düşünen ile cümle
düşünen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Aşkın peri masalı olduğunu sanan... ...ve zorlukların sadece onun için yapıldığını düşünen.Думая, что любовь просто сказка, и неприятности сделаны только для меня.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk adalah seorang yang berpikir secara lateral. Dia mewajibkan untuk pelacur untuk memakai jilbab.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk a folosit gandirea laterala. El le-a obligat pe prostituate sa poarte valul.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk byl laterální myslitel. Nařídil nosit závoj prostitutkám.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk era um pensador fora do comum. Obrigou as prostitutas a usar o véu.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk era un pensador lateral, así que hizo obligatorio que las prostitutas usaran el velo.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk était un penseur latéral. Il a rendu le port du voile obligatoire pour les prostituées.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk là 1 nhà tư duy 1 chiều. Ông bắt buộc gái mại dâm phải đeo khăn trùm mặt.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatürk máshogyan gondolkozott. Kötelezte a prostituáltakat, hogy fátylat hordjanak.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk preferiva il pensiero laterale. Così, rese il velo obbligatorio per le prostitute.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk umiał myśleć nieliniowo. Uczynił obowiązkowym noszenie zasłon przez prostytutki.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk var en lateral tänkare. Han gjorde det obligatoriskt för prostituerade att bära slöja.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk var tænkte bredt. Han gjorde det obligatorisk for prostituerede at bære tørklæde.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ataturk was scherp van geest. Hij stelde het dragen van sluiers verplicht voor prostituees.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Atatür war ein Querdenker. Er machte es verbindlich, dass Prostituierte den Schleier tragen mussten.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.아타투르크는 요즘 말로 수평적 사고(lateral thinking)를 할 줄 아는 사람이었습니다. 이 사람이 어떻게 했냐면, 창녀들은 꼭 베일을 써야 한다, 라는 법을 만들었데요.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ο Ατατούρκ το σκέφτηκε πιο πονηρά. Έκανε υποχρεωτική τη χρήση του πέπλου για τις πόρνες.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ататурк поступил иначе. Он обязал всех проституток носить платок.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.Ататюрк бил латерален мислител. Направил носенето на фередже задължително за проститутките.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.אתא-טורק היה בעל חשיבה צידית. הוא אילץ זונות לשים רעלה.
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.ولكن آتاتورك كان ذا فكر عريض فقد أجبر حينها " بائعات الهوى " على إرتداء الحجاب
Atatürk etraflıca düşünen bir insandı. ve hayat kadınlarının peçe giymesini zorunlu hale getirdi.売春婦にベールの着用を義務付けたのです (笑)
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzForen jer, I som er ligesindede. Vi ses næste gang.
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzLos que os parezcáis, uníos. HASTA EL PRÓXIMO EPISODIO
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzReúnam-se os que pensam da mesma forma. até à próxima
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzSamanmieliset, kokoontukaa yhteen. NÄHDÄÄN ENSI KERRALLA
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzSamla er, ni likasinnade. Vi ses nästa gång
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzUnitevi, voi che condividete le stesse opinioni. Arrivederci al prossimo episodio
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzZbierzcie się razem, ci, którzy tak samo myślicie. CIĄG DALSZY NASTĄPI
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzΜαζευτείτε, εσείς με τον ίδιο σκοπό. ΦΟΥΛΜΕΤΑΛ ΑΛΚΕΜΙΣΤ τα λέμε την επόμενη φορά
Aynı düşünenler, bir araya toplanın. gelecek bölümde görüşürüzСоберитесь вместе, единомышленники. ДО ВСТРЕЧИ
Bağımsı Proje önerildiğinde cevaplanmamış çok soru olduğunu düşünen bazı öğretmenler çok direnç gösterdi.כאשר הציעו את הפרוייקט הזה לראשונה הוא נתקל בהתנגדויות רבות בקרב חלק מהמורים
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .Het lijkt nogal moeilijk. Wat zullen de coördinaten van deze jongen zijn?
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .x좌표와 y좌표를 나누어 생각해보면 쉽습니다
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .Ze začátku se to zdá těžké. Ale je to lehké, když přemýšlíte v rámci souřadnic x a y.
Başta çok zor görünebilir taa ki x ve y koordinatları şeklinde düşünene dek. .تبدو صعبة في البداية، لكنها سهلة عندما تفكرون بها بدلالة احداثيات x و y
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,"Concurent la jocuri TV" era prima slujbă scoasă din uz sub noul regim de computere inteligente.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,Czułem, że uczestnik teleturniejów to pierwszy przestarzały zawód pod władzą inteligentnych komputerów.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,Ik voelde aan dat quizdeelnemer de eerste uitgerangeerde baan was door deze nieuwe denkende computers.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,퀴즈쇼 참가자가 처음으로 구식이 되어버린 직업 같았어요. 생각하는 컴퓨터가 나오는 이런 새로운 시대에 말이죠.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,Připadalo mi, že soutěžící v kvízu je první profese, která zastarala kvůli nové éře počítačů s mozkem.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,Quizshow-Wettkämpfer waren nun als erstes überflüssig geworden, unter dem neuen Regime denkender Computer.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,Sentivo che il lavoro di concorrente ai quiz era diventato obsoleto, in questa nuova era di computer pensanti.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,הרגשתי שמתחרה בשעשועון חידות היה כעת התפקיד הראשון,שעבר זמנו תחת משטר חדש זה של מחשבים חושבים.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,شعرت بأن متسابق مسابقات البرامج الوظيفة الأولى التي اتهى أوانها بموجب هذا النظام الجديد للكمبيوترات المفكرة.
Bilgi yarışması katılımcılığı, düşünen bilgisayarlar çağında demode olan ilk işti,クイズ回答者だと感じたのです それだけじゃありません
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.A színpad elveszett finom színész, sőt a tudomány elveszett akut reasoner, amikor vált szakember bűnözés.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.Näyttämö menetti hieno näyttelijä, jopa tieteen menetti akuutin reasoner, kun hän tuli erikoistunut rikos.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.Oder izgubil globo igralec, celo znanost izgubil akutno reasoner, ko je je postal specialist za kriminal.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.과학 급성 reasoner을 잃었에도 때 무대는, 좋은 배우를 잃었 범죄의 전문가가되었다.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.השלב איבדה שחקן מצוין, גם המדע איבד היגיון חריפה, כאשר הוא הפך מומחה פשע.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.خسر لاعبا المرحلة الدقيقة ، وحتى العلوم فقدت حادة المفكر ، عندما أصبح متخصص في الجريمة.
Bilim akut mantıklı düşünen kaybetti bile o sahne, iyi bir aktör kaybetti suç bir uzman oldu.犯罪の専門家となった。 我々はベイカー街を去ったときには6時十五分であり、それはまだテンにしたかった
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,Alte persoane, mai sofisticate, folosind mai mult creierul de analiză, spun:
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,Andere mensen die het iets slimmer benaderen met behulp van meer werkgeheugen, zeggen:
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,Anspruchsvollere Menschen verwenden ihr Arbeitsgedächtnis und sagen:
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,Ça fait 33. " C'est un début.
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,조금 더 복잡하게 생각하는 다른 사람들은 더 많은 작업 기억을 사용하여 이렇게 말합니다.
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,Những người khác tinh tế hơn, sử dụng bộ nhớ làm việc, nói:
Biraz daha karmaşık düşünen diğer kişiler, biraz daha akıl yürüterek,Άλλοι που είναι λίγο πιο πολύπλοκοι, χρησιμοποιώντας περισσότερη λειτουργική μνήμη, λένε: