vosso prepúcio, e essa será a marca da Aliança entre mim e vós.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Estas façanhas aumentaram sua admiração entre inimigos e aliados.
ABD, düşmanlarını yok etmek için üstün hava gücünü ve üstün teknolojisini kullanır.USA - Usam a mais alta tecnologia para desenvolver seu exército.
Fakat 1104 yılında babasının düşmanları tarafından isyana teşvik edildi.Em 1250 seu pai foi assassinado por seus adversários políticos.
Aynı süreçte, imparatorluk yeni düşmanlar edindi.Durante a viagem, o Imperator apresentou novos problemas.
Düşmanlarının daha çok zarar görmesini sağlar.Basicamente dá-lhe uma melhor possibilidade de ferir inimigos.
Düşmanlara askerlik şânını gösterelim.Deixe brilhar contra o inimigo.
Düşmandan ele geçirilmiş ganimet uçakların da aynı amaçla toplatılmasına başlanmıştır.Foi iniciada a coleta de aeronaves de botas apreendidas do inimigo.
Puanlar, çalınmış altınları kurtararak, haydutları yakalayarak ve düşmanları öldürerek elde edilir.Pontos são premiados por recuperar ouro roubado e capturando/matando o fora-da-lei.
540'ın düşmanlıkları uzun süre devam edecek olan Lazika Savaşı'na (541-562) yol açtı.Ver artigo principal: Guerra Lázica As hostilidades de 540 deram lugar à Guerra Lázica (541–562).
2010 sezonunda temanın izleyicilerden düşmanca tepkiler alan yeni bir sürümünden sorumluydu.Por volta de 2013 já parecia óbvio que uma nova onda de protestos feministas estava acontecendo.
Ondan başka hiçbir Sadrazam bu karışıklığın ve düşman saldırılarının önünü alamaz.E nada vai impedi-la nessa busca por dinheiro e poder.
İlgili Sayfalar